İttifak Meselesi KEMAL OKUYAN

14/08/2008 Perşembe
İttifak Meselesi KEMAL OKUYAN

Tayyip Erdoğan Putin'le görüştü... Büyük ilgi gördü, Rus Başbakan "Kafkas İttifakı" önerisinin üzerine atladı, arabuluculuk rolü Türkiye'ye verildi, Ankara'nın liderliği bir kez daha görüldü...

İnanılır gibi değil. İslamcı basın bunu yazıyor, Hürriyet bunu yazıyor, Sabah bunu yazıyor, Akşam bunu yazıyor. Genel yayın yönetmenleri iyi mi, yoksa hepsi Serdar Turgut gibi depresyona mı girdi?

Bilerek mi sallıyorlar desteksiz, yoksa "değersizleşen" dünyalarında inanmak mı istiyorlar kendi üfürüklerine?

Ortada bir savaş var, Rusya'yı kuşatma planı var, NATO'nun yayılması var, sanki Türkiye bütün bunların dışında, havada asılı bir ülke, olup bitenlerle hiç ilgisi olmayan başbakan Putin'e gidiyor ve istikrardan, uzlaşmadan söz ediyor, bizimkilerde bir sevinç ki sormayın.

İçeride büyük uzlaşma sağlandı, şimdi sıra dışarıda!

Hiç utanmıyorlar, hâlâ "Türkiye'yi batıdan koparıp Rusya-Çin eksenine bağlayacaklarmış" diye haber yapıyorlar. NATO'nun kurdurduğu, darbeci ve katliamcı Gladio'nun hedefi buymuş! Ve bu olasılıktan kurtuldukları için zil takıp oynarlarken, Ergun Babahan "Kafkaslara bakınca Türkiye'nin 1923'ten sonra batı kampında yer almasının ne kadar isabetli olduğu bir kez daha ortaya çıktı" diye yazarken, Kafkas ittifakı... İçinde Rusya da olsun!

Oldu. Aslında ABD de olsun, uzlaşma daha büyük olsun!

Örnek de var: Balkan Paktı...

Tayyip Erdoğan öyle demiş. "Kafkas İttifakı kuralım, tıpkı Balkan Paktı gibi, neden olmasın" diye buyurmuş.

Bak bu olur. Balkan Paktı iki kez denenmiş, iki kez skandalla bitmiş. Kafkas İttifakı da üçüncüsü olur, eğer Bağdat Paktı faciasını saymayacaksak.

İlki 1934'te imzalandı Balkan Paktı anlaşmasının. Karşılıklı saldırmazlık ve birbirlerinin sınırlarına saygı göstermeyi taahhüt ediyordu imzacı dört ülke Romanya, Türkiye, Yugoslavya ve Yunanistan. İyiydi, hoştu da, İkinci Dünya Savaşı gelip çattığında Türkiye dışındaki ülkeler Alman ve İtalyan faşistlerinin saldırısına uğradığında, ortada pakt filan kalmadı. Türkiye'deki hükümet komşularının işgalini iplemedi bile, gizli gizli faşist cepheye destek de çıktı. Kafkas İttifakı buna pekala benzeyebilir.

İkincisi ise 1953 yılında, Soğuk Savaş'ın göbeğinde yola koyuldu. Bu kez ABD icadıydı. Yalnızca üç Balkan ülkesi, Yunanistan, Türkiye ve Yugoslavya yer aldı Ankara'da imzalanan anlaşmada. Geriye Romanya, Bulgaristan ve Arnavutluk kalıyordu. Emperyalistler üç Balkan ülkesini diğer üçüne karşı kışkırtmak, Sovyetler Birliği'ni bu bölgede de sıkıştırmak için pakt kurduruyorlardı. Ama yine emperyalistlerin yarattığı Kıbrıs sorunu nedeniyle pakt içerden çözüldü, Türkiye ile Yunanistan "dostluk"la bağdaşmayan yönelimlere girdiler. Ne olduğu bile anlaşılamadı, İkinci Balkan Paktı sönümlendi gitti.

Kafkas İttifakı buna benzeyebilir mi? Neden olmasın!

Tayyip Erdoğan neden Balkan Paktı örneğini verdi bilmiyorum. Cahillikten mi, pervasızlığından mı? Gerçekten bilmiyorum ama dün söylediğimi yinelemek durumundayım: Türkiye dış politikada da büyük bir yıkıma doğru gidiyor. Kapatma davası ve Ergenekon operasyonuyla gelen "büyük uzlaşma", dış politikadaki yıkım sürecini hızlandırmış durumda.

Türkiye bir yandan Gürcistan, Azerbaycan ve Ukrayna'yı NATO'ya sokmak için uğraşacak, bu ülkelerle askeri düzeyde her tür rezilliği yapacak, sonra Rusya'ya "Kafkas İttifakı kuralım, sen de gel" diyecek. Zaten Rusya da NATO'ya girse ne güzel olacak! Balkan Paktı'nda da böyleydi Türkiye. Yugoslavya'nın NATO'ya girmesi için her yolu denemiş lakin becerememişti. Yugoslavya NATO'ya girmedi ama yıllar sonra, diğerleriyle bir olup NATO şemsiyesinde Yugoslavya'ya giriverdi Türkiye. Bir tür NATO sapkınlığı anlayacağınız.

Özetle bunların ittifaktan anladığı bu... Amerikancılık adına uzlaşma, sıkışınca kalleşlik!

[email protected]

Not: Dünkü yazımda "Rusya'yla ilişkiler günden güne gelişiyor, İran'la tarihsel bağlarımız var, Irak kardeş ülke, Suriye ile dostluk köprüleri kuruldu, Yunanistan müttefik, Bulgaristan komşu, Azerbaycan soydaş, Gürcistan ortak... Bir Ermenistan kalıyor... Utanmasalar ona da 'kardeş' diyecekler." diye yazmıştım. Elbette Ermenistan'la dostluktan yanayım, burada kastettiğim, Kafkaslar'da ABD yörüngesine girmeyen tek ülke olan Ermenistan'la olan onca gerginliğe karşın onunla da ilişkilerin iyi gittiğini söyleyecek kadar kişiliksiz bir iktidara sahip olduğumuzdu.