Heykelleri korumak!

25/02/2014 Salı
Heykelleri korumak!

Ukrayna solu şudur, budur, tartışılabilir bütün bu süreçteki tutumuna dair eleştiri yapılabilir. Ancak unutmayalım, Slav dünyasında siyasi dengeler hiç umulmadık kadar kısa sürede değişebilir, sol, antiemperyalist güçler, komünistler beklenmedik bir anda inisiyatif alabilirler. Ukrayna’da da bu mümkün. Bir aşamadan sonra, geçmiş stratejiler bir kenara konabilir, sert bir çatışma ortamında siyasi aktörler hızla radikalleşebilir.

Peki şu anda ülkenin birçok yerinde Lenin anıtlarını korumak için toplanan güçler, ağırlıklı olarak komünistler, sözünü ettiğimiz türden dinamik ve belirleyici bir aktör haline gelebilirler mi?

Ülkede derin bir siyasi kriz yaşanır, başkentte iktidar el değiştirirken heykelleri koruma altına alarak sahneye çıkmak mümkün müdür?

Eski Sovyet cumhuriyetlerinde semboller hep önemli oldu. Sosyalizm döneminde de öyleydi. 1991’deki karşıdevrimin ardından ülkedeki toplumsal sistem baştan aşağıya değişti ama sembollerle ilgili adım atmakta zorlandı burjuva iktidarlar. Leningrad’ın ismi örneğin… St. Petersburg adının verilmesi bayağı bir olay olmuştu. Kızıl Meydan’daki Lenin mozolesini kaldırmaya her kalktıklarında kıyamet koptu, beceremediler. Dünyanın en büyük havayollarından Aeroflot, yakın tarihlere kadar logosundaki orak-çekiçle uçtu. Rusya Federasyonu donanmasının sancağı da yıllarca mavi-beyaz zemin üzerine kızıl yıldız ve orak-çekiç olarak kalmaya devam etti. Rus ordusunun resmi gazetesi hâlâ Kızıl Yıldız, Krasnaya Zvezda, ve logosunun yanında Lenin nişanı yer alıyor.

Özetle, oligarkların Rusyası, sosyalizmi yıkmak konusundaki başarıyı onun sembollerini ortadan kaldırmakta gösteremediler. Bu işin bir yanı, elbette Sovyet döneminin meşruiyetinden yararlanmak. Ne de olsa bütün bu semboller İkinci Dünya Savaşı’nda faşizme karşı elde edilen zaferin onurunu taşıyor. Dokunan yanar.

Öte yandan, sosyalizmin yıkılışına pek ses çıkaramayan toplumsal güçlerin sembollere sahip çıkmak konusundaki kararlılığı birden fazla bağlamda üzerinde durmayı hak ediyor. Siyaset psikolojisi, popüler kültür, ideolojik mekanizmalar açısından tartışılabilir bir durumla karşı karşıyayız.

Ukrayna’da Lenin anıtlarını koruyanlarla ırkçı-faşist gruplar arasında kitlesel kavgalar çıkması, bunun yaygın bir çatışmaya dönüşmesi mümkün. Nitekim, önceki gece Odessa’nın İlyiçovsk kentinde Lenin heykelini koruyanlardan iki kişi açılan ateş sonucu yaralandı.

Dediğim gibi, ülkede iktidar değişikliği gerçekleşirken, sembolleri koruma altına alma refleksinde tuhaf bir yan var. Evet Lenin evrensel bir sembol ve insanların ona dönük saldırganlığa yanıt vermesi son derece doğal. Dokunanın eli kırılmalı. Ancak Lenin, bir devrimci, bir komünist olduğu için değerli. Heykelleri savunulsun diye mücadele etmedi.

Ama bu tablo bir gerçek ve buradan sağlıklı bir direnç çıkması da şaşırtıcı olmayacak. Siyasi mücadelenin zenginliği de burada. Bir noktaya kadar eleştirir, tartışırsınız ama toplumun nereden güç alacağını, neye tutunacağını bilemezsiniz.

Ukrayna ilginç bir yere doğru gidiyor. Şu anda kaos, bölünme ve iç savaş kendini hissettiriyor. Ancak buradan başka şeyler çıkarsa kimse şaşırmasın.