Erdoğan Metin Akpınar'da kaybedip Hindistan'da kazanır mı?

28/12/2018 Cuma
Erdoğan Metin Akpınar'da kaybedip Hindistan'da kazanır mı?

İsrail’in “derin” gazetesi Haaretz de yazdı, Erdoğan gözünü Hindistan’daki Müslüman nüfusa dikmiş durumda.

Sebep?

İslam coğrafyasında liderlik için giriştiği ilk hamle boşa çıktı da ondan. İhvan ya da Müslüman Kardeşlere bel bağlayan proje Mısır’da tutunamadı, Suriye’de duvara tosladı, Suudi Arabistan’ı karıştırdı, Arap dünyasında düşmanlıklar yenilendi, Erdoğan istediği sonucu elde edemedi.

Ancak dünya kaosta, Türkiye’de patronlar kâra doymuyor, yeni açılımlar peşinde, pastadan pay kapma yarışında. Erdoğan’ın kişisel nüfuzunun artması onlara bu yarışta ek avantajlar sunacak. Türkiye’ye değil, onlara!

Bu rüzgarı arkasına alan Erdoğan şimdi bir kez daha deniyor. ÖSO ile Suriye’ye yerleşmenin planlarını yaparken bir yandan da Ortadoğu’nun dışına (da) yöneliyor. THY Afrika’da 55 kente uçmaya başladı; buralarda ciddi bir Müslüman nüfus mevcut ve Türkiye’nin ekonomik, askeri, kültürel varlığı kıtada ciddi ölçülerde hissediliyor. Bu varlığın alt yapısını Fethullah Gülen’e kurdurmuşlardı, oradan devam ediyorlar.

Endonezya ve Malezya gibi yine Müslüman ağırlıklı ülkelerle ilişkiler son dönemde hızla gelişiyor. Bu iki ülkede kabaca 250 milyon Müslüman’ın yaşadığı hesaba katılmalı.

Geliyoruz Hindistan’a…

Toplam nüfusta Çin Halk Cumhuriyeti’ni yakalamak üzere olan Hindistan’da Müslümanların sayısı 180 milyona yaklaşmış durumda. Uluslararası alanda giderek artan bir “değer”e sahip bu ülkenin yönelimleri dağılan ittifaklar sisteminde dünyadaki dengeleri tek başına değiştirebilecek ağırlığa sahip. Sovyetler Birliği ile ABD’nin kutup başlarını oluşturduğu dönemde Bağlantısızlar Hareketinin en önemli aktörü olan Hindistan şu sıralar ABD ile Rusya’nın silah satışları üzerinden büyük rekabete girdiği, bir yandan da Pakistan ve Çin ile sürekli gerilim yaşayan devasa bir ekonomi.

Ve bu ülkenin iç dinamiklerinde Müslüman nüfus önemli bir unsur.

Ne yapıp edip ABD eksenli batı ittifakında yeniden önemli bir yer kapmak isteyen Erdoğan için Hindistan’daki Müslümanlar küçümsenemeyecek olanaklar sunuyor. Geçtiğimiz yıl Hindistan ziyaretinde Hinduları ve ev sahiplerini kızdırmayı göze alarak Kaşmir’i, yani Pakistan ile sürekli gerilim kaynağı olan bölgeyi gündeme getirmesinin nedeni de Hintli Müslümanlar üzerindeki ağırlığını artırmaktı.

Aslında bu Türkiye’nin Hindistan’ın iç politikasıyla ilk ilişkilenişi değil. Kurtuluş Savaşı’nın iki karşıt unsuru Mustafa Kemal ile Vahdettin’in yolları da Hindistan’da kesişmişti. O zamanlar İngilizlerin egemenliğinde olan ve bugünkü Pakistan’ı da kapsayan Hindistan’da Rus Sosyalist Devrimi ve Türkiye’deki bağımsızlık hareketi emperyalizme karşı mücadeleye büyük bir enerji vermiş, Mustafa Kemal yalnız Müslümanlar arasında değil Hindular arasında da prestijli lider haline gelmişti. Devrim cephesinin Lenin’i ve Mustafa Kemal’i vardıysa emperyalistlerin de Vahdettin’i vardı. Bağımsızlık hareketinden kaçıp kendilerine sığınan sabık padişahı Hindistan’a yerleştirerek Müslüman nüfusu kontrol etmeyi düşündüler bir ara lakin İngiliz istihbaratı hemen uyardı: Vahdettin Hindistan’da hiç sevilmiyordu! Vazgeçtiler, böylece Vahdettin’in de halife olarak yeniden dirilme umudu suya düştü.

Şimdi Haaretz Halife Erdoğan diye başlık atıyor ve neden diye soruyor? "Erdoğan neden Hintli Müslümanlara göz kırpıyor?"

Türkiye’nin Kurtuluş Savaşı’ndan yaklaşık 100 yıl sonra geldiği durum budur.

Buradan bir şey çıkmaz. Karmaşık etnik yapısıyla, özgün kast sistemiyle Hindistan’da oldukça güçlü bir sol gelenek vardır; nice Benerci’ye tanıklık etmiştir o topraklar ve halifelik filan bu saatten sonra tutmaz, işlemez…

Burada da tutmayacaktır.

Hindistan’da milyonlarca yoksul Müslüman yaşıyor. Binlerce kilometre öteden onlar arasında popüler olmaya çalışılırken buradaki popülerlik fazlasıyla kırılgan ve yanıltıcı.

Sadece bir örnek bile yeter. Metin Akpınar’ın savcılığa ifade vermek için evinden tek başına çıkarkenki görüntüsü muazzam bir otoriteyi değil derinden derine işleyen bir aczi göstermektedir.

Şimdi kalkılmış bu görüntülerle Gandi’nin ülkesinde itibar kazanmaya çalışılıyor. 

Olmaz.