Çankaya’ya ‘boş’ aday

26/05/2014 Pazartesi
Çankaya’ya ‘boş’ aday

Tamamen siyaset tekniği açısından konuşalım. Bir taraf, en etkili silahını ortaya koymuş: Recep Tayyip Erdoğan! Önümüzdeki günlerde Tayyip’i “ben bu işten ufak ufak kaçayım” noktasına getirecek gelişmeler yaşanmazsa, belli ki AKP elindeki en değerli kozu sahaya sürecek

Peki diğer taraf?

Cumhurbaşkanı adayı olmak için Meclis’ten imza gerektiğine göre, aslında grubu bulunan partiler aday çıkaracak.

En azından şunu söyleyebiliriz: Muhalefet partilerinin genel başkan düzeyinde bir yarışa niyeti yok. Yani, bir taraf “ben her şeyimi ortaya koyuyorum” diyor, diğer taraf “gerek yok” noktasında. Zaten Kemal Kılıçdaroğlu, “liderlerin aday olmasını uygun bulmuyorum” dedi açıktan.

Ama hâlâ ortada bir aday yok. Zaten artık iş Erdoğan’ın Cumhurbaşkanlığı’nın önünü kimin keseceğine indirgenmiş durumda.

Siyaset tekniği demiştik. Bu maça yenik başlamak demek. Bir taraf veziri oyuna sürüyor, diğer tarafın ise veziri meziri yok.

Bu boşluğu nasıl giderirsiniz?

Toplumda heyecan, ilgi, umut yaratacak, doğrultu çizecek, ne dediği belli, itibarlı bir aday bularak.

Ancak aradıkları bu değil. Aradıkları, Tayyip’e karşı olan herkesin oyunu alabilecek bir isim. Oysa, sokakta insanlar tek bir figüre karşı yan yana gelebilir ama kurumsal siyasette buna nadiren rastlanır. Erdoğan’a karşı olan herkesin oyunu kimse toplayamaz. Türkiye toplumu buna olanak vermeyecek ölçüde karmaşıktır.

Eğer amaç Erdoğan’ın Çankaya’ya yürüyüşünü engellemekse, amaca en uygun yöntem, Cumhurbaşkanlığı seçiminin meşruiyetini sorgulamaktır. Seçim hileleri haklı bir gerekçedir, Erdoğan’ın adaylığı haklı bir gerekçedir, Türkiye’de yaşanan zorbalık ve yolsuzluklar bir başka haklı gerekçedir. Özetle Erdoğan’ın karşısına çıkarılacak en iyi aday “boş”tur.

Erdoğan’ın Çankaya yolunda yalnızlaştırılması gerekir.

Diğer türlüsü, Erdoğan’ın bir kez daha sandık meşruiyetini arkasına almasıdır ki, bu halka büyük zarar vermektedir. İktidarın meşruiyeti yok ki, sandıktan çıksın! Söylenmesi gereken budur.

Bu söylediklerimle, Erdoğan’ın Cumhurbaşkanlığı seçilmesinin kesin olduğunu iddia etmiyorum elbette. Bir aday çıkar, o arada diktatörün altındaki zemin iyice sallanır, toplumun tepkisi artar ve bütün hile ve baskılara rağmen Erdoğan seçilemez. Bu mümkün.

Ancak siyaset tekniği açısından şu anda her şey Erdoğan’ın lehine. Düşünsenize ortada aday yok, bir takım isimler geçiyor ve hiçbiri rüzgar estirecek durumda değil.

Siyaset tekniğini bir kenara bırakacak olursak...

Bir süredir söylüyoruz. Bu iktidarı her şeyiyle yalnız bırakmak, ondan kurtulmanın en kısa ve etkili yoludur.

“Ama illa biri Cumhurbaşkanı olacak, o koltuk boş kalamaz ki” itirazının bir anlamı yoktur. Türkiye diktatörden kurtuluncaya kadar, bazı boşluklar ortaya çıkabilir. Kurtuluş sırasında yaratılacak enerjiyle nice boşluklar dolar, kim bilir!