AKP boykotu çözmek için hamle yapacak

12/08/2010 Perşembe
AKP boykotu çözmek için hamle yapacak

Her yerde konuşuluyor, eğer hükümet bazı adımlar atarsa BDP'nin boykot tavrını değiştireceği…

Kimileri, ki buna bazı BDP'liler de dahil, boykottan vazgeçilmekte olduğuna ilişkin söylentilerin AKP'nin yürüttüğü psikolojik savaşın ürünü olduğunu söylüyorlar. Geçenlerde Taraf gazetesine bu nedenle büyük tepki gösterildi.

Ancak görünen gerçek, boykotçuluktan evetçiliğe doğru geçileceğine ilişkin iddiaların yalnızca psikolojik savaştan ibaret olmadığı. Anayasa paketinin TBMM'deki serüveni sırasında, hatta sonrasında Öcalan da BDP de "hükümet bazı adımlar atarsa, tavrımızı gözden geçiririz" demekteydi. AKP bu çağrıya uzun süre kayıtsız kaldı kalmasına ama "üzerimde CHP ve MHP'den gelen milliyetçi baskıdan kurtulamıyorum, şu sıralar hiçbir adım atamayız" mesajını basın dolayımıyla vermeyi de ihmal etmedi.

Anayasa paketini Meclis'ten BDP desteği ile geçirmeye cesaret edemeyen Erdoğan'ın halkoylamasında BDP'nin desteğini sağlamak için bazı adımlar atması mümkün mü, bunu göreceğiz.

Bence mümkün.

Her şeyden önce referandum sürecinde inanılmaz bir karartma uygulanıyor. Kimsenin oylanacak metinle ilgisi yok, zaten ortada bir metin de yok! Anayasa Mahkemesi'nin enteresan kararı ile birlikte azıcık toplumsal aklımızı tamamen yitirmiş olduk. Bu saatten sonra ne yapsak bu metnin incelikleri üzerinden propaganda yapmamız mümkün değil. AKP 12 Eylül'ün fotoğrafını gösteriyor evet için, bizim de AKP'nin fotoğrafını göstermekten başka çıkışımız yok. Bu nedenle her yerde siyasete, hukuki değerlendirmelere bile gerek yok, Erdoğan'a bakın ve bir insan olarak "hayır" deyin diyorum.

Ancak gerçek şu ki, üzeri bu kadar örtülen bir referandum sürecinde iki şey çok kolay: Yalan söylemek ve halkı yormak!

Yalan söylüyorlar, her gün her saat yalan söylüyorlar ve halk ilgi göstermek için bir çaba içinde olsa da, referandum tartışmalarından şimdiden yoruldu.

Faşistlerin "Kürt düşmanlığı" ile yıpratmaya çalıştığı AKP'nin referandum yaklaşırken Kürt nüfusu "evet" cephesine çekmek için yapacağı bir manevra bu yorgunluk nedeniyle "milliyetçi" söylemin alıcısı olan seçmen bölmesinde fazla tepki çekmez.

AKP bunu deneyecektir. Başından beri Erdoğan'ın kaybedeceği bir referandumdan kaçacağını düşündüm, bunun bir diğer anlamı kazanmayı garantiye almadan sandık kurdurmayacak olmasıdır. Şimdiye kadar hep "toplum mühendisliği"nden söz ederiz ama AKP'nin "siyaset mühendisliği"nde çok ustalaştığını ya da ustalaştırıldığını da unutmamalıyız.

Zaten şu anda kafa kafaya gözüken evet-hayır dengesini BDP'den gelecek "evet" kararının bozacağını düşünmek için siyaset ustası olmak gerekmiyor.

BDP bu hamleye olumlu yanıt verir mi?

Ufuk Uras Zaman'daki habere göre, verir diyor, vermeli diyor.

"AK Parti’nin referanduma kadar bazı adımlar atması halinde BDP’nin boykotçu tavrının yumuşayabileceğini düşünüyorum. Örneğin taş atan çocuklarla ilgili düzenleme gibi, KCK tutuklamalarıyla ilgili bir adım gibi veya seçim yasasında yapılacak bir jestin yumuşamaya neden olacağını düşünüyorum. ‘Evet’ oyları ‘hayır’ın önünde gibi gözüküyor ama bunu garantilemek lazım.”

Haberden Uras'ın bir anlaşma için büyük çaba gösterdiği ortaya çıkıyor, bunu AKP milletvekili olarak mı BDP milletvekili olarak mı yaptığı anlaşılmadığından "başarı" şansını bilemiyoruz.

Tek bildiğimiz, Kürt siyasetinin Erdoğan'ın sıkışmasını ona yüksek bir bedel ödeterek değerlendirmek isteyeceğidir.

Hassaslaştırılan Türkiye'nin bu tür manevraları kaldırıp kaldıramayacağını, birkaç gün sonraki 15 Ağustos uğrağında bütün hesapları bozacak gelişmelerin yaşanıp yaşanmayacağını ise artık kimsenin ama kimsenin kesin olarak bilmesi ve olacakları planlayabilmesi mümkün değil.

Bize düşen, her olasılığa hazır olmak, 12 Eylül günü bir referandum olacaksa, sandıktan mutlaka "Hayır" çıkmasını sağlamaktır.

Bu saatten sonra referandumu önemsizleştirerek solu koruma altına almanın bir karşılığı olamaz, tersine sol, düzen cephesinde fire üstüne fire veren "hayır"ı büyük bir kararlılıkla temsil etmeli, sandığa ilgisizlikten gitmeyecekleri ve "boykot"çuları "hayır"a ikna etmelidir.

Çünkü "hayır"ın değeri inanılmaz bir hızla artacak! Her açıdan...