AKP'ye çok şey borçluyuz!

15/10/2014 Çarşamba
AKP'ye çok şey borçluyuz!

Dünyanın bütün sosyalistleri AKP İktidarına çok şey borçlu. Kapitalizmin nasıl bir sistem olduğunu gösteren o denli çok örnek üretiyorlar ki, bulunmaz nimet.

Emperyalizmin odağındaki ülkelerde uygun örnekler üretilemiyor. Çünkü buralarda yaşayan halk, iyi kötü nemasından yararlanıyor. Marks bu yüzden, emperyalizmi anlamak istiyorsanız sömürgelere bakın demişti.

Karanlığın, yoksulluğun, dogmatizmin ve baskının zirve yaptığı Suudi Arabistan, Afganistan gibi sülale ya da aşiret devletlerinde üretilen örnekler emperyalizmi çok iyi anlatıyor ama onlar da incelikten yoksun. Ancak kaba bir emperyalizm kuramı geliştirilebiliyor.

Kapsamlı ve çağı daha iyi temsil eden değerlendirmeler için, aydınlanmayla tanışmış ama kapitalizmin nimetlerinden yeterince yararlanamayan ülkelere bakmak gerekiyor. Çünkü buralarda toplumsal ilişkiler çok karmaşık. İnsanların beyinleri gelişkin, dogmalarla kolay doldurulamıyor, ince zevkleri var, yaşamdan daha çok şey bekliyorlar ve baskılara güçlü tepkiler verebiliyorlar. Bu tür ülkelerde sistemin sürdürülebilirliğini sağlamak epeyce bir ustalık gerektiriyor. Çünkü güçler ayrılığı, demokrasi, hukukun üstünlüğü, saydamlık, açıklık gibi bir dizi kavramın, inandırıcılığı zedelenmeksizin boşaltılıp, güzel ambalajlarla sunulması gerekiyor ve bu iş o kadar kolay değil.

Yukarıdaki tanıma uygun ülkelerde ise çarpıcı örnekler zor bulunuyor. Çünkü onların AKP’si yok. Bu durum, iktidarlarının vicdan sahibi olmasından kaynaklanmıyor elbette. Türkiye kadar yakıcı sorunları olmadığı için daha incelikli yöntemler uygulayabiliyorlar.

Elbette onların üretimleri de önemli ama Türkiye Cumhuriyeti adeta bir laboratuvar ortamında hızla çözüştürüldüğü için AKP’nin ürettikleri çok daha değerli.
Ancak şunu unutmamalıyız bütün olumsuzlukların sorumluluğunu hep AKP’ye yıkarsak önceki iktidarlara haksızlık etmiş oluruz. Onlar da ellerinden geldiğince çaba gösterdiler. 2000’lerin başındaki Kemal Derviş rüzgârını arkasına alan DSP’nin büyük ortak olduğu İktidarın yaptıkları unutulmamalı. “Güçlü ekonomiye geçiş” için gece gündüz demeden çalışıp 15 günde 15 AB’ne uyum yasası çıkarıp gelecekteki iktidarlara, üzerinde rahat oynayabilecekleri bir zemin hazırladılar. Şimdi sahada AKP var. Kendisine sunulan zeminde pervasızca top koşturuyor ve bizlere her gün onlarca örnek armağan ediyor.

Örneklere boğulduk. Yasamanın kimin yasalarını çıkardığını yürütmenin neyi yürüttüğünü açıklamak için artık kitaplar dolusu örneğimiz var. Son örneği de yargıdan verdiler. Yargının idari işlemlerini yönetecek bir kurul değil, sanki siyasal iktidar seçildi.

AKP’nin, rüşvet sözü, tehdit ve devletin bütün olanaklarını MHP ile cemaatin ise üyelik ve yandaşlık hukukunu kullandığı seçimler sonucunda HSYK’da bir koalisyon hükümeti kuruldu. AKP böylelikle kendisini korumaya aldı diye düşünüyoruz ama iş bununla kalsa iyi. Yargıda kimsenin “bağımsız” olması istenmiyor. Yukarıda sayılan partiler ve cemaatin hangisi özelleştirme karşıtı, hangisi ülkenin yağmalanmasına karşı politikalar geliştiriyor ve hangisi işçiden, emekçiden yana? Bu gerçeği unutup HSYK’da AKP’nin sözü her zaman geçmeyecek diye boşa sevinmeyelim.

Dünkü Resmi Gazetede (14.10.2014) yayımlanan bir Özelleştirme Yüksek Kurulu (ÖYK) Kararı, yargı kararlarının tekeller adına nasıl dolanıldığına güzel bir örnek oluşturuyor. Bir AKP klasiği aslında. En son örnek olduğu için kısaca da olsa söz etme gereği duydum. Elektronik medyada da yer almadı sanırım. Ankara’da Bülent Arınç ve çok sayıda AKP’linin oturduğu bir semt var, Çukurambar deniyor. Burada Sümer Holding’in bir taşınmazı satılmak üzere Özelleştirme İdaresine devredilmişti. ÖYK, imar planını değiştirerek yapı yoğunluğunu çok artırdı. Danıştay, Eylül 2013 tarihinde bu planın yürütülmesini durdurdu. Durdurulan planda “Kentsel servis alanı” ve “Konut alanı” (Emsal 2,5 ve Hmax: Serbest kullanım getiriliyordu. ÖYK’nın, Danıştay kararına uyduğunu belirterek hazırladığı yeni plan kararı dün yayımlandı. Nelerin değiştirildiğine bakalım: “Kentsel servis alanı”, “Ticaret alanı” na dönüştürüldü 2.50 olan emsal ise 2,49 olarak belirlendi.

Bize böyle örnekler armağan ettiği için AKP’ne çok şey borçluyuz.

ÖNCEKİ YAZILARI

Siz deli misiniz? 07/08/2019 Çarşamba
Yolsuzluğun geleceği 31/07/2019 Çarşamba
Planlamanın sefaleti 24/07/2019 Çarşamba
ODTÜ'de vandallık kol geziyor 10/07/2019 Çarşamba
Böyle devlet mi olur? 03/07/2019 Çarşamba
Seçim bağımlılığını aşmak 26/06/2019 Çarşamba
Yargıda reform derken? 05/06/2019 Çarşamba