CHP'de Kürtaj İLKER BELEK

28/08/2006 Pazartesi
CHP'de Kürtaj İLKER BELEK

"Taktı CHP'ye" denilmesin. Takılmalı. Önümüzdeki dönemde CHP sancılı düşük ve kürtajlara gebedir.

CHP uzun zamandır tam bir orta sınıf partisi durumunda. Kafasına türbandan başka bir şey takmayan çocuğunu yurt dışında okutma kaygısında olan ev, araba edinmeyi dert edinmiş okumuş, yazmışlar yakışıyor CHP'ye. Ancak bir de, sol, bağımsızlık, kalkınma, eşitlik, özelleştirme karşıtlığı, antiemperyalizm, anti Amerikancılık gibi duyarlılıkları olanlar, Anadolu'nun küçük kasabalarında sol değerleri temsil eden, komünistlikle damgalanmış, ama böyle olmasından için için "mazoşistçe" gurur duyan, bu damgayı metanetle o sıkışıklıkta taşımaya çalışanlar var CHP tabanında. Bunlar kendilerini eskiden beri esas CHP'li hissedenler.

CHP ise son yönelimleriyle açıkça milliyetçi bir tercihe yönelmiştir. MHP ile kırıştırmalar ve Kürt sorunuyla ilgili tam inkarcı tutum bunun göstergeleridir. CHP'nin bu yöneliminin nedeni, Türkiye'de solu ortada tutmanın olanaklı olmamasıdır. Türkiye'de ancak sosyalist olunarak solda durulabilir. Bu durumda ortanın soluna yakışanı faşistleşmektir. CHP yönetimi bunu yaşayarak görmekte ve yapabileceği tek şeyi yapmaktadır.

CHP'liler eskiden ekonomik model konusundaki tercihlerinde biraz kamu biraz da özel şeklinde açıklamada bulunur ve bunu hem kendilerine hem de sol kamuoyuna anlamlandırmakta pek zorluk çekmezlerdi. Ne de olsa SSCB kamucu ekonomik sistemi nedeniyle verimsizliğe düşmüş ve en sonunda da yıkılmıştı.

Ancak küreselleşme denilen süreç engel tanımaz biçimde işlemekte ve CHP'yi yalnızca ekonomik tercihleri açısından değil, sosyal ve siyasal duruşu itibariyle de köşeye sıkıştırmaktadır. Gündemde Ortadoğu, bütün kamu kurumlarının özelleştirilmesi, Kürt sorunu, AB gibi meseleler vardır. ABD'nin ve AB'nin ise elleri boş durmamakta ve bu iki odak sürekli olarak bölgemizi ve memleketimizi karıştırmakla uğraşmaktadır. O nedenle, artık Türkiye'de emperyalizmi görmezden gelerek politika üretmek, AB'ye karşı çıkmadan bağımsızlıkçı ve halkçı olmak olanaklı değildir.

CHP işte bu sorumluluklardan kaçarken MHP'nin kucağına düşmekte ve faşizan bir politikaya yönelmektedir. CHP yönetimi politik hattı itibariyle faşistleşirken her şeyi göze almıştır, bunun içinde geleneksel sol değerleri hala savunan CHP'lileri açıkta bırakmak da vardır.

Şimdi bu politikanın, Kahramanmaraş olaylarını yaşamış Alevilere 1980 öncesinin sol örgütlerinde siyasallaşıp 1980 sonrasında rasyonel olduğu gerekçesiyle CHP'lileşen antifaşist, antiemperyalist duyarlılıklarla yüklü emekçi, alt-orta sınıf kesimlere insan hakları söylemi üzerinden hat belirleyen Kürtlere anlatılabilmesi olanağı bulunmamaktadır. CHP bunu bildiği için içindeki solu düşürmeye karar vermiştir. Bana kalırsa CHP'nin düşürmeyi planladığı bölme de bunun belli ölçülerde farkındadır.

Geçenlerde, İran için imza toplarken kısaca konuştuğum ve şimdiye kadar hep CHP'ye oy verdiğini itiraf eden kentli yoksul bir vatandaş aynen şöyle söyledi: "Komünistim, ama şimdiye kadar hiç kendi partime oy vermedim, bu sefer inşallah bu hatayı gidereceğim." Yurtsever Cephe çalışmaları ve yükseltilen antiemperyalist mücadele CHP'nin içindeki bu bölmeyle kaçınılmaz biçimde temas haline geçiyor.

Yapılan kamuoyu yoklamaları CHP'nin oy oranını %12-13 civarında gösteriyor. Bence gerçekçi bir tahmindir. Bu veri, CHP'nin bir önceki seçime göre en azından 1-1.5 milyon oyluk bir kayıp yaşayacağını ortaya koyuyor. CHP'nin dışladığı toplumsal bölme ile temas yüzeylerini genişletmek açısından seri ve yaratıcı davranmak gereği bulunuyor.

Ülkenin kendi kaynaklarıyla kalkınabileceğini, şu haliyle zaten bir bölünmüşlük bulunduğunu ve Türkiye'yi bölenin ve geri bıraktıranın sermaye sınıfı olduğunu, sermayenin ve emperyalizmin önünün kesilmesi gerektiğini biz söylüyoruz. Bunlar "ben solcuyum" diyen kesimlerin ontolojik karakteridir zaten. CHP'nin içinde, CHP'nin düşürmek istediği böyle bir bölme vardır ve ortam bizim müdahalemizi beklemektedir.

Bütün gelişmeler, CHP'lilerin kendi duruşlarını yeniden gözden geçirmelerini dayatacaktır. Onlar, ya, faşistleşen CHP yönetimi karşısındaki sessizlikleriyle, Maraş'ın, Çorum'un, Sivas'ın, 1980 öncesinde faşistlerce katledilenlerin, işkence tezgahlarının acısını kalplerinde ve hafızalarında sonsuza kadar taşıyacaklar ya da kendilerini CHP'den kurtaracaklar. Üzerlerine gideceğiz. Açıklama ve anlamlandırma isteyeceğiz. Konuşmalarını sağlayacağız. Yurtseverliğe, sosyalizme, arınmaya davet edeceğiz. Vicdanlarını ve akıllarını bilincimizle, samimiyetimizle, çalışkanlığımızla ve en önemlisi solculuğumuzla kanatacağız, Türkiye'de antiemperyalist mücadelenin sosyalist içeriğini anlatacağız. Anlamayanların insanlıklarından kuşku duyduğumuzu yüzlerine vuracağız. CHP'li olup bu memleketi sevmek mümkün değil.