Doğru soru...

14/11/2012 Çarşamba
Doğru soru...

14 Kasım 2012'de SOL GAZETESİ'NDE "ÇINGI" adlı köşede yayınlanmıştır. İlhan Cihaner'in yazılarını soL Gazetesi'nde Çarşamba ve Pazar günleri okuyabilirsiniz.

devletin ve tabiatın ortak ve yanlış sorusu şuydu: 
maveraünnehir nereye dökülür?
(Ece Ayhan, meçhul öğrenci anıtı)

Aşağıdaki alıntılar Odatv davasında TÜBİTAK’ ın verdiği ilk rapordan:

“Sonuç olarak, delil 3 teki dosya sistemi üstveri uyumsuzlukları ve bu bilgisayar kullanıcısına başarılı bir şekilde gerçekleştirilmiş olduğu değerlendirilen hedefli zararlı yazılım gönderme saldırısının zamamnlaması, Delil 3 bilgisayarındaki dosyaların zararlı yazılım vasıtasıyla gönderilmiş olma ihtimalini güçlendirmektedir.. Delil 1 ve Delil 2 Bilgisayarlarında da, özel hedefli sosyal mühendislik saldırıları ile gönderilen, uzaktan dosya atma özelliği bulunan zararlı yazılımların çalışmış olduğu tespit edilmiştir.” (sonuç bölümü)
...
“ Delil 1 bilgisayarından erişilen [email protected] e-posta yolu ile gönderilen “Atatürk_Ekrankoruma.scr” ve “Duyuru.pdf” dosyalarının, aynı şekilde Delil 2 bilgisayarından erişilen, Barış Pehlivan’ a ait [email protected] e-posta hesabına da e-posta yoluyla gönderildiği tespit edilmiştir.” (244.sahife)
...
“Delil 3 bilgisayarı kullanıcısı Müyeser Yıldız’ a e-posta yoluyla gönderildiği belirtilen ve incelenmek Üzere CD ile teslim edilen “AKPkarikatürleri.zip” ve “kayseri.rar” arşiv dosyalarında bulunan kötücül yazılımlar incelenmiştir.” (246.sahife)
... Jango mail kullanılarak gönderilen e-postalar : AKPkarikaturleri.zip, Ataturk_ekrankoruma.scr, RssReader2.1.zip.
....Gözüken göndericiler: [email protected], [email protected], [email protected], [email protected], [email protected]. (tablo 12 den)

Bilgisayar bilgisi sınırlı bir kişi bile şu sonucu rahatlıkla çıkarabilir: Odatv davasında suçlamanın dayanağını oluşturan bilgisayarlara “özel amaçlı bir saldırılar” yapılmış. Zararlı/kötücül proğramlar yüklenmiş. Bu proğramlar “uzaktan dosya atma” özelliğine sahipler ve bilgisayarlarda “çalışmışlar”.
Odatv davasının detaylarına girmeyeceğim. Suçlamaya dayanak oluşturan belgeler gerçek olsa bile suç oluşturup oluşturmayacağını, mantıksızlıkları, basın özgürlüğü ile ilgisini, Soner Yalçın, Hanefi Avcı ve Yalçın Küçük’ ün hala niye tutuklu olduğu gibi hak ihlallerini de tartışmayacağım.
Önce, AKP nin yargı üzerinden ülkeyi dönüştürdüğü sürecin başlarına doğru gidip bazı olayları hatırlatacağım

Ankara DGM “önemli savcılarından” birisinin özel hayatına dair kaset servis edildi.

Ankara DGM nin “bir başka savcısının” Başbakana ve müsteşarına hakaret eden konuşmaları 2 yıl sonra servis edildi.

Kara Harp Okulu Komutanı’ nın telefonları dinlendi, servis edildi.

GES Komutanı’ nın ses kaydı yayınlandı. (üstelik Kuzey Irak Operasyonunun öncesinde bu operasyonun yapılacağı bilgisini içeren konuşmanın kaydı!)

YÖK başkanının konuşmaları “skandal ses kaydı” başlığıyla servis edildi.

DKK Eğitim ve Öğretim Komutanının konuşmaları yayınlandı.

Yargıtay üyelerinin bina içerisinde, parkta yürürken yaptığı konuşmalar “montajlanıp” servis edildi.

İstanbul Başsavcısının yıllar önce yaptığı bir konuşma “montajlanıp” servis edildi.

Anayasa Mahkemesi Üyesi ve Genel Kurmay Adli Müşavirinin konuşmaları yayınlandı.

YARSAV’ın destek verdiği (içlerinde Adalet bakanlığı bürokratları da olan) HSYK adaylarının konuşmaları tam da seçim öncesi yayınlandı.

Genel Kurmay Başkanının “sızmalara” karşı uyarılarını içeren konuşmaları yayınlandı.

Danıştay binasında “böcek” bulundu.

Verdiğim örneklerin hiç birisinde ilgililer hakkında -bildiğim kadarıyla- yasal bir soruşturma ya da dinleme kararı yok!

Takipleri, özel hayata ilişkin görüntü kayıtlarını, siyaseti dizayn eden “kasetleri” saymadım.

Soruşturmalarda elde edilen kayıtların “sızdırılmasını”, mahkemelerce verilen “hukuksuz” dinleme kararlarını, “farklı isimlerle” alınan dinleme kararlarını da bir tarafa bırakalım.

Örneklerini saydığım vakaların ortak özellikleri -bazı konuşmaların içeriği kınanabilir nitelikte olsa da- suç oluşturmamaları ve/veya soruşturmaya konu edilememeleri.

Genellikle belli gazete ve web sitelerine çoğu zaman aynı anda servis edilmeleri.

Gündemdeki siyasi olaylar ve/veya davaları “yönlendirici” olmaları.

Hep “hükümete” muhalif kişi ya da kuruluşları hedef almaları.

Çok sayıda kişi, geniş mali olanaklar, uluslararası destek ve teknik olanaklar olmadan yürütülemeyecek bir “faaliyet” olması.

Şimdi bir yandan şuna inanmamızı istiyorlar: soruşturma başlayalı yıllar olamsına rağmen “delil CD lerini” masada unutan, üç kuruşluk bilgisayarı imha etmek yerine “örgütsel belgeleri” silip geri getirilmesine göz yuman, adeta beş yaşında bir çocuğa yazılmış “örgütsel talimatları” birbirlerine “hala” e-posta ile gönderen, ses kaydı içeren kasetleri boşaltığı makam odasında “unutan” dehşetengiz bir örgüt!

Hadi buna inanalım! adil yargılama ilkelerini de bir tarafa bırakalım!

Ama öte yanda gerçekliğine hiç kimsenin karşı çıkamayacağı yukarıda sınırlı sayıda örneğini verdiğim işleri “başarıyla kotarıp” bırakın yakalanmayı çoğu zaman “soruşturul(a)mayan” başka birileri var.

Yaptıkları işlerde ortada. Sizce hangisi daha örgütlü? hangisi daha ürkütücü? Bazılarının bunlar vatansever kişiler dediğini duyar gibiyim, peki bu
“vatansever hizmet ehli” niye hükümetin sakladıklarını,mesela “uludereyi” servis etmez?

Nasıl bir güç Yüksek Yargıdan Genel Kurmaya, Gazetecilerden DGM savcılarına kadar çoğu “korunan” bu kişileri hiç “yakalanmadan” dinleyip “arşivleyip” servis ediyor.

ODATV davası ile bağlantıyı kuralım CHP, DİSK, DHA vb. Adına uydurma adres alanlar ve Barışların ve Müyeser Yıldız’ ın bilgisayarına sosyal mühendislik saldırısı yapanlar kim?

Bu soru cevaplanmasın diye, Soner Yalçın, Yalçın Küçük ve Hanefi Avcı tutuklu kalsın diye şimdi de davayı “Ergenekon torbasına” atmaya çalışıyorlar.
Hukuk adına, adalet adına, mantık adına, “tarihimizin ve coğrafyamızın” en önemli en doğru sorusunu herkes sormalı:

KİM BUNLAR VE NİYE SORUŞTURULMUYORLAR?

Bu soru artık yargının ve devletin namus sorusudur...

ÖNCEKİ YAZILARI

AKP’nin imkanları! 28/05/2014 Çarşamba
Siyaset yapma! 18/05/2014 Pazar
Hukukçu ve cesaret 07/05/2014 Çarşamba
Kandırılan hakimler 30/04/2014 Çarşamba
Şık 1 Mayıs! 27/04/2014 Pazar
Kısır döngü 23/04/2014 Çarşamba
Düzenin kodları 20/04/2014 Pazar
Hukuk dersiymiş! 13/04/2014 Pazar
Mücadeleye devam! 09/04/2014 Çarşamba