Ne olur esnek esnek bakma öyle…

28/09/2017 Perşembe
Ne olur esnek esnek bakma öyle…

Son zamanların modası bu…

Her şey esnek: Çalışma esnek, sömürü de esnek... Mesai esnek, hak gaspı da esnek... Üretim esnek, mobbing de esnek...

Yeni Diyanet İşleri Başkanı da esnek bir icat çıkardı: “Esnek zamanlı Kuran kursu.”

Lafı uzatmadan tercüme edeyim.

Yeni Diyanet reisinin demek istediğinin Türkçesi şu: "Esnek zamanlı çalışma cehenneminde daha esnek katledebilmek için esnek zamanlı Kuran kursu..."

Demiş ki çiçeği burnunda Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş: “Şu müjdeyi ilan ediyorum; her seviyedeki öğrencimiz ve toplumumuzun bütün kesimlerine yönelik esnek zamanlı ve her mesaiye uygun Kuran kursu hizmeti sunacağız. Yani biz buna haftanın her günü, her yaş grubuna Kuran eğitimimiz devam etmektedir sloganıyla başladık ve inşallah bu şekilde devam edeceğiz. Öğrencilerimizden esnaflarımıza, kamu çalışanlarımızdan serbest meslek sahiplerine sizlerden istirhamımız sadece bize ulaşın ve istekte bulunun.”

Koltuğa yeni oturan Erbaş’ın “iki kalas bir heves” uyduruverdiği bir icat değil bu.

İcadın kökü 12 Eylül islâmofaşist darbesine dayanıyor.

Kenan Evren’in generallerinden olan Askeri Tarih ve Stratejik Etüt Başkanı Tümgeneral Mahmut Boğuşlu’nun “her meslekten din adamı yetiştirme” taktiğinin, 37 yıl sonra ete kemiğe bürünmüş ve de iktidara gelmiş şekli.

12 EYLÜL GENERALİNİN FORMÜLÜ

soL yazarı Orhan Gökdemir’in 2009’da yayımlanan “Öteki İslam / Devletin Din Operasyonu” adlı kitabından alıntılıyorum:

[12 Eylül darbesinin Askeri Tarih ve Stratejik Etüt Başkanı Tümgeneral Mahmut Boğuşlu’nun yazdıklarını hatırlatalım:

 

“Dinin, İslamiyet’in, en azından bir disiplin meselesi olarak ele alınması ile ilgili hususlar. Bilindiği gibi din, İslamiyet, öteki dünya ile ilgili hükümleri dışında en azından bir disiplin kuralları kümesidir. Zamanın çok çeşitli ve zor şartları içerisinde toplumda ve bilhassa aile seviyesinde disiplin ihtiyacı daha da artmaktadır. Disiplin, dünyanın en pahalı üretimidir. Disiplini kolaylıkla üreten ve ucuza mal edebilen bir düzen, asker ocağı, kışlalar ve bazı eğitim kuruluşları dışında, henüz icat edilmemiştir. Türk tarihinde disiplini en ucuza imal edebilen düzenlerden biri ise İslamiyet’tir. (…) Kuran-ı Kerim’i ezbere bilen hafızların yanında Türkler bu mukaddes kitabı 10-15 dakikada ve 3-5 sahifede özetleyecek derecede bilgi sahibi olmalıdır. Din adamı tipinde değişikliğe gidilmeli, her türlü meslekten, hâkimden, savcıdan, avukattan, lise öğretmeninden, doktordan, gemi kaptanından yeni bir din adamı tipi yetiştirilmelidir. Bu arada son yıllarda sayıları artan imam hatip okulları reorganize edilmeli, bu okullara endüstriyel, ticari, turistik vs. hüviyetler kazandırılmalıdır.”

 

Demek ki din, devlet için bir araçtır ve dindarlığın ortadan kaldırılmasından modern devletin bir çıkarı yoktur. Tam tersine Emekli Generalimiz ‘dinci tehlikesini’ önlemek için herkesi dinci yapmak gerektiğini söylüyor.]

12 EYLÜL'ÜN "HER MESLEKTEN DİN ADAMI" TAKTİĞİ, AKP'NİN "HER MESLEĞE ESNEK KURAN KURSU" FORMÜLÜYLE SÜRÜYOR

Görüldüğü üzere… “Esnek zamanlı Kuran kursu” icadı, yeni Diyanet İşleri Başkanı’nın gece rüyasında görüp gündüz basın toplantısında söylediği bir laf değil.  

Diktatör Evren’in bir generalinin 37 yıl önce yazıp formüle ettiği taktiği, 37 yıl sonra padişah bozuntusunun çakma şeyhülislamı bir basın toplantısında söyleyiveriyor.

Zihniyet aynı. Hedef aynı.

Çünkü piyasacılığın ikiz kardeşi dincilik.

Toplumun her zerresini piyasaya açan, ülkenin her karışını patronlara sunan 24 Ocak 1980 neoliberal vahşi ekonomik kararlarını kitlelere yutturmak için topyekun bir dinselleşme hamlesine ihtiyaç vardı. 24 Ocak’ı realize etmek için 12 Eylül yapıldı: İktidar Nakşibendilere teslim edildi.

Şimdi de patron sınıfının sömürüsünün, yağmasının, hukuksuzluğunun sürmesi için daha köklü, daha derin, daha kütlesel bir dinselleştirmeye ihtiyaç var: İktidar zaten Nakşibendilerde.

12 Eylül generalinin “her meslekten din adamı yetiştirme” hedefi ile Diyanet’in taze başkanının “esnek Kuran kursu” taktiği arasında hiçbir fark yok.

Hepsi aynı rahle-i tedrisattan geliyorlar: Komünizmle Mücadele Derneklerinden…

twitter.com/_ahmetcinar_