İmam hatipler neden kapatılmalıdır?

05/05/2016 Perşembe
İmam hatipler neden kapatılmalıdır?

Bir imam hatip okuluna teslim edildiğimde tam 11 yaşımdaydım. Kimse sormamıştı bana hangi okula gitmek istediğimi. Tam 7 yıl… Sistemli olarak her gün, her derste, her fırsatta –sonradan öğrendiğim- ne kadar ilerici, aydınlanmacı, bilimsel, laik değer varsa hepsine küfrediliyor, bu değerlerin tamamı aşağılanıyor, müslümanların zulüm gördüğü, ezildiği, mağdur edildiği propagandası yapılıyordu. Özellikle “meslek dersleri” adı altında şeriat ve cihat propagandası pompalanıyor, “komünizm düşmanlığı”, “laiklik düşmanlığı” en önemli değer olarak dayatılıyordu.

Düşünsenize, yaş 11, 12, 13, 14, 15… Ağacın tam da yaşken eğilip büküleceği, hamurun tam da kıvamında karılacağı yaşlar! O yaşların hepsini imam hatip sıralarında yaşadım…

İşte tam da bu yüzden… Kuran, fıkıh, tefsir, hadis, siyer, kelam derslerini tek tek almış, o okulun yollarını 7 yıl aşındırmış bir imam hatip mezunu olarak, imam hatiplerin ne menem okullar olduğunu başkasından dinleyerek öğrenecek değilim.

“İmalat hatası bir imam hatip mezunu” olarak, o okullarda insan aklına ve yaratıcılığına nasıl saldırıldığı gerçeğini tüm dehşeti, şiddeti ve vahşetiyle gayet iyi biliyorum.

Ve… İmam Hatip Liseleri Mezunlar ve Mensuplar Derneği’nin 2013’teki iftar yemeğinde kürsüye çıkan Tayyip Erdoğan’ın o sözlerini unutmuyorum… Diyordu ki: “İmam hatipler sadece bir okul değildir.”

1 Eylül 1970’de yayımlanan gerici ve anti-komünist dergi Yeniden Milli Mücadele’nin 31’nci sayısında da şu cümle vardır: “İmam hatip okulları sadece meslek okulu değildir.”

İki cümlenin sarf edilişi arasında tam 43 yıl var!

Bugün memlekette yer gök, dağ taş imam hatip olmuşsa, sırrı işte bu yarım asırlık gerici saldırıdır. İmam hatip savuncularının sürekli –haklı bir şekilde- ifade ettiği üzere: “İmam hatipler sadece bir okul değildir.”

İmam hatip okulları bu yarım asır boyunca çeşitli uğraklarda, çeşitli operasyonlarla parlatıldı, çoğaltıldı, yaygınlaştırıldı. İmam hatipleri destekleyen dernekler, vakıflar kuruldu, operasyonel girişimlerde bulunuldu. 1970’lerde Milli Cephe hükümetleri, ardından 12 Eylül faşist darbesi, 1980’ler boyunca 12 Eylül’ün resmi ideolojisi Türk-İslam sentezi, Amerikancı-İslamcı Özal hükümetleri, bu hükümetlerde görev yapam Vehbi Dinçerler, Hasan Celal Güzel gibi gerici Milli Eğitim Bakanları, Türk Ceza Yasası’nından 163’üncü maddenin kaldırılarak şeriat savunusunun serbest hale getirilmesi, 1990’larda Erbakanlı, Refah Partili yıllar, 2000’lerde islâmofaşist AKP’nin iktidara getirilmesi… Bu uzun süreç boyunca gericilik, yobazlık, siyasal islamcılık dinamizmini ve kadrolarını imam hatiplerden devşirdi.

Yarım asırlık imam hatipleşme furyasına eşlik eden yan ve yardımcı kuruluşlar da var elbette: Komünizmle Mücadele Derneği, Akıncılar Derneği, Milli Türk Talebe Birliği, Aydınlar Ocağı, Nakşibendi tarikatının bilumum kolları, İlim Yayma Cemiyeti, Birlik Vakfı, Ensar Vakfı… Yazmaya kalksak sayfa da yetmez, mürekkep de!

İmam hatipler, yarım asırdır bu ülkenin polis, içişleri, yargı ve milli eğitim teşkilatlarına siyasal İslamcı, tarikatçı, anti-laik, piyasacı, tüccar kadrolar yetiştirme merkezleridir.

Bir okul olmanın çok ötesinde, operasyonel işlevleri olan, bu coğrafyada laik-aydınlanmacı-ilerici ne varsa, yok etmeye adanmış gerici düşüncenin eğitim merkezleridir.

43 yıl önce gerici ve şeriatçı derginin söylediği de, 43 yıl sonra Tayyip Erdoğan’ın söylediği de yüzde yüz doğrudur: İmam hatipler sadece bir okul değildir!

“İmam hatipler kapatılsın” dediğimizde, çok farklı sandığımız yerlerden aynı itirazın çıkması asla bir tesadüf değildir. “Hayır, imam hatipler kapatılmasın, bu düzen böyle sürüp gitsin” diyen AKP’sinden Ensar’ına, Ahmet Hakan’ından Kılıçdaroğlu’na kadar hepsi aynı yolun yolcusu, aynı gericiliğin mürtecisidir.

Aziz Nesin 1993’te şunları söylüyordu: “Yarın, öbür gün bu dinciler iktidara gelip imam hatipten yetiştirdiği talebeleri yargıç, avukat, hekim, mühendis, belediye reisi gibi devletin her koluna atayıp en son bu talebeleri Harbiye’ye sokarak orduyu ele geçirip devleti her koldan kuşatacaklar. Ama şu an kimse farkında değil!”

İşte Kemal Kılıçdaroğlu’nun “Biz kurduk, biz açtık” diye ter ter tepindiği imam hatipler budur!

Zaten Kılıçdaroğlu dediğin nedir ki: Laikliğe saldıranlara karşı açıklama yaparken bile lafa “dinimiz” diye başlayan, “özgürlükçü laiklik” palavrasını sıkan bu Kılıçdaroğlu değil mi!

İmam hatipler, gericiliğin kadro ve taban kaynağıdır. İtaat ve biat eden, kul yetiştiren, soru sorma yeteneğini ve merak etme yetisini yitirmiş sürüler yetiştirme mekanizmasıdır. Mevcut halleriyle Tevhid-i Tedrisat yasasına aykırıdırlar. İnsanlığın en önemli kazanımlarından olan laiklik ilkesine aykırıdırlar. Bilimsel eğitim sistemine aykırıdırlar.

İşte bu nedenledir ki…

İmam hatipler kapatılmadıkça ve kamu yönetimi imam hatiplilerden arındırılmadıkça AKP’nin ya da türevlerinin iktidardan inmesi olanaksızdır. İmam hatip mezunlarının yargıç, savcı ve avukat olmaları, laik hukuk sisteminin çözülmesinin en temel nedenidir.

“İsteyen istediği okulda okusun”, “İmam hatiplilerin her türlü fakülteye alınmaması fırsat eşitliğine aykırı” gibi liberal safsatalar ve sözde “özgürlükçü” yaveler, artık yavan birer sakız, bayat birer hurafedir!

Bugün IŞİD her yerdeyse, IŞİD kafası kentlerimize, sokaklarımıza kadar girebildiyse bunun temeli imam hatiplerde atılmıştır.

IŞİD Türkiye’nin dışında değil içindedir. 60 yıllık sistemli islamizasyon politikaları, IŞİD’in doğal tabanını yaratmıştır. Artık AKP tipi İslamcılık bitmiştir. AKP geriye doğru, daha vahşi, daha barbar bir siyasal İslamcılığa doğru yürümektedir.

Geçen hafta TBMM Başkanı İsmail Kahraman’ın “Anayasada laiklik olmamalı” şeklindeki hezeyanının ardından gördük ki, bu memlekette laikliği, ilerici değerleri bütünlüklü ve yekpare şekilde savunacak tek özne sosyalistler, komünistlerdir… Bu nedenle laik-sosyalist cumhuriyet mücadelesinin bir an önce iktidara taşınması gerekmekte.

İlk somut adım imam hatiplerin kapatılması isteğini kitlesel bir politik kampanyaya dönüştürmektir. Bu bir ilericilik-gericilik kavgasıdır. Dolayısıyla da sınıfsal bir kavgadır.

Ne kadar haykırsak azdır: İmam hatipler kapatılmalıdır!

 

[email protected]

twitter.com/_ahmetcinar_