Bir zorunluluk: Aziz Nesin olmak

10/12/2015 Perşembe
Bir zorunluluk: Aziz Nesin olmak

soL Haber Portalı’nda son dört günde yayımlanan dört haber, neden her birimizin Aziz Nesin olması gerektiğini müthiş bir berraklık ve netlikle açıklıyor.

Aziz Nesin’in 20 Aralık’taki 100’üncü doğum yıl dönümü nedeniyle, Nâzım Hikmet Kültür Merkezleri tüm yurtta “Aziz Nesin Olunmalı” haykırışını dile getiriyor.

Niçin Aziz Nesin olmamız, neden Aziz Nesin’in o kararlı, inatçı, ısrarlı aydın tavrına sahip çıkmamız gerektiğini anlamak için, memlekete şöyle bir bakmak yeterli aslında.

Son dört günden rastgele dört haber, bize #AzizNesinOlunmalı çağrısını niçin ciddiye almamız gerektiğini gösteriyor.

***

Mersin’de bir baba, kızının “seçmeli” Kuran dersini seçmesini istemiyor.

Gayet makul bir istek… Fakat “seçmeli” olan Kuran dersini almanın “mecburi” olduğu bir ülkede yaşıyoruz.

“O da ne demek” demeyin.

AKP adlı islâmofaşist sermaye diktatörlüğü, tehditle, baskıyla, zorla alevi bir ailenin kızına Kuran dersi dayatabiliyor. Çünkü ülkede fiili olarak radikal ve köktenci bir sünni-islâmi rejim hüküm sürüyor.

Hatırlıyorum: Aziz Nesin, eğer din dersi zorunlu olacaksa, bu dersin bilimsel eğitimden geçmiş, laikliği benimsemiş, materyalist felsefeyi özümsemiş öğretmenler tarafından anlatılması ve derslerde sadece dinlerin kökeni, doğuşu, kaynakları, sınıfsal işlevleri gibi konuların işlenmesi gerektiğini yazmıştı. Türkiye’deki “seçmeli ama zorunlu” din derslerinde yapılan ise kaba bir sünnilik propagandası.

Aziz Nesin her türlü tehdide, baskıya, yıldırıya karşı bu görüşlerini tek bir geri adım atmadan, tek bir eleştirisini geri çekmeden savunagelmişti.

“Halkımızın değerleri” adı altında gericiliğe, ilkelliğe, bayalığa fit olmamıştı.

Aydın olmanın ne demek olduğunu yaşamıyla göstermişti.

İşte aslında tam da bu nedenle #AzizNesinOlunmalı.

***

Şırnak’ta görev yapan TEM polislerinin TRT ekranlarında söylediklerini duydunuz mu?

Polis diyor ki: "İnanan insanlarız, şehadete inanıyoruz. Bunun için ilk sırada yer almak istiyoruz. Gücümüzü inancımızdan yani İslâm'dan alıyoruz.”

Türkiye’de AKP diktatörlüğünün vurucu ve militan gücü haline gelen polisin, ideolojik ve siyasi yapısını çok net gösteren bir haber.

Laik bir cumhuriyet rejiminde polis gücünü dinden, kutsal kitaptan, mezhebinden, cemaatinden almaz, alamaz, almamalı. Kamusal güvenlik hizmeti verecekse eğer polis, gücünü laik ve cumhuriyetçi hukuktan, kamucu anlayıştan, cumhuriyet değerlerinden alır.

Eğer gücünü dinden, cemaatten, mezhepten alırsa, işte o zaman Saray’dan talimat gelir, gider Ali İsmail’i, Ethem’i, Berkin’i vurur, emekçi ve yoksul halkları katleder!

O haberde konuşanlar polis falan değil, fiili olarak hüküm süren İslâmcı diktatoryanın silahlı militanlarıdır.

İşte bu nedenle de #AzizNesinOlunmalı.  

***

Fotoğrafı bile ürkütücü… Adana'da bir din dersi öğretmeni, öğrencilerini mezarlığa götürüp "Ahirete iman, kıyamet ve yeniden dirilme" konulu dersleri anlatmış. Parmak kadar çocuklar, mezar taşlarının arasında endişe dolu gözlerle öğretmeni dinliyor. O çocukların yaşadığı psikolojik travmayı düşünemiyorum bile.

Bu “öğretmenin” öğretmen olarak kabul edildiği bir ülkede, ne eğitim var olabilir, ne bilim… Ne yazık ki çocuklarımızın her sabah gittiği o binalar artık okul olmaktan çıkmış, 4+4+4 marifetiyle “sürü” ve “yobaz” imal edilen fabrikalar haline gelmişlerdir.

Felsefe derslerine imamların girdiği, fen bilimleri öğretmenlerinin de giderek imamlaştığı yerlere okul demek, bilim ve eğitim kavramlarına ihanettir.

Mezar taşları arasında beyinleri, ruhları, kişilikleri kökten biçilen çocuklarımız, “Yeni Türkiye” dedikleri insansız-vicdansız-bilimsiz-sanatsız düzenin kulları ve köleleri haline getirilmektedir.

Çocuklara bu düzende iki şey öğretilmektedir: Korku ve cehalet.

İşte tam da bu nedenle #AzizNesinOlunmalı ve Aziz Nesin’in “Korkudan Korkmak” adlı o müthiş kitabı tez elden okunmalıdır.

“Korkudan Korkmak” başlıklı yazı, aslında Aziz Nesin’in yazdığı bir önsöz. Dieter Duhm’un “Kapitalizmde Korku” adlı kitabına yazdığı önsöz.

Aziz Nesin bu yazısında, sınıflı toplumlarda, kapitalist düzenin imal ettiği korkudan bahseder.

“Korkudan korkan insan” modelini şöyle anlatır Aziz Nesin: “Kendini özgür sanan köledir. Karşıtıyla uyum sağlamayı, uzlaşmayı insancıllık (hümanizm) sanan bir enayi insan modeli ortaya çıkar. Yüreksizliğini yüreklilik sanır. Kişiliksizliğini (tek boyutluluğunu) kişilik sanır.”

İmam hatipler, Kuran kursları, tarikat okulları kapatılmadan, “korkudan korkan insancıklar” yetişmeye devam edecektir.   

***

Bir haber başlığı daha: “Cihatçı çetelerin, selefi barbarların safına Avrupa ülkelerinden katılanlar bir yılda ikiye katlandı.”

Evet öyle…

Çünkü dinsel gerici barbarlığın kökü sınıfsaldır ve tekelci sermaye düzenidir. Yani bugün Avrupa’yı ve dünyayı sarıp sarmalamış olan kapitalist düzen.

Emperyalizm, her türlü gericiliğin en üst seviyede eklemlenmesi ve yoğunlaşması anlamına gelir.  Aydınlanmanın ve laikliğin beşiği olan Avrupa, şu anda IŞİD’in, cihatçı çetelerin, dinsel karanlığın, sömürü ve insansızlığın kaynağı haline dönüşmüştür. Çünkü sık sık yinelediğimiz gibi, emperyalizm özsel olarak dinseldir.

IŞİD’e ve her türlü dinci gericiliğe karşı mücadele etmenin yegane yolu, sosyalist mücadeledir. Sermayenin, tekellerin, kapitalizmin laiklik ilkesiyle yan yana gelme imkân ve ihtimali yoktur.

IŞİD’i, ortağı AKP’yi ve hepsinin yaratıcısı emperyalist tekeller düzenini her düzeyde yenmenin tek yoludur sosyalizm.

Sosyalist mücadele dışında bu barbarlığı yenmenin başka bir yolu, yordamı, yönü ve yöntemi kalmamıştır.

Ve yine işte tam da bu nedenle #AzizNesinOlunmalıdır.  

Aziz Nesin’in de yaşadığı bu toprakları her daim taze tutan, yeşerten, yaşatan damar, bu ülkenin komünistlerinde her zamankinden daha gür, daha hızlı, daha coşkulu akmaya mecbur.

Aziz Nesin olmak yetmez. Aziz Nesin’i, o kararlı ve ısrarlı aydın duruşunu da kapsayarak ileriye doğru hızla aşmak zorundayız: Bu zorunluluk, en büyük özgürlüğümüz olacaktır.  

Bu da yetmez…

#AzizNesinOlunmalı bilincini iktidara taşımaya mahkûmuz: Bu mahkûmiyet ise kurtuluşumuz.  

Gericiler bunu fark ettikleri için yakmak istediler Aziz Nesin’i.

[email protected]

twitter.com/_ahmetcinar_