Suruç'ta Kuran kursu açılsaydı

22/07/2015 Çarşamba
Suruç'ta Kuran kursu açılsaydı

Suruç’ta bomba patlatıldı. Solcu, sosyalist gençlerin 32 i öldürüldü, yüzden fazlası yaralandı.

Polis, MİT ne yaptı?

Aslında iyi çalıştılar. Türkiye’nin çeşitli illerinden Suruç’a gelen, buradan Kobani’ye geçip, “yeniden inşa sürecine” katkıda bulunmak isteyen gençleri çıkış noktalarından Suruç’a gelene kadar adım adım izlediler. Görüntüler aldılar, telsizlerle, telefonlarla, “tamam amirim”,”evet amirim”,”izlemedeyiz amirim” li yüzlerce konuşmalar yaptılar.

Gençler Kobani’de, tiyatro, müzik gösterileri yapacaklardı, park, kütüphane, çocuk merkezlerinin açılmasına öncülük edeceklerdi.

Polis, MİT, yoğun takipteydi.

Bu gelenleri yakından izledi. Basın toplantısı yapacakları gün de tek tek arandılar.

Bunlar solcuydu, tehlikeliydiler. Adı üstünde Sosyalist Gençlik Dernekleri Federasyonu’nun (SGDF) çağrısıyla toplanıp buralara gelmişlerdi.

Polis bu çocukların hepsini aradı ama bizim iktidarla dayanışma, işbirliği içinde olan IŞİD’in bombacısını aramadı.

Ona yol verdi. Elinden tutup olay yerine gelmesine yardımcı oldu. Ya da görmezden geldi.

Polis, yılların deneyimine sahip. Kimi arayacağını, kimi aramayacağını bilmez mi?

Ayrıca, basın açıklamasının yapıldığı sırada Amara Kültür Merkezinde polis de yoktu. Uzaklaşmıştı.

Genelde, solda olan kişi ve kuruluşların basın açıklaması ya da eylem yaptığı toplantılara izleyici kadar polis gelirken, 300 kişinin bulunduğu, hem de “sosyalist gençler” olarak bilinenler, hem de Kobani gibi “sorunlu” bir kente gidiş açıklaması yapıyorlar ancak ortada polis yok.

Yok. Geri çekilmiş.

Çünkü patlama olacak. Ve oluyor.

Bu toplantı, örneğin, bir Kuran kursu açılışı olsaydı. Ya da İmam Hatip açılışı olsaydı. Ya da Bilal’in vakfının toplantısı olsaydı. Böyle bir patlama, saldırı olur muydu?

Olmazdı, bugüne dek de olmadı. Çünkü polis, istihbarat birimleri görevleri olan gerekli önlemleri alırdı. Toplantının güvenliğini sağlardı.

Bir düşünün; Suruç’ta cenazelerin adli tıp kurumuna gönderilmesi sırasında çantasından IŞİD bayrağı çıkan bir kişi oradaki insanlar tarafından linç edilmek isteniyor. Polis tarafından kurtarılıyor. Polisin kurtardığı bu kişinin Urfa’nın Halfeti  İlçesinde İmam olarak görev yaptığı ortaya çıkıyor.

Bombalama eylemini planladığı anlaşılan IŞİD yalnız değil.

İktidarın koruyup kolladığı, silahla, mühimmatla büyütüp, beslediği stratejik ortağı.

Yaralanan IŞİD eylemcilerinin sınır illerimizdeki hastanelerde tedavi edildiği, hatta İstanbul’da yaz kampı olduğu artık sır değil.

Hatırlayın, bir ay kadar önce IŞİD’ciler Akçakale’de gazetecileri sözle tehdit etmişti.

Gazeteciler bunu Şanlıurfa Valisi İzzettin Küçük’e yansıtmış ve “Akçakale’de IŞİD’ci var mı?” diye sormuşlardı. Vali bu sorudan rahatsız olmuş, polislere, “alın bunları” diye talimat vermiş, dört gazeteci gözaltına alınmıştı.

O gün Valinin bu tutumunu kınayan Çağdaş Gazeteciler Derneği dün de bir açıklama yaptı. Açıklamadaki son cümle şöyle: “ Şimdi gazeteciler olarak Vali’ye tekrar soruyoruz, kentte IŞİD’ci var mıdır, yok mudur? “

Bir ay önce, bu soruyu soran gazetecileri içeri aldıran Vali, şimdi sessiz, kaçacak delik arıyor. Çünkü Başbakanı eylemi IŞİD’in yaptığını söylüyor. Demek, Vali’nin kentinde bayağı IŞİD'ciler var.

Başbakan, “4 parti teröre karşı ortak deklarasyon yayınlayalım” diyor.

Vayy be. Zehir hafiye gibi. Hiç kimsenin aklına gelmeyen çözüm, bunun aklına gelmiş!

Ortak açıklama yayınlayınca ne olacak? “Terör nereden gelirse gelsin lanetliyoruz”

Eee, sonra?

Neden olayı önceden önlemiyorsun? Senin istihbarat örgütlerin, içişleri bakanlığın ne yapar? Sadece solcuları mı takip eder?

Suruç’ta vahçi saldırı olmuş. 31 genç öldürülmüş, yüzlercesi yaralı. Bu saldırı yurdun çeşitli illerinde haklı olarak protesto ediliyor. Bu kişilerin üzerine polis şiddeti uygulanıyor, Toma’lı, gazlı saldırı yapılıyor.

Bu saldırı, bu toplu cinayet protesto edilmeyecek te ne edilecek?

Başbakan bunun hesabını, yanıtını vermiyor.

Madem başbakan olarak bu olaydan üzüntü duyduğunu televizyonlarda belirtiyorsun, yalandan da olsa git o protestocuların önünde sen de yürü.

Sen ne yapıyorsun, bu kişilerin üzerine polisi, TOMA’yı salıyorsun.

İktidar olarak sen kimden yanasın? Önce onu ortaya koy.
 

ÖNCEKİ YAZILARI