IŞİD'ime dokunma

02/10/2014 Perşembe
IŞİD'ime dokunma

Ne yapıp edip IŞİD’e destek olmak gerekiyor. Dünya ahret kardeş sayılırlar. Bütün dünya bu kanlı eylemcilere karşı birleşiyor. Böyle psikolojik ortamda savunmak da zor. Ama uyanıksan ve ikiyüzlülüğü beceriyorsan, kurnazlıkta ustalaşmışsan söyleyecek söz bulunur.

Cumhurbaşkanı RTE İstanbul’da düzenlenen Dünya Ekonomik Forum’unda kürsüye çıktı, “ne yani?” dedi, “sadece IŞİD mi terör örgütü, başka örgüt yok mu?” diye ekledi. Neden sadece bunların üzerine çullanıyorsunuz, demeye getirdi.

Aynen şöyle dedi: “Eyy dünya, IŞİD gibi bir terör örgütü çıkınca ayaklanıyorsun da PKK gibi terör örgütü çıkınca neden ayaklanmıyorsun. Ben bunu anlamakta zorluk çekiyorum. Şam’daki rejime gösterilen müsamaha ortaya böyle bir tablonun çıkmasına zemin hazırlamıştır.”

IŞİD’i saklama, üçüncü, beşinci plana atma ancak böyle olur. Kahramanca savunuma, dayanışma, vefa bu kadar olur.

ABD Dışişleri Bakanı John Kerry ise CNN International televizyon kanalında ünlü gazeteci Christiane Amanpour’a konuşurken RTE’yi işaret ediyor, “Vaktiyle Esad’ı devirmek uğruna IŞİD ve benzeri radikal gruplara destek olanların bu krize sebep olduğuna” vurgu yapıyor.

Kim Kerry? Petrol çıkarları için Irak’ı, genelde Ortadoğu bölgesini kanlı senaryolarla dizayn eden ülkenin dışişleri bakanı.

RTE kim? Bir başka ülkenin devlet başkanını devirmek için çırpınan, o ülkedeki Özgür Suriye Ordusu başta olmak üzere silahlı muhalif eylemcilere destek veren kişi.

RTE bununla da kalmadı... "Ey Avrupa’lılar, PKK'ya neden aynı tavrı göstermediniz, çünkü PKK’nın adının önünde 'İslam' kelimesi yok" diyecek kadar ileri gitti. IŞİD’in adında “İslam” kelimesi varmış.

Bunlar, yenilir yutulur sözler değil. IŞİD bizde iktidar ortağı olmuş haberimiz yok.

“Ey dünya, IŞİD için ayaklanıyorsun da PKK için neden ayaklanmıyorsun?” diyene ilk soru şu “Ayaklansana, yok etsene dediğin PKK lideri ile sizin öncülüğünüzde hükümet el sıkışıp masaya oturmadı mı? Ne diye başkalarını ayaklanmaya çağırıyorsun. Onlar ayaklanırsa, her seçimde oy’a tahvil ettiğin 'barış süreci' sona ermez mi?"

İktidar temsilcilerine sorarsanız, PKK (PYD) Kobani’de IŞİD ile çarpışırken, dağları, çölleri aşarak sınırımıza dayanan özellikle kadınların, çocukların yaşlıların bu duruma düşürülmesinde IŞİD’in suçu, rolü yok.

Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan da ustasına yakın durmak için boş durmuyor, ”Kandil yan gelip yatıyor, gidip IŞİD ile savaşsana” diye talimat veriyor.

Başa dönersek, RTE dünyaya, ”bırak IŞİD’in yakasını, PKK ile uğraş“ derken, bu kanlı örgüt ile mücadele etmek için oluşturulan “ortak güç”e katılmak, aktif silahlı destek vermek için de şartlar sıralıyor:

“Atmamız gereken üç önemli başlık var. Suriye’de uçuşa yasak bölgenin ilan edilmesi, Suriye topraklarında güvenli bir bölgenin Suriye tarafından tesis edilmesi, bu güvenli alanın nasıl tesis edileceğinin belirlenmesi.”

RTE’nin ABD dönüşü İstanbul’da havalimanında Türkçe yaptığı bu açıklamanın Türkçe tercümesi şu:

Ben Suriye topraklarının bir bölümünü işgal etmek, bu topraklara askeri güçlerimle yerleşmek istiyorum!

Bu talepler Suriye topraklarını bir başka ülkenin (Türkiye’nin) işgal etmesi demektir. İşgal planıdır.

Bunun kabul görmeyeceğini, kendisine pahalıya patlayacağını bilerek bunu söylüyor.

Sihirli sözcük,”IŞİD’ime dokunma”, gerisi önemli değil.

Din-mezhep adına ortaya çıkan bu kanlı örgüte karşı uluslararası güç’e destek çağrıları yapılıyor. Suriye’de, Irak’ta. Sınır boyunda.

Ne Suriye’si ne sınır hattı. IŞİD İstanbul’da, Fatih Camii'nde ölen IŞİD militanları için gıyabi cenaze namazı kılıp, bayrak açıp gösteri yapıyor.

“Müslüman Gençlik” adı altındaki grup ellerinde çivili sopalarla Cuma günü İstanbul’da üniversite binasında gençlere saldırıyor. Güvenlik güçlerinin desteğinin arkalarında olduğunu biliyorlar.

RTE'nin kahraman polisleri yok ortada, mecbur kalıp gelince de seyrediyor. Hoşgörülü. Laf olsun diye, gözaltı bile yok.

Bunların ağabeyleri, büyükleri de İstanbul sokaklarında eli bıçaklı dolaşıp “kanlı Pazar”larda devrimci gençleri öldürürlerdi. Onlar da arkalarında iktidarın gücünü alırlardı.

Komünizmle Mücadele derneklerinde bir araya gelirlerdi.

Şimdi mi?

Onlar şimdi iktidar oldular.

Not: Ahmet Abakay'ın Çarşamba yazısını teknik bir aksaklık yüzünden bugün yayınlıyoruz. soL

ÖNCEKİ YAZILARI