Adını değiştiren kovboylar

27/08/2014 Çarşamba
Adını değiştiren kovboylar

Bir aydan beri yurtdışında, İtalyada’ydım. Giderken Sol Portal yönetiminden izin aldım. ”Bir ay yokum” dedim.

Milano’da yaşayan kızımın doğumu için gitmiştim. Kız çocuğu torunum dünyaya geldi. Dede’lik meseleleri filan.

Kuşkusuz ki bu sürede Türkiye televizyonlarını izleme şansım olmadı. İç politika gelişmelerini de internet haberleriyle izlemeye çalıştım.

Dünya’nın, en azından İtalya’nın ülkemiz yönetimini nasıl gördüğüne ilişkin yaşadığım bir konuyu anlatmak isterim.

Resmi bir işlem yaptırmak için devlet dairesine gitmem gerekti. Milano Yabancılar Ofisindeki genç memur pasaportumu incelerken bir merakını gidermek istedi. Birlikte olduğumuz kızımla İtalyanca diyalogları şöyle oldu:

-Türksünüz?
-Evet, pasaportta görülüyor.
-Sizin ülkenizde bir bakanın konuşmasını dün televizyonda izledim de çok eğlenceliydi?
-Hangisi?
-Sizin bir bakan, Kadınların dışarıda, başkalarının yanında kahkaha atmasını yasaklamış.
-Evet, maalesef doğru, hem sadece Bakan da değil, aynı zamanda Başbakan yardımcısı.
- İyi kurgulanmış, çok iyi bir televizyon şakasıydı ama. Eşimle çok güldük.
-Şaka değil ama o ciddi bir konuşmaydı.
-Hayır, siz de şaka yapıyorsunuz. O bir televizyon oyunu, şakasıydı. Öyle yorumladık.
-Gerçekten şaka değil. Bizde böyle garip yöneticiler var. Türkiye’de buna tepki gösterenler de çok oldu. Biz de kınıyoruz.
-“Böyle bir şey gerçek olamaz, ancak bir TV şakası olur” diye düşündüm.
-Ne yazık ki gerçek.

O günlerde Bülent Arınç’ın bu açıklamasını biz de ailecek İtalyan Televizyon kanallarında izledik.
Onlar şaka sansalar da, Bu ülkenin Başbakan Yardımcısı,”kadın iffetli olacak, herkesin içinde kahkaha atmayacak. Hareketlerinde cazibedar olmayacak” deme ilkelliğini ve cesaretini gösterebiliyor.

Ülkemizi dışarıda böylesine alay konusu yapabiliyorlar.

Adını değiştiren adam
RTE, Davutoğlu’nu hem partisinin başına hem de Başbakanlığa emanetçi olarak tayin etti ya.Yanaşma basının yazıcıları gazete köşelerinde, televizyonlarda nasıl de yalakalık yarışına girdiler sormayın.

Yeni bir dönem başlayacakmış, Davutoğlu ile yeni projelerle yeni Türkiye kanatlanacakmış, restorasyon, hamle dönemi başlayacakmış.

Cumhurbaşkanı ve Başbakan RTE Bakanlarından herhangi birini bu işe görevlendirebilirdi. Emanetçi olmak için, vurgunlara, cukkalamaya devam için topuk selamına hazır bir sürü Bakanı var RTE’nin.
Davutoğlu’nu uygun gördü. Daha sadakatli, daha dindar, daha Osmanlıcı, daha tıfıl, daha emre itaatkar, belki onda daha fazla boncuk görmüş görmüş tayin etmiş.

Bilmeyen de sanır ki, kendi gücüyle, bağımsız davranabilecek bir adam partinin başına ve Başbakanlığa gelmiş.

Onu seçen de, onun kabinesini belirleyen de, ne yapacağı talimatını verecek olan da RTE.

Ne yeni düzeni, ne atılım, ne yeni bir Türkiye?

Anadolu’da anlatılan bir öykü vardır, şöyle

Adamın biri mahkemeye dilekçe ile başvurmuş. “Ben adımı beğenmiyorum, değiştirmek istiyorum” diye.

Hakim: Neden değiştirmek istiyorsun?

-Yaşamıma yeni bir yön vermek, yeni bir gelecek için, yeni bir sayfa açmak istiyorum. Sıkıldım.
-İyi, peki, nedir senin ismin?
-Ahmet Hıyarağası.
-Peki, haklısın, ne olsun istiyorsun?
-Mehmet Hıyarağası olsun istiyorum…

Ey yanaşma basın, aynı ekibi, aynı gerici-faşist yönetim anlayışını allayıp pullamaya, Yeni Türkiye hamlesi diye sunmaya utanmıyor musun?

Adı Hacı Murat olsa ne yazar, Murat Hacı olsa ne yazar?

A. Gül’ün veda mesajı ve yalanları
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül veda mesajında kuzu postuna büründü.

Görevi süresince tarafsız davranmış,düşünce ifade ve inanç özgürlüğü için çalışmış bu konularda duyarlı olmuş.

Yalancının!

RTE’nin gönderdiği ve pek çoğu, toplumun önemli kesimini can evinden vuran her yasayı anında onaylayan kimdi?

Din, inanç ve vicdan özgürlüğünü savunmuş.

Yalancının!

Sadece bir iki örnek vermek yeterli.

Alevilerin defalarca şikayetçi olduğu zorunlu din derslerinin kaldırılması için, Cemevlerinin statüsünün kabulü için tek cümlenizi duyan oldu mu?

Orta öğretim kurumlarının yurt çapında İmam Hatipleştirilmesine karşı sus pus olan, saklanan kimdi?

Son haftalarda 40 bin öğrenci kendi isteği dışında İmam Hatip Liselerine yerleştirildi. Haksızlığa uğrayan bu ailelerin çığlıklarını duydunuz mu?

Gezi eylemleri sırasında iktidarın öldürttüğü gençlerden herhangi birinin ailesini ziyaret edip acısını paylaştınız mı? Ya da Roboski cinayeti, bu cinayetin failleri size bir şey hatırlatıyor mu? Hatırlamıyorsunuz değil mi?

Göreviniz süresince RTE’nin onay makamı, memuru oldunuz. Hem de gönüllü.

Çok açık taraf oldunuz.

Bari susun. Veda mesajsız gitseydiniz keşke.

ÖNCEKİ YAZILARI