Zorunlu din dersine karşı bir mahkeme kararı daha: 'Zor bir şey değil, yeter ki cesaret edin'

İstanbul Beylikdüzü’nde 4. sınıf öğrencisi çocuğunun zorunlu din dersinden muaf olmasını isteyen Halil Konaklı, açtığı davayı kazandı. Mahkeme laiklik ilkesini vurguladığı kararda çocuğun dersten muaf tutulması gerektiğini ifade etti. soL'a konuşan Konaklı 'Zorunlu din dersi bir zorbalık' dedi ve çocuklarının bu dersten muaf tutulmasını isteyen ailelere de vakit kaybetmeden yasal sürece başlamaları çağrısı yaptı.
soL - Haber Merkezi
Perşembe, 20 Haziran 2019 09:21

İstanbul Beylikdüzü’nde Alevi bir yurttaş olan Halil Konaklı, ilkokul 4. sınıf öğrencisi çocuğunun zorunlu din dersinden muaf tutulması için açtığı davayı kazandı.

Mahkeme kararında Anayasa Mahkemesi’nin 1998 tarihli kararındaki laiklik tanımını hatırlattı. Mahkeme çocuğun zorunlu din dersinden muaf tutulmasına karar verdi.

Baba Halil Konaklı ilkokul öğrencisi oğlunun zorunlu din dersinden muaf tutulması için geçen Eylül ayında Beylikdüzü Kaymakamlığı’na başvurmuş, Konaklı’nın başvurusu kaymakamlık tarafından “Hristiyanlık ve Musevilik dışındaki diğer dinlere mensup veya herhangi bir dine inanmayan öğrencilerin Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersini okumalarının zorunlu olduğu” gerekçesi gösterilerek reddedilmişti. Konaklı bunun üzerine kaymakamlığın işleminin iptali için dava açtı. İstanbul 12. İdare Mahkemesi kaymakamlığın işlemini hukuka uygun bulmayarak iptal etti.

Mahkemenin kararında Anayasa Mahkemesi’nin 16 Eylül 1998 tarihli kararındaki laiklik tanımına atıfta bulunularak “laik devletin doğası gereği resmi bir dininin bulunmaması, belli bir dine üstünlük tanımamasını, onun gereklerini yasalar ve diğer idari işlemlerle geçerli kılmaya çalışmamasını gerektirdiği, bu bağlamda, laik bir devlette belli bir dinin, eğitim ve öğretimi zorunlu hale getirilemeyeceği” değerlendirmesine yer verildi.

Aynı kararda dinler hakkındaki yansız ve tanıtıcı bilgileri vermek amacıyla Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi derslerinin ilköğretimde zorunlu olduğu ancak diğer din derslerinin küçüklerin kanuni temsilcilerinin iznine tabi olduğu vurgulanıyor.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin de Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersinin içeriğiyle ilgili kararlarından örnekler veren mahkeme kararında şu ifadelere yer verdi:

DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ DERSİNİ ALMAYA ZORLANAMAZLAR

Bu durumda TC Anayasası’nın 24. maddesinde hiçbir ayrım yapılmadan tüm vatandaşlar için Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersinin zorunlu olduğunun belirtilmesine ve ilk ve orta öğretim kurumlarında verilen öğretimin adının ‘Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi’ olmasına rağmen bu dersin içerik olarak ‘Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi’ öğretimi olarak kabul edilmeyeceği açık olduğundan ve din eğitiminin de ancak kişilerin kendi isteğine, küçüklerin de kanuni temsilcilerinin talebine bağlı olması karşısında, küçüklerin kanuni temsilcilerinin anılan dersin okulda çocuklarına verilmesini istemedikleri takdirde din kültürü ve ahlak bilgisi dersini almaya zorlanamayacaklarından, davacıların çocuklarının anılan dersten muaf tutulmasına ilişkin taleplerinin ‘Hristiyanlık ve Musevilik dışındaki diğer dinlere mensup veya herhangi bir dine inanmayan öğrencilerin Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersini okumalarının zorunlu olduğundan’ bahisle reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle dava konusu işlemin iptaline…

Çocuğunun karnesinde artık din dersinden muaf olduğunun yazılı olduğunu söyleyen Halil Konaklı, tüm ailelere cesaret edip bu konuda adım atmaları çağrısında bulundu.

BABA KONAKLI: AYNI DERSİ BEN DE GÖRDÜM, YAŞADIĞIM TRAVMALARI BİLİYORUM

soL’a konuşan Konaklı “Zorunlu din dersi herkesin malumu olacağı üzere bir zorbalık. Zorbalığa karşı gelmenin herkesin doğal refleksi olduğunu düşünüyorum. Biz de bunu yaşadık eğitimimizde, zorunlu din dersine maruz kaldık. Yaşadığım travmaları çok iyi biliyorum. Çocuğumun da aynı şeyleri yaşamasını istemedim ve bu zorbalığa birilerinin karşı gelmesi gerektiğini düşündüm. Yani gelecekteki güzel günlere bırakarak değil de bugünden direnerek ve karşı gelerek bir şeylerin başarılabileceğini, bunun çok da zor olmadığını göstermek için de dava açtım” dedi.

‘AYDINLANMA HAREKETİ’NİN SİTESİNDEN YARARLANDIM’

Başvuruyu yaparken ve davayı açarken Gericiliğe Karşı Aydınlanma Hareketi’nin internet sitesinde yer alan bilgilerden yararlandığını söyleyen Konaklı, dava devam ederken çocuğunu din derslerine sokmadığını dile getirdi.

Gelecek dönem ortaokula başlayacak olan oğlunun yeni okuluna da mahkemeden çıkan kararı götüreceklerini söyleyen Konaklı “Dava sonucunu yeni okuluna götüreceğiz, diyeceğiz durum budur, gerekli tedbirleri alın ya da başka ders seçeceğiz diye. Bakalım ne olacak? O süreci de göreceğiz tabii ki” dedi.

Herhangi bir engelle karşılaşması durumunda bu konudaki kararlılığını sürdüreceğini ve bu konuda çalışma yapan çevrelerden destek talep edeceğini belirten Konaklı’nın ailelere de bir çağrısı var. Konaklı çocuklarının zorunlu din dersine girmesini istemeyen ailelere hiç vakit kaybetmeden yasal sürece başlamalarını öneriyor ve bir de bu süreçte gelecek baskılara boyun eğmemeyi…

‘ZOR BİR ŞEY DEĞİL, YETER Kİ CESARET ETSİNLER’

Konaklı “Ben dava açtım ama bu süreçte onların baskılarına boyun eğip çocuğumu derse yollayabilirdim, her zaman dik durulması gerektiğini düşündüğüm için sonuna kadar dik durdum ve derse sokmadım. Ailelerin yapacakları şey, gerekli destekleri alıp başvuruda bulunmak. Hiçbir şey bilmiyorlarsa Aydınlanma Hareketi’nin internet sitesine girip benim yaptığım gibi oradan dilekçeleri indirip başvuru yapabilirler. Gerekli yönlendirmeler var. Zaten arayıp destek istendiği zaman hukuki destek de veriliyor. Zor bir şey değil, yeter ki cesaret etsinler ve başvursunlar. Tek yapmaları gereken süreci takip etmek, sağlam durmak ve çocuklarını zorunlu din dersine sokmamak” diyor.

Konaklı şunları ekliyor:

“İnsanlar hep şunu diyorlar, AKP iktidarı için de bunu söylüyorlar, nasıl olsa gidecek? Ama sonra gelen ne olacak? Ve biz neden bir şeyler için toplumun kökten değişmesini bekliyoruz? Hayatın içerisinde bir şeyleri değiştireceğiz, mücadele ederek, direnerek. İnsanların bunu yapmaları gerek. Bugünden mücadele edecekler, davalarını açacaklar, direnecekler ve kazanacaklar.”