Today's Zaman yazarı Beril Dedeoğlu AB Bakanı oldu

AB Bakanı olan Beril Dedeoğlu kimdir?
Haber Merkezi
Salı, 22 Eylül 2015 21:51

Avrupa Birliği Bakanı olarak atanan Hatice Beril Dedeoğlu, Galatasaray Lisesi ve İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümü mezunudur. Akademik kariyerine aynı kurumda, Prof. Dr. Esat Çam'ın asistanı olarak başlamıştır. 1995 yılından bu yana Galatasaray Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü'nde görev yapmaktadır. 1999 yılında doçent, 2005 yılında profesör olmuştur. Bir dönem Kadir Has Üniversitesi'nde de ders vermiş olan Dedeoğlu, İstanbul Aydın Üniversitesi ve Gaziantep Hasan Kalyoncu Üniversitesi'nde de ders vermektedir. 

ZAMAN YAZARI, YÖK ÜYESİ, AKİL İNSAN

Beril Dedeoğlu'nun uluslararası politika analizleri uzunca bir süre Zaman ve Yeni Şafak gazetelerinde yayımlanmıştır. Bir dönem Agos'ta da köşe yazıları yayımlayan Dedeoğlu halen Star ve Today's Zaman gazetelerinde köşe yazarlığı yapmaktadır. Dedeoğlu, Kanal 24, Samanyolu Haber ve TRT Haber'de yayınlanan bir takım haber programlarına da katkıda bulunmuştur. 6 Şubat 2012 tarihinde, Abdullah Gül tarafından dört yıl için YÖK üyeliğine atanmıştır. Dedeoğlu, çözüm sürecinin bir parçası olarak oluşturulan "âkil insanlar" panelinin üyesi sıfatıyla, 2013 yılının ilk yarısında İç Anadolu Bölgesi'nde çok sayıda konferans ve ziyaret gerçekleştirmiştir.

GALATASARAY ÜNİVERSİTESİ YANGINI

Galatasaray Üniversitesi yangınında odası yanan Beril Dedeoğlu, yangın sonrasında Yiğit Bulut'la yaptığı röportajla gündeme gelmişti. Beril Dedeoğlu, Bulut'un kendisini Tayyip Erdoğan'la yapılacak programa çağırması üzerine sevincini saklayamamış, Yiğit Bulut'un konuya ilişkin yorumu "cana geleceğine mala gelsin" olmuştu.

"SOMA AKP'YE KARŞI KOMPLO" İMASI

CHP Manisa Milletvekili Özgür Özel'in Soma Katliam'ından kısa süre önce Soma ile ilgili önerge verdiğinin ortaya çıkması üzerine "bu konuyu meclis gündemine getirenler çözümün buradan çıkacağını umarak mı yapmışlardı, bilmek kolay değil" ifadelerini kullanan Dedeoğlu'nun Star'da yayınlanan yazısının ilgili bölümü ise şöyle:

Denebilir ki, defalarca muhalefet tarafından meclis gündemine getirildi, ancak iktidar tarafından dikkate alınmadı. Tam bu noktada belki de başka bir soru daha sormak gerekiyor. Bu konuyu meclis gündemine getirenler, çözümün buradan çıkacağını umarak mı bunu yapmışlardı, bilmek kolay değil. Kaç yaşamsal konu meclis soruşturmalarıyla sonlanıp toplum vicdanına değen kararlara dönüştü? Hemen her konuda yasa yapımını geciktirecek, bloke edecek çabalar varsa, meseleye iktidara iş yaptırmama üzerinden yaklaşılıyorsa, sonucun böyle olması kaçınılmaz. Bir dizi olayda amacın üzüm yemek olduğu, bağcı dövmek olmadığı hissettirilebilseydi toplumsal duyarlılık artabilir, karar alıcıların dikkatini çekmek mümkün olabilirdi; gelişmiş ülkelerde böyle yapılıyor. Bizler konuyu diri tutsaydık, sorunları gündeme taşısaydık, memleketi kurtarma aşkıyla yüksek politikaları tartışan televizyon programları yapmak yerine insan öykülerini ele alsaydık, muhtemelen önlemler alınmasına katkı sağlayabilirdik. Dolayısıyla sorumluluk hepimizde.