TKP: Patronla işçinin beka sorunu aynı değil

TKP Ankara İl Örgütü, geniş katılımlı bir toplantı düzenleyerek Parti'nin seçim sonuçlarıyla ilgili değerlendirmelerini paylaştı.
soL - Ankara
Pazar, 07 Nisan 2019 17:08

Türkiye Komünist Partisi (TKP) Ankara İl Örgütü, Ankara Nazım Hikmet Kültür Merkezi’nde (NHKM) 31 Mart seçimleriyle ilgili bir etkinlik düzenledi. Çok sayıda yurttaşın katıldığı etkinlikte, seçim sonuçları ve TKP'nin gelecek dönem neler yapacağı konuşuldu.

‘ORTADA FARKLI FARKLI PARTİLER VAR AMA HEPSİ AYNI SINIFIN PARTİSİ’

Etkinliğin açılışını Ankara İl Başkanı Devrim Koçak yaparken ardından Merkez Komite Üyesi Erhan Nalçacı seçim değerlendirmeleri için kürsüye çıktı.

"Ne olursa olsun her seçimi kazanan bir partiyle karşı karşıya olunduğunu, din, basın, hile ve paranın gücüyle bunun yapıldığını" belirten Nalçacı, “17 yıl bir ülkenin tarihinde oldukça uzun bir dönemdir. İnsanlar tekrar tekrar seçimler için taktikler yapıyor, seçime gidiyor ve sonuç alamıyordu. Bunun yarattığı bir umutsuzluk, apolitizm söz konusuydu.

Bu seçimler, AKP’nin bazı açılardan gerilemesi bir şeylerin değişebileceğini insalara gösterdi, bir umut yarattı. Ancak seçimin bir umut yaratmasının yanında 'bu seçimlerin çok sevinilecek bir şey olduğu' söylemi kabul edilebilir değil. Bunun için sınıf gözlüğüyle bakmak bize çok fazla şeyi gösteriyor. Ortada farklı farklı partiler var ama hepsi bir ve aynı sınıfın partisi” dedi.

‘BU PROGRAMA CHP Mİ, İYİ PARTİ Mİ, HDP Mİ KARŞI?’

2001 krizinden sonra ortaya çıkan programın 17 yıldır kesintisiz şekilde uygulandığı, ülkenin tüm varlıklarının patronlara tam devrinin gerçekleştiğini vurgulayan Nalçacı, bununla birlikte emeğin sömürü oranının katlandığını dile getirdi.

Sosyal devletin tasfiye edildiğini, laikliğin esamesinin okunmadığını belirten Nalçacı şunları söyledi: 

“Bu yaşananlar Türkiye’de sermaye sınıfının tercihiydi ve Erdoğan eliyle hayata geçirildi. Şimdi bir bakalım bu programa CHP, İyi Parti, HDP karşı mı?

Bu mülk devrini geri çevirmeyi programına koyan tek bir parti var mı? Tüm partiler bu süreci geliştirmek için adaylığını ortaya koyuyor.

Laiklik? Laikliği savunan parti var mı? Mansur Yavaş ‘haydi bismillah’ yazıyor afişlerine, Ekrem İmamoğlu seçim sonrası türbe ziyareti yapıyor.

Bu partiler yayılmacılığa karşı mı? Başkanlık? Başkanlık sistemi Erdoğan’ın bireysel tercihi mi, bu ülkenin tüm partileri buna ayak uyduruyor, bu sermaye sınıfının tercihi. Arkalarındaki program, arkalarındaki sınıf önemli."

‘TÜRKİYE BİR ÇARPIŞMAYA DOĞRU GİDİYOR’

Türkiye’nin bir çöküşe, bir çarpışmaya doğru gittiğini, burada tüm yükü AKP’nin taşımamasının düzenin bekası için riskli olduğunu, bu seçimlerde sonuçların sermayenin de tercihi olduğunu belirten Nalçacı, “Türkiye bir düşüşe hazırlanıyor. Düşüşün getireceği travmaya ülke hazırlanmak isteniyor” diye konuştu.

Buna karşın sandıkların neden yeniden sürekli sayıldığını, hileye başvurulmaya çalışıldığını da kaydeden Nalçacı, “Hiçbir süreci sorunsuz, sıkıntısız atlatamaz bu düzen. Bu ekip İstanbul’da öğrendi düzeni, rantı burada öğrendiler. İstanbul belki de ülkenin, dünyanın en büyük rant alanlarından biri. Şimdi gözü dönmüş bir şekilde İstanbul’un elden gitmesini kaldıramıyorlar ve düzen içinde bir pürüz yaratıyorlar.

TKP tabii ki bu hilelere, zorbalığa karşı çıkacaktır. Şehirlerde kurulan rant düzenini teşhir etmek için elimizden geleni yapacağız. Ancak onlar aynı gemide, İmamoğlu bu rant düzenini teşhir edecek ya da tezgahlarını ortaya çıkaracak değil” ifadelerini kullandı.

Türkiye’de yaşanan ekonomik sıkıntıları değerlendiren Nalçacı, “Türkiye düzeni uzun yıllar sıcak parayla yönetildi. Bunun sonuna gelindi. Bu yapısal kriz sermayenin elinde patlama tehlikesini taşıyor. Dünya resesyona hazırlanıyor, dünya yeni bir ekonomik çöküntüye hazırlanıyor. Türkiye çakılma riskinin en yüksek olduğu ülkelerden biri” dedi.

‘TKP NEREDE EMEK VERDİYSE ORADA KARŞLIĞINI ALDI’

İşçi sınıfı ile patronların beka sorununun aynı olamayacağını belirten Nalçacı sözlerine şöyle devam etti: 

“Aynı gemide değiliz sloganı bu nedenle önemliydi. TKP şimdiye kadar birçok seçime katıldı ve çok çalıştı, hiçbir emeği boşa gitmedi. Bir sokakta bir aileyle tanışırsınız, bir işçiyi partiye katarsınız, çok değerlidir dolayısıyla bu seçim dönemleri. Ancak bunlar tek başına toplum açısından önemli değildir.

TKP ilk kez toplum tarafından görülen bir seçim dönemi ve sonucu yaşadı. İllerden birinin üzerinde, Dersim’de TKP yazıyor. Arkadaşlar bu o kadar önemli ki. Dersim’de yaptığımız ittifak önemli sonuçlar doğurdu. Türkiye’de genel antikomünist barajı seyretti, insanlara bir şeylerin değişebileceğini, sol bir umut yaratılabileceğini hissettirdi.

Dersim’deki ittifak ve başarı dolayısıyla tüm arkadaşlarımızı kutluyoruz, Fatih’i de özellikle kutluyoruz. Görev listemize bir başlık daha eklendi, Dersim’e elimizden gelen tüm desteği sunmak… TKP nerede bir emek verdiyse orada oyunu arttırdı, verilen emek hiçbir zaman bu kadar karşılık bulmamıştı parti tarihinde.

Eğer Türkiye bir çakılmayla, bir meşruiyet krizi yaşarsa, TKP’nin bu yükselişi çok daha önemli hale gelecek.

Partiye yönelik ilgiyi en iyi şekilde değerlendireceğiz, 1 Mayıs’ta alanlara bütün gücümüzle girdiğimizde bu mücadeleye de başka bir güç katacak. Biz seçimlerden sonra partiye yüzünü dönenleri partimize, birlikte mücadeleye çağırıyoruz.”

Etkinlik katılanların soruları ve Erhan Nalçacı'nın yanıtlarıyla sona erdi.