Tarım İş Sendikası: Hani ağaçlandırılıyordu?

Tarım ve Orman Bakanlığı, 'tarımın fişini çektiler' iddilarına karşılık olarak kitapçık yayınladı. Tarım Orman İş Sendikası Başkanı ise kitapçıkta yazılanların gerçeği yansıtmadığını söyledi.
Salı, 09 Nisan 2019 18:31

Tarım ve Orman Bakanlığı, muhalefetin sıkça dile getirdiği, "tarımı bitirdiler" iddialarına karşın bir kitapçık yayınladı.

Cumhuriyet'e konuşan Tarım İş Sendikası Başkanı Şükrü Durmuş, kitapçığın gerçekleri yansıtmadığını öne sürerek duruma itiraz etti.

Yayınlanan kitapçıkta yer alan, “yanan alanların ağaçlandırıldığı” ifadesine Şükrü Durmuş, “Bodrum’da daha önce yanan orman alanında şu an 3 tane beş yıldızlı otel var. Hani ağaçlandırılıyordu? Buralara ağaç diktiniz de sonradan otel binası mı oldu” sözleriyle karşılık verdi.

Kitapçıkta yer alan bazı iddialar ve Şükrü Durmuş'un yanıtları şöyle:

  • “Son 16 yılda yaptığımız ağaçlandırma çalışmaları ile orman varlığımızı yüzde 8,6 artırdık. Son 10 yıllık verilere göre 2018’de yanan alanda yüzde 63 azalma sağlandı”

“Tam tersi yanan alanlar neredeyse yüzde 60 artmıştır. Bakanlık yanan alanları olduğundan az gösteriyor. 10 yıldır yanan alanların hiçbiri gerçek rakamlarla kayda alınmıyor. Örneğin, Antalya’nın Kumluca ilçesinde 2016’da gerçekleşen Adrasan Yangını’nda, yanan alanı 250-350 hektar arası kayda geçtiler. Oysa orada 2 bin hektar yandı. Ormanın yanında köy bile yandı. 250 hektar deyip konuyu kapattılar. Adrasan’da yanan alanlar şu an boş duruyor.”

  • “Anayasa ve Orman Kanunu ile yanan alanların yeniden ağaçlandırılması ve başka amaçlarla kullanılmaması güvenceye alınmıştır”

“Yanan alanların hepsine ağaç dikmiyorlar. Bodrum’un Güvercinlik mevkiindeki şu an 3 tane beş yıldızlı otel olan alan, daha önce yanan orman alanıydı. Hani ağaçlandırılıyordu? Buralara ağaç diktiniz de sonradan otel binası mı oldu? Bakana bunu sorduğum için yargılandım ve beraat ettim. Ayrıca, Orman Kanunu’ndaki ‘taşlık, kayalık, verimsiz ve fiilen orman vasfı taşımayan alanların orman dışına çıkarılması’ değişikliği ile özellikle maki bitki örtüsünün bulunduğu, iklimden dolayı yoğun bitki örtüsüne sahip olmayan Türkiye’nin Akdeniz’deki kıyıları da ranta açıldı” 

 

  • “Kurulan ‘Erken Uyarı Sistemi’ ile orman yangınlarına müdahale süresini 40 dakikadan ortalama 15 dakikanın da altına düşürdük”

“İlk müdahaleye bir aracın yetişmesi asla 15 dakikada olmaz. Erken uyarı sistemi ile tespit etmeniz yangınları söndürmeye başladığınız anlamı da taşımaz. Helikopter varsa onun sevk ve idaresi kolaydır ama yangında 15 dakikada havadan müdahale edilse bile bu yeterli değildir. Esas etkili olan söndürme yöntemi “yer hareketi” ve fiili müdahaledir. Çünkü havadan atılan su, yangın kuvvetlendikçe yere inmeden buharlaşır. Bu durumda her yeri söndürmesi de mümkün değil. Yangın, arazözlerle (su tanklı kamyon) ve işçiyle yerden müdahale ile söner. Ormana ilk müdahale ormanın içinde yaşayanla yapılır."

 

  • “Yangınlara müdahale için ormanlarımız 776 kuleden 24 saat gözetlendi”

“Kulelerin 24 saat gözetlendiği doğru ama yanıltmacalı bilgi. Son yıllarda izlenen politikalar ile o kulelere mevsimlik işçileri ve İŞKUR işçilerini gönderiyorlar. Oysa yangın bir uzmanlık işidir. Oralarda olacak insanlar cihaz okumasını bilmeli ve eğitimli olmalıdır. İşçinin, gece uzaktan gördüğü ateşin nerede olduğunu bilecek kadar oranın coğrafyasına hakim olması gerekir. Yangınla mücadelede eğitimli insanlar olmadığını iddia ediyoruz. Orman köylüsünün sorumluluğunda olan alan köylüden alınıp tüccara verildi ve köylü devre dışı bırakıldı. Tüccar da nereden kar edeceğini düşünüp ucuz iş gücü buluyor. Suriyeliyi, Iraklıyı alıyor. Hayatında ağaç kesmemiş insana ağaç kestiriyor, yangınla mücadele ettiriyor. Bir orman muhafızının orayı tanıması en az 5-6 yıl sürer ama hükümet bunun rotasyonunu 5 yıl yaptı. Yani personel 5 yıl sonra başka bir yere tayin oluyor ve bölgeyi tanıyamadan başka ormanda görevlendiriliyor.”