soL Kobanê'de: Koalisyon uçakları yıkıma ortak oldu

Kobanê köylerinde IŞİD’le çatışmalar sürüyor. Halk, Newroz’a hazırlanıyor. Kobanê’ye giden soL editörü Selin Asker'in izlenimleri...
Selin Asker/soL
Selin Asker
Perşembe, 05 Mart 2015 13:27

Kent merkezinin yaklaşık 40 kilometre uzağına dek süpürülen IŞİD, dış köylerde düşük yoğunluklu da olsa saldırılarını sürdürüyor. Kobanê Başbakan Yardımcısı Halid Berkel, kentin adeta tuzla buz olmasında koalisyon uçaklarının yaptığı bombardımanın da etkisi olduğu bilgisini paylaşıyor. 

Kentte asayiş timleri bulunurken YPG güçleri köylerde IŞİD’le çatışmalarına devam ediyor. Saldırılar sürerken cenazeler de geliyor. Yalnızca Kobanê’de bulunduğumuz süre içerisinde iki gerillanın ölüm haberi geldi.

KOBANÊ HASTANESİ

Yaralıların tedavi edilmesi için imkanlar yok denecek kadar az. Kobanê’nin en büyük hastanesi intihar saldırısıyla yıkılmış. Hala sağlam kalan bir okulun katının hastaneye çevrildiğini öğreniyoruz. “Hastane” adı verilen bu noktaya gittiğimizde ise içler acısı bir görüntü karşılıyor bizi. Havasız, izbe, karanlık bir alanda yatan onlarca insan. Bir pansuman bile güç bela yapılıyor. Ancak onca yoksunluğa karşın yaralılar için koşuşturan sağlık görevlileri var. Cezayirli bir kadın doktor, revirin ihtiyaçlarından bahsediyor, ilaca ihtiyaç duyduklarını dile getiriyor.

Köylerde süren çatışmalarda yaralanıp henüz getirilen YPG’lilerle sohbet ediyoruz. Kimisi 1. derece yanığının olduğunu, kimisi yanı başında patlayan el bombası nedeniyle ayağını hissetmediğini anlatıyor. Her cümlenin sonu IŞİD’i bitirene dek mücadele edeceklerinin vurgusuyla bitiyor.

Türkiye’den çok fazla savaşmaya gelen olduğunu söylemek mümkün. 35 yıl hapis cezası kesinleşmiş bir Bursalı, ailesini Kobanê’ye getirmek istediğini söyleyen Nusaybinli, 20 yaşında öğrenciyken IŞİD’e karşı savaşmak için gelen Diyarbakırlı, hastaneden ayrılırken bizi uğurlamak için hasta yatağından kalkmaya çalışan Ağrılı gibi. Yaraları ağır ya da az, nihai zafer elde edeceklerine inançlılar.

Bu arada kentte yalnızca 4 eczane işler vaziyette. “İşler vaziyette” tanımı ise “yıkılmış” olmaması anlamına geliyor, ilaç stokları az.

AZADİ MEYDANI

Halkın IŞİD’le savaşırken en büyük motivasyon kaynaklarından biri Azadi meydanı. Meydanda kurşunlardan delik deşik olmuş devasa bir kartal heykeli bulunuyor. Kobanêliler için adeta “zafer” anıtı niteliğinde olmasının nedeni, tüm bombardımana, çatışmalara rağmen heykelin asla yıkılmaması. Başbakan Yardımcısı Halid Berkel, şöyle anlatıyor: “3 ay önce çatışmalar burada devam ediyordu, her sabah uyanıp kartala bakıyorduk. O yıkılmayınca biz daha umutla doluyorduk. Bu kartal da bizimle birlikte direndi.”

Meydanı çevreleyen bölge, IŞİD’le YPG’nin sınır hattını oluşturması nedeniyle en ağır tahribatı yaşayan noktalardan biri. Berkel, bölgenin ciddi yıkıntıya uğramasının nedeninin, koalisyon uçaklarının bombardımanından da kaynaklı olduğu bilgisini veriyor.

Meydanın biraz ötesinde ise ele geçirilen bir IŞİD tankı, üzerine yapılmış YPG yazıları ve çizimleriyle sergileniyor.

BAKİ QIDO KÜLTÜR MERKEZİ

Bölge halkı her şeye rağmen Newroz’a hazırlanıyor. 21 Mart’ta yapılacak Newroz kutlamaları için kentte bulunan Kültür Merkezi’nde hazırlıklar yapılıyor. En sevilen dengbejlerden biri olan Baqi Xido’nun adının verildiği bu merkezi ziyaret ediyoruz. Merkezin sorumlusu olan ressam ve müzisyenler güler yüzle karşılıyor bizi. Çocukların Newroz kutlamalarında söyleyecekleri şarkılara çalıştıklarından bahsediyorlar.

Yapılan çay ikramları ve sohbetin ardından ellerindeki çalışmaları gösteriyorlar. Che’den Şeyh Said’e,  Baqi Xıdo’dan Mazlum Doğan’a dek birçok ismin ustalıkla çizilmiş resimleri mevcut. Diğer göze çarpanlar, Muhammed Şexo’nun asılı fotoğrafı ve aralarında erbanenin, darbukanın olduğu enstrümanlar. Ancak en dikkat çekeni IŞİD’in ve Türkiye bayrağının bir gözlüğün iki camına resmedildiği karikatür oluyor.

SURUÇ KAMPI

Dönüş yolunda Suruç’taki kamplara uğruyoruz. Kobanê’de çatışmaların doruk noktasına çıktığı günlerde halkın akın akın gelmesiyle Suruç belediyesinin kendi imkanları doğrultusunda inşa ettiği çadır kentler var her 100 metrede bir.

Uğradığımız çadırlar tıklım tıklım. Kadınlar ve çocuklar ağırlıklı. Kışın en zor günleri de dahil aylardır çadırlardan ayrılamadıklarından bahsediyorlar. Dönmenin de kalmanın da zorluklarını dile getiriyorlar. Ancak en büyük temennileri, özlem duydukları topraklarına kavuşabilmek. Kobanê’nin yeniden yaşanılır olacağı günleri sabırla bekliyorlar.

Kamp görevlisi, Kobanê’nin IŞİD’den temizlendiği duyumlarının yardımların kesilmesine neden olduğu bilgisini paylaşıyor. En acil ihtiyaçlarının ilaç, hijyenik ped, çocuk bezi ve çocuk maması olduğunu dile getiriyor.

SALDIRI SÜRÜYOR

Kobanê’ye onanması güç ağır yaralar açıldığı aşikar. Geçtiğimiz yıl Temmuz ayında ataklarla başlayan, bölgedeki denklemlerin değişkenliğine göre yoğunluğunu artıran IŞİD’in saldırıları sona ermiş değil. IŞİD’in Kobanê’ye saldırmasına neden olan sebepler hala güncelliğini koruyor.

Bugün “kötü çocuk” ilan ettikleri IŞİD’in en büyük destekçileri uluslararası güruh, bölgeden elini çekmediği müddetçe bölge halkı adına nihai zafer beklemek mümkün görünmüyor.

Fotoğraflar: Selin Asker

soL Kobanê'de: Yıkımın ardından