Sarayın derdi Havuzu gerdi: Ne olacak kabinenin, yeni partinin, Soylu'nun hali?

Yeni partilerin kuruluş tarihleri kamuoyuna yansıdı. Ali Babacan ilk kez yeni parti ile ilgili görüşlerini dün verdiği röportaj ile paylaştı. Kılıçdaroğlu'nun referandum çağrısından sonra Partili Cumhurbaşkanlığı konusunun AKP MYK'sında da gündeme geldiği öğrenildi. Ayrıca yeni kabinenin nasıl şekilleneceği ve Soylu'nun 'pejmürde'si gündemdeki yerini koruyor. İBB'deki tartışmalara ise ne şiş yansın ne kebap kıvamında yaklaşılıyor.... Havuzda hava bugün de parçalı bulutlu. İşte havuz yazarlarının AKP kulisleri...
soL- Yavuz Karamahmutoğlu
Salı, 10 Eylül 2019 11:46

Yeni partilerin kuruluş tarihleri kamuoyuna yansıdı. Ali Babacan ilk kez yeni parti ile ilgili görüşlerini dün verdiği röportaj ile paylaştı. Kılıçdaroğlu'nun referandum çağrısından sonra Partili Cumhurbaşkanlığı konusunun AKP MYK'sında da gündeme geldiği öğrenildi. Ayrıca yeni kabinenin nasıl şekilleneceği ve Soylu'nun 'pejmürde'si gündemdeki yerini koruyor. İBB'deki tartışmalara ise ne şiş yansın ne kebap kıvamında yaklaşılıyor.... Havuzda hava bugün de parçalı bulutlu. İşte havuz yazarlarının AKP kulisleri... 

PARTİLİ CUMHURBAŞKANLIĞI KIRMIZI ÇİZGİ

Hürriyet yazarı Abdulkadir Selvi, AKP İzmir Milletvekili Binali Yıldırım'ın "cumhurbaşkanı yardımcılığı" formülüne sıcak baktığını iddia etti.

Selvi cumhurbaşkanlığı yardımcılığı ile ilgili olarak aktardığı kulis bilgilerde, "Eğer Dışişleri Bakanlığı’yla ilgili bir tasarruf olursa Mevlüt Çavuşoğlu’nun da ikinci cumhurbaşkanı yardımcısı olacağı konuşuluyor" ifadesini kullandı. Ayrıca "Partili cumhurbaşkanlığının Erdoğan’ın kırmızı çizgisi" olduğunu belirtti.

Selvi'nin "Bakan sayısı artıyor mu, yeni partilerde ne oluyor?" başlığıyla yayımlanan yazısının ilgili bölümü şöyle:

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, yeni sistemle ilgili AK Parti MYK’ya kapsamlı bir sunum yaptı. Erdoğan, sunumun ardından sistemle ilgili olarak MYK üyelerinin değerlendirmelerini aldı.

Partili cumhurbaşkanlığı devam edecek. Partili cumhurbaşkanlığı Erdoğan’ın kırmızı çizgisi.

Binali Yıldırım’ın birinci cumhurbaşkanı yardımcısı olarak kabineye gireceği söyleniyor. Yıldırım’ın da tekrar Meclis Başkanı olmak yerine cumhurbaşkanı yardımcılığı formülüne sıcak baktığı ifade ediliyor. Eğer Dışişleri Bakanlığı’yla ilgili bir tasarruf olursa Mevlüt Çavuşoğlu’nun da ikinci cumhurbaşkanı yardımcısı olacağı konuşuluyor. Mevlüt Çavuşoğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın tuttuğu başarılı bakanlardan.

ÜSTÜ KAPALI ELEŞTİRİ

Yeni Akit yazarı Abdurrahman Dilipak, bugünkü yazısında partili Cumhurbaşkanı Erdoğan ve AKP iktidarına üstü kapalı göndermelerde bulundu.

Dilipak'ın "Bir nefes sıhhat" başlığıyla yayımlanan yazısının ilgili bölümü şu şekilde;

Allah kimseyi devletsiz bırakmasın. Kimsenin devletini de başına bela etmesin, ona başka bela gerekmez! Belasını bulmuştur. Hayırsız devlet, hayırsız evlattan daha büyük bir tehlikedir. Hayırsız devlet ya halkına zulmeder, ya da sizin çocuklarınızı alır, başkalarına zulmeder. İlahlık ve Rablik taslar. Bir suç örgütüne dönüşür. Yaptığı kanunlar hukuka uygun değilse ve Hakkı korumuyorsa, suç aletidir. Din adına da kurulsa ya da din adına hareket ettiğini de söylese, o devlette adalet yoksa meşruiyetini kaybeder. Bir devletin karakteri ya adalettir ya da zulüm. Zulme sapan devlet, devletin tepesindeki karar vericiler ve onu uygulayan bürokrasi suç örgütüne dönüşür.

Sağlık, sadece beden değil, aynı nefsin de terbiye edilerek sağlıklı hale getirilmesi gerekir. Modern tabirle psikolojik hastalıkların temelinde nefsin heva ve hevesleri, tevekkülsüzlük, ihtiras, kıskançlık,  sabırsızlık gibi ahlaki zaafları yatmaktadır.

Haram para, mal, makam, durduğu yerde durmaz. Şeytan size yediğiniz haltı hoş gösterse de, sizi manen çürütür. Zulm ile abad olunmaz. Bereketsizlik onları yer bitirir. Elbiseleri yeni olsa da beyinleri ve yürekleri çürüktür onların. Yüzleri gülse de içleri ağlar.

Tanrı kırallar, diktatörler..

Mafya Mafyalığını bilir. Siyasetçi Mafya yöntemlerini de kullanır, Mafya gibi de davranabilir. O zaman onlardan daha kötü, daha aşağılıktır. Onları da kullanır.

Hz. Ömer’e benzeyenler ne kadar alî ise, onun yolundan uzaklaşanlar o kadar adi’dir!

BÜYÜK BİR KURU GÜRÜLTÜ

Hürriyet yazarı Ahmet Hakan, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Meclisi'nin canlı yayınlanan toplantısını değerlendirdiği yazısında "Hiç bitmeyen, zerre azalmayan büyük bir kuru gürültü..." dedi.

Hakan'ın "Fazıl Say kendi kesiminin yobazlarını anlatıyor" başlığıyla yayımlanan yazısının  "Yedi maddeyle İstanbul belediye meclis toplantısı" diye sıraladığı değerlendirmeleri şöyle:

MADDE BİR: İstanbul’un sorunlarını zerre takmayan devasa bir kısır kavga...
MADDE İKİ: Hiç bitmeyen, zerre azalmayan büyük bir kuru gürültü...
MADDE ÜÇ: Kürsüye her çıkanın peşinden koştuğu boş polemik...
MADDE DÖRT: “Sen berbatsın, ben pırıl pırılım”a dayalı sürekli bir laf sokma
MADDE BEŞ: Tumturaklı laflar edip kendini göstermeye dayalı bir gayret...
MADDE ALTI: “Tevfik nasıl laf soktu”, “Ekrem nasıl hacamat etti” dedirtme çabası.
MADDE YEDİ: Tribünleri hop oturtup hop kaldırtmaya dayalı keyifsiz bir izlence...

ÇİZDİĞİ PROFİL PROBLEMLİ

Karar yazarı Ahmet Taşgetiren, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'nun çizdiği profili problemli bulduğunu söyledi. Taşgetiren, "Pejmürde ederiz' yollu bir ifadenin devlet adamı üslubu olmadığını ifade etme gereği duyuyorum" dedi.

Taşgetiren'in "Yargı sancısı -bumerangı unutmamak" başlığıyla yayımlanan yazısının ilgili bölümü şöyle:

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu bir siyasi profil inşa ediyor.
Terörle mücadele onun görev alanı. Orada mücadelenin bir “psikolojik savaş” boyutu olması, bakanın da ona uygun bir dil geliştirmesi normal.
Ancak bunun “Her şey serbest” boyutunda yürümesinin bakanın siyasi profiline “istem dışı” olmasını dilediğim bazı renkler eklemesi de kaçınılmaz.
Bakanın tam da öylesini arzu etmesi de, üstelik böyle bir profilin yer yer alıcı bulması da mümkün.
Ama, en azından kendi payıma söylemek isterim ki bu profil, git gide taşınmaz hale geliyor bir, MHP’nin yüklediği imajla birlikte Ak Parti’nin zaten bir hayli aşınan “sivil dili”ne ağır bir yük bindiriyor, iki.
“Pejmürde ederiz!” sözü mesela. İmamoğlu’nun Diyarbakır’da yerlerine kayyım atanan başkanlarını ziyaretini eleştirmek, tamam. İmamoğlu’nun HDP önünde oturma eylemi yapan anneleri ziyaret etmemesini eleştirmek, tamam.
Sonra “Pejmürde ederiz” gibi bir tehdit. Hangi dilde? Ne demek pejmürde etmek? Bir İçişleri Bakanı seçilmiş bir belediye başkanını pejmürde ederse ne yapar? Hukuki bir terim mi pejmürde etmek? Kabadayı dünyasının jargonu mu? Perişan mı edecek sayın Bakan, canına mı okuyacak, yere mi gömecek?

***
Soru: Bu bir devlet yöntemi mi?
Bence değil. Sayın Soylu’nun çizdiği profili problemli buluyorum. Önemsenir ya da önemsenmez, ama ben, “Pejmürde ederiz” yollu bir ifadenin devlet adamı üslubu olmadığını ifade etme gereği duyuyorum. Tercih sayın Bakan’ın.

​6 BAKAN GİDİYOR​

Korkusuz yazarı Can Ataklı, bugüne kadar söylediklerinin hiç yanlış çıkmadığını ve sarayı çok iyi bilen bir kişi olduğunu ifade ettiği Ankara'daki kaynağının kendisini arayarak, "Sonunda bakanlarla ilgili operasyon başlıyor" dediğini aktardı. Ataklı, Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak da dahil altı bakanın gideceğini, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'nun ise şimdilik beklemede bırakıldığını kaydetti.

"Ankaralı dostumun söylediğine göre, Milli Eğitim Bakanı, turizm şirketi sahibi Turizm Bakanı, hastane sahibi Sağlık Bakanı gidiyormuş" diyen Ataklı, Ticaret Bakanı ile Orman ve Tarım Bakanı'nın da değişecek bakanlar arasında olduğunu belirtti. Adalet Bakanı Adbülhamit Gül'ün de gidebileceğinin konuşulduğunu söyleyen Ataklı, Ankaralı kaynağının, bunun Metin Feyzioğlu'na yer açmak için yapılabileceğini söylediğini aktardı.

Can Ataklı'nın, "Damat ve 6 bakan gidiyor, Soylu şimdilik beklemede" başlığıyla  yayımlanan yazısının ilgili bölümü şöyle:

Damat ve 6 bakan gidiyor, Soylu şimdilik beklemede
Ankara'daki en önemli kaynağım aradı yine.
Bugüne kadar söyledikleri hiç yanlış çıkmayan ve sarayı da çok iyi bilen, buradan çok doğru bilgiler alan dostum, “Sonunda bakanlarla ilgili operasyon başlıyor” dedi. Bazı bakanlar değişecek.
Bu hayli zamandır konuşuluyor.
Ancak her seferinde önceden sızmalar olduğu için Erdoğan konuyu gurur meselesi haline getiriyor ve “Birileri söylüyor diye bakanlar mı değişirmiş” tavrı ile operasyonu erteliyor. Ancak bu kez artık sona gelinmiş.
En az 7 bakanın değişeceğine kesin gözüyle bakılıyor.
Ankaralı dostum, “Aslına bakarsan” dedi, ve ekledi “Erdoğan, hükümetin tamamını değiştirebilir, belki de doğrusu bu olacak.”
Açıkçası bakanlar arasında değişikliği ben de bekliyorum. Dostuma, “Neden hepsi birden de değişebilir diyorsun?” diye sordum.
Asılında size daha önce de yazdığım bazı kaygılardan kaynaklandığını anlattı. Biliyorsunuz yeni sistemle Meclis devreden çıkarıldı.
Bakanlar da dışarıdan atanıyor.
Bu Amerikan sistemi ile amaçlanan yasama ile yürütmeyi tamamen ayırmak, icra rahat çalışırken Meclis de yasama görevini hakkıyla yerine getirsin isteniyor.
Oysa bu Türkiye'de asla tutmayacaktı, zamanında anlattık, nitekim öyle de oldu. Bu sistemle Meclis devre dışı kaldığı gibi, parti de devre dışı kaldı aslında.
Bütün bakanlar dışarıdan getirilince, partililerle hükümetin arası koptu. Partililer, bakanlara ulaşamaz hale geldi
Böyle olduğu gibi bakanlık kadroları yeni bakanların insafına kaldığı gibi daha önce bakanlıklarla iş yapmaya alışık olan AKP'liler de bir anda dışarıda kaldı. AKP Başkanı'na en çok bu açıdan şikayet geliyor.

Erdoğan bu şikayetleri önceleri hiç dinlemiyormuş.

Ancak yerel seçimlerdeki ağır hezimetten sonra yakınları, “Partiyi bu kadar dışlarsanız bu işin sonu iyi olmayacak” uyarıları yapmışlar, Erdoğan da artık düğmeye basmaya karar vermiş. Bu durumda okul sahibi Milli Eğitim Bakanı, turizm şirketi sahibi Turizm Bakanı, hastane sahibi Sağlık Bakanı gidiyormuş Ankaralı dostumun söylediğine göre.

Ticaret Bakanı ile Orman ve Tarım Bakanı da değişecek bakanlar arasında.
Adalet Bakanı'nın da “gidebileceğini” söyledi Ankaralı dostum, belki de “Metin Feyzioğlu'na yer açmak içindir” diye de ekledi.
En önemlisi ise Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak'ın da görevi sona erdirilecek bakanlar arasında sayılması. Son bir haftadır ortada hiç görünmeyen Berat Albayrak'ın “ailevi sorunlar” yaşadığı hatta eşinden ayrıldığı bile söyleniyor.
Damat Bey'in Erdoğan'dan itibarının sarsılmaması için bir dış görev talep ettiğini söyleyen Ankaralı dostum, “Ama duyduğum kadarıyla Erdoğan bu talebe çok sıcak bakmamış” dedi.

Bir de Süleyman Soylu konusu var. Ankaralı dostuma göre, AKP teşkilatının pek fazla sevmediği Soylu'nun da değişmesi ihtimali varmış. Dostum “Ama son günlerdeki çıkışları nedeniyle sarayı sıkıntıya soktu. Erdoğan, Soylu'yu şu aşamada görevden alması halinde yanlış anlaşılmalara neden olacağını ve tepki yaratabileceğini hesaplıyor galiba” dedi.