Mülkiye'den kendi tören konuşmalarına sansür

Siyasal Bilgiler Fakültesi-Mülkiye’nin 159. Kuruluş yıldönümü nedeniyle fakültenin düzenlediği törenin kayıtları, fakültenin resmi twitter, facebook ve youtube kanallarına yüklenmeye başlandı. Törende, öğrenciler adına konuşan Tuğçe Doğru ile Dekan Orhan Çelik’in konuşmalarının kaydı sosyal medya hesaplarına yüklenirken, 50. Yıl mezunları adına Sudi Kocaimamoğlu ile Rektör yardımcısı Sibel Özkan’ın konuşmaları yüklenmedi.
Cuma, 07 Aralık 2018 15:09

4 Aralık 2018 Salı günü Profesör Aziz Köklü Salonunda yapılan törene Rektör Erkan İbiş’in katılacağı açıklanmış, bu nedenle Mülkiyeliler Birliği Genel Başkanı’nın konuşması, onlarca yıldır devam eden geleneğe rağmen programdan çıkarılmıştı.

Mülkiye Haber'in haberine göre törenle ilgili videolar bugün SBF-Mülkiye’nin sosyal medya hesaplarından paylaşılmaya başlandı ancak sadece öğrenci temsilcisi ve dekanı konuşmaları yüklendi. Törende 50. Yıl mezunları adına eleştirel bir konuşma yapan Sudi Kocaimamoğlu ile Rektör Yardımcısı Sibel Özkan’ın konuşmaları yüklenmedi.

İki konuşmanın yüklenmemesinin teknik bir sorundan mı kaynaklandığı, Kocaimamoğlu’nun konuşmasının içeriği nedeniyle mi olduğu hala bilinmiyor! Ancak videoların yüklenmemiş olması soru işaretleri yarattı.

Sudi Kocaimamoğlu’nun konuşmasının satır başları şöyleydi:

"Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan; "Türkiye, İleri demokrasi ile yönetiliyor" diyor. Yine Sayın Cumhurbaşkanımız bir hafta önceki bir konuşmasında; “2002’nin Türkiye’si ile 2018’in Türkiye’sini karşılaştırdıklarında yasaklardan ziyade özgürlüklerin konuşulduğu, teröre ve şiddete bulaşmadığı sürece her türlü fikrin serbestçe dillendirildiği bir iklimde, böyle bir ülkede yaşadıklarını “söylüyor. İnanmak istiyoruz da kafamıza takılan bazı soruları sormadan edemiyoruz.

Yetkililere sesleniyorum.

-12 Eylül darbesinden sonra 1402’lik olarak adlandırılan öğretim görevlileri tasfiye edilmişti. İleri demokrasimizde yargı kararları olmadan KHK’larla ihraç edilen akademisyen sayısı 6081. Üniversitemizden ihraç edilen akademisyen sayısı 132. Bunun 40 tanesi Mülkiyeden(bu fakülteden) Bir adet akademisyen İletişim Fakültesinden. Bir kısmını Fetocu diye ihraç ettiniz de, Feto ile uzaktan yakından alakası olmayan insanları niye torbaya doldurup attınız. Barış bildirisi imzaladı, muhalif diye akademisyen ihraç etmek her halde ileri demokrasinin bir sonucu olsa gerek. 

-50 yıl önce Üniversite Rektörleri seçimle göreve gelirlerdi. O zamanlar bu kadar ileri demokrasi yoktu. Şimdinin ileri demokrasisinde, Rektörleri artık Cumhurbaşkanı seçiyor. Hepsi devlet memuru. Yukarısı ne derse onu yapacaklar. Siz bakmayın Üniversitelerimizin ilk 500’e giremediğini. Yakın bir zamanda çağ atlayacaklar. Eğitimin ne hale geldiğini görmeniz için TV’lere çıkan, Rektör, Dekan, Profesörlere bakmanız yeterli olacaktır.

-Adamlar Marsa gidiyor; yakın bir zamanda koloni kurulacak. “Bizde bir Üniversitenin havacılık ve Uzay Bilimleri Fakültesi Dekanı Profesör “Ben kadınlara oy vermem” diyor. Zaman zaman Arap kıyafetleri ile poz veren bir başka Üniversitenin Rektörü; “Sarık giymek bize daha uygun” diyor.

-Cüppeli Ahmetler, “Bu ülkeyi keşke Yunanlı işgal etseydi” diyen Fesli Kadirler, yöneticiler tarafından sırtları sıvazlanırken, İnek bayramlarımızın mizahi imamı genç kardeşimiz mahkemelerde yargılanıyor.

-Bu Fakültenin yargısız ihraç edilmiş bir öğretim üyesi (11.000 mezunun üye olduğu Mülkiyeliler Birliğinin Başkanı) bu kampüsten içeri Rektörlükçe sokulmuyor. Sayın Rektör’ün de buraya gelmesini bekliyordum. Ancak yerine vekili gelmiş. Ümit ediyorum ki, en kısa sürede bu yasakları kaldırırlar. Sevgili hocalarımız bize bu fakültede, demokrasiyi, özgürlükleri ve insan haklarını öğrettiler, yasakları öğretmediler.

– İleri Demokrasimizde! yasaklar yalnızca insanlara gelmiyor. Kızılay Yüksel caddesinde bulunan “İnsan Hakları Heykeli” de sekiz ay barikatlarla çevrilerek bundan nasibini alıyor ve böylece dünyada tutuklu ilk heykel ünvanını kazanıyor. 

-Şu anda 100’den fazla gazeteci hapis yatıyor. Milli Savunma Bakanımız Akar ise; “Türkiye’de kimse gazetecilik faaliyetlerinden dolayı cezaevinde değildir” diyor. Demek ki, bizim gazeteci bildiğimiz kişilerin hemen hemen hepsi son yıllarda terörist olmuşlar” 

Basın tröstleşmiş, tek taraflı yayın organı haline gelmiştir. Toplumu korku kaplamış, bilim insanları görüşlerini açıklayamaz olmuşlardır.

Hapishaneler ağzına kadar dolu. Acaba 200 binden fazla tutuklu ve hükümlünün olduğu ülkede ileri demokrasiden bahsedilebilir mi?