Meclis'te 23 Nisan özel oturumu: Erdoğan genel kurulu terk etti

TBMM'nin 23 Nisan özel oturumunda konuşan AKP Grup Başkanı Naci Bostancı, 'Cumhurbaşkanımızın 'kızgın demiri soğutmak gerek' dediği bir siyasi atmosferde bu olayın yaşanması dikkate değerdir. Toplumsal kutuplaşmanın yerine kucaklaşmanın yolu, siyasal dilin kollarını uzatmaktan geçer' dedi. Erdoğan, HDP temsilcisinin konuşması öncesi Genel Kurul'u terk etti.
Salı, 23 Nisan 2019 14:57

Türkiye Büyük Meclisi Genel Kurulu, Meclis'in açılışının 99. yıl dönümü ile 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla özel gündemle toplandı.

Genel Kurul, TBMM Başkanı Mustafa Şentop'un başkanlığında açıldı. 

TBMM Başkanı Mustafa Şentop, "Bu Meclis 15 Temmuz gecesi hain darbe girişimine karşı ihanete geçit vermemiştir. 1. Meclis tıpkı bugün olduğu gibi milletimizin büyük zenginliklerini bünyesinde barındırmıştır" derken, Kılıçdaroğlu'na yönelik saldırıya ilişkin ise, "CHP Genel Başkanı Sayın Kemal Kılıçdaroğlu'na ve bazı milletvekili arkadaşlarımıza yönelik saldırı gerçekleşmiştir bu müessif saldırıyı kınıyorum. Bir daha bu tür hadiselerin yaşanmaması en büyük temennimizdir" ifadelerini kullandı.

ÖZKOÇ: BUNUN ADI LİNÇTİR

CHP Grup Başkanvekili Engiz Özkoç ise "Çubuk'ta katıldığı şehit cenazesinde linç girişiminde bulunulmuştur. Bunun adı linç girişimidir. Kınıyoruz. İtidal çağrısı yapılıyorsa Kılıçdaroğlu en itidalli liderdir. Ülkenin birlik ve beraberliğe ihtiyacı varsa ortak olmak gereklidir. Bir şehidin cenazesinde bile ortak olunamıyorsa toplum olarak ortak bir şey yapamayız. Linç girişimini hukuki olarak takip etmeye devam edeceğiz" dedi.

AKP: KABUL EDİLEMEZ

AKP Grup Başkanı Naci Bostan ise yaptığı konuşmada, "Zorlu şartlarda Meclis açılmadan bir yıl önce Mustafa Kemal Samsun'a çıkmış, Erzurum ve Sivas kongreleriyle ortak bir saf oluşturmaya başlamıştır. Hedef milli mücadeleyi yürütecek Meclis'tir. O yüzden TBMM merkezli Cumhuriyetin temellerinin atıldığı Kuvayi Milliye hareketini, Mustafa Kemal'in tarihi rolünü hepimiz tekraren takdir, minnet ve hürmet ile anıyoruz" derken, "99 yıl önce Meclisimizde kalpaklılar, fesliler ve sarıklılar vardır. Onlar ortak bir dayanışma ruhunda bir araya gelmiş, her türlü müzakereyi milletin kurtuluşu istikameti yapmışlardır. Bize bırakılan miras, siyasi rekabeti aynı şekilde yapmak, ancak Türkiye'nin geleceğini bir üst değer olarak tutmaktır" ifadelerini kullandı.

Bostancı, "Diktatörlükte makamlar el değiştiremez, bizde değişir. Diktatörlükte göstermelik seçimde hukuka ihtiyaç yoktur, bizde her türlü ihtiyaçtır. Diktatörlükte muhalefetin iktidar tasavvuru olmaz. Bizde her zaman böyle bir yol haritası olmuştur. Türkiye 16 Nisan referandumu ile sistemi değiştirmiştir. Artık Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi vardır. Bu sistem toplumsal açıdan bütünleştiricidir" dedi.

Bostancı, sözlerini şu şekilde sürdürdü:

Bugün sayın Erdoğan Cumhurbaşkanıdır. Yarın bu ülkenin başka evlatları göreve gelecektir. Berat gecesi 4 evladımızın teröristler tarafından şehit edilmesi bizi milletçe üzmüştür. Çubuk’ta şehidimizin cenazesinde gelen olay kabul edilemez. Sayın genel başkana ve CHP temsilcilerine bir kez daha geçmiş olsun diliyorum. Cumhurbaşkanımızın "kızgın demiri soğutmak gerek" dediği bir siyasi atmosferde bu olayın yaşanması dikkate değerdir. Toplumsal kutuplaşmanın yerine kucaklaşmanın yolu, siyasal dilin kollarını uzatmaktan geçer. Biz bu ülkenin ortak aklından faydalandık.

KILIÇDAROĞLU: HAK, HUKUK, ADALET

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaoğlu da kürsüye çıkıp, "Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün 19 Mayıs 1919’da Samsun’a ayak basarak başlattığı kurtuluş mücadelesinin 100’üncü yılındayız. Gelecek yıl yani 2020’de 100’üncü yılını kutlayacağız. 2021’de Sakarya Zaferi’nin yüzüncü yılını kutlayacağız. 2022 yılında başarıyla sonuçlanan Kurtuluş Savaşı’nın yüzüncü yılını kutlayacağız. Ve 2023’te Türkiye Cumhuriyeti’nin yüzüncü yılı... Önümüzdeki 4 yıl tüm yurttaşlarımızın da katılımıyla hepimiz için yeni bir arınma dönemidir. Gerçeklerle yüzleşme, bu güzel ülkemizin temellerine kazınmış ve Türkiye’nin günümüzün sorunlarına da çözüm üretecek felsefeyi yeniden keşfetme dönemidir. Bu felsefeyi üç sözcükle özetleyebiliriz. Hak, hukuk ve adalet" dedi.

Kılıçdaroğlu sözlerini şöyle sürdürdü:

Dünyada Gazi ünvanına sahip tek parlamento olan TBMM, kurulduğu ilk günden itibaren yetkileri konusunda titiz davranmıştır. Şu örneği vermem yeterlidir: 1924 Anayasası TBMM’de görüşülürken bir önerge verilir. Önergenin konusu şu; Meclis’in kendiliğinden seçimin yenilenmesine karar vereceği gibi, cumhurbaşkanı da seçime karar verebilir. Yani önergeyle Kurtuluş Savaşı zaferinin başkomutanı Mustafa Kemal Atatürk’e Meclis’i fesih yetkisi verilir. Mahmut Esad kürsüye çıkar ve Atatürk’e şunları ifade eder. "Dünyanın hangi köşesinde hakimiyetin milletin olduğu anlayışın tecellisi Meclis’i feshedebilmektedir? Bunu doğru bulmuyoruz" diye açıkça ifade eder. Şükrü Saraçoğlu, aynı şekilde bize tarih hukuk gösteriyor ki bugün TBMM kişiliğine toplanmış haklarından hiçbir şey döndürülemez diye açıklama yapar. Önerge oylanır ve yetkiyi reddeder. Gerek Mahmut Esad Bozkurt ve Şükrü Saraçoğlu’nun vurgu yaptığı olgu, egemenlik kayıtsız şartsız milletindir.