‘Komünizm için Mücadele: Yüz Yıllık Politik Miras' toplantısı sona erdi

Türkiye Komünist Partisi'nin çağrısıyla ve Avrupa Komünist İnisiyatifi tarafından, 16-17 Şubat tarihlerinde düzenlenen uluslararası toplantı sona erdi. Toplantıya 17 farklı ülkeden komünist ve işçi partisi katıldı.
soL - Haber Merkezi
Cumartesi, 16 Şubat 2019 10:10


Avrupa Komünist İnisiyatifi'nin TKP'nin çağrısıyla düzenlediği "Komünizm İçin Mücadele: Yüz Yıllık Politik Miras" toplantısı 16 Şubat sabahı başladı. Avrupa Komünist İnisiyatifi, 16-17 Şubat tarihlerinde gün boyu devam eden toplantının sonlanmasının ardından TKP'nin Kartal'da düzenlediği seçim etkinliğine katıldı.  

Toplantıya 17 farklı ülkeden komünist ve işçi partisi katıldı. Komintern'in kuruluşunun yüzüncü yıl dönümüne denk gelen bir tarihte yapılan toplantı, aynı zamanda uluslararası komünist hareketin geçen yüz yılına dair de bir değerlendirme niteliği taşıdı. Siyasal tarihin önemli başlıklarının masaya yatırıldığı, her partinin kendi tarihinden kritik kesitlerle ilgili sunumların yapıldığı ve ortak bir tartışmanın yürütüldüğü toplantının hazırlıklarına geçtiğimiz yıl içinde başlanmıştı.

Toplantı, TKP Uluslararası İlişkiler Bürosu'nun delegeleri parti adına selamlaması ile başladı. Toplantının açılış konuşmasını TKP Genel Sekreteri Kemal Okuyan yaptı. Komintern’in varlığına son verildiği 1943 yılına kadar zorlu mücadelelere, büyük başarılara imza attığına dikkat çeken Okuyan açılış konuşmasında şu ifadeleri kullandı:

Komintern kurulurken, kapitalizmin günlerinin sayılı olduğunu düşünenler çoğunluktaydı. En ihtiyatlı olanlar bile, yüz yıl sonra kapitalizmin bir dünya sistemi olarak varlığını sürdüreceğini asla tahmin edemezdi. Şimdi 1919 yılında Dünya Partisi’ni kurma iradesini gösterenlerin izinden giden bizler, burjuvazinin alt edileceğine olan sarsılmaz inançla geçmişe bakıyor ve “neden bu kadar uzadı, neden zafer bu kadar gecikti” diye soruyoruz.

Bu soru “nerede hata yaptık” sorusundan farklıdır. Tarihsel bir değerlendirmenin merkezine “nerede hata yaptık” sorusunu koymanın inkarcılığa hatta dönekliğe zemin hazırladığını, gerekçe ürettiğini bunca deneyden sonra öğrendik. Geçmişte yapılan, yaptığımız hataların bilincine varmak kuşkusuz kaçamayacağımız bir görev. Ancak geçmişten ders çıkarmanın birincil koşulu, bütün değerlendirmelerimizi “nasıl başarabiliriz” sorusunun yanıtına bağlamaktır. Örnek olsun, Sovyetler Birliği’nin yıkılmasının nedenleri bizim için çok ama çok önemlidir; lakin Sovyetler Birliği’nin yıkılışı 1917 Ekim Devrimi’nin ve sonrasında sosyalist kuruluş sürecinin kazanımlarının üzerine gölge düşürmemelidir.

Nerede hata yaptığımızı, sürecin bütünün içinde başarıların başarısızlıklarla diyalektik bir bütünlük oluşturduğunu, nesnel koşullar hatta kaçınılmazlıklarla öznel hatalar arasındaki ayrımın zaman zaman belirsizleşebileceğini hesaba katarak anlayabiliriz. Böyle yaparsak kendi geçmişimizden korkmayız, bazılarının yaptığı gibi utanç içinde inkara kalkmayız. 20. yüzyılda işçi sınıfı bir dizi ülkede iktidara geldiyse, 21. yüzyılda daha fazlası da gerçekleşecektir. Geçmişe, bu iddiayı nasıl hayata geçireceğimizin yollarını ararken bakıyoruz, buna göre dersler çıkarıyoruz.

“Nerede hata yaptık” sorusu etrafında yıllarca kafa patlattıktan sonra kendilerini sosyal demokrasinin çürüyen saflarında bulanlara söyleyeceğimiz basittir: Biz devrim yolunda kendi yanlışlarımızı aşar, onları düzeltiriz. Ama kapitalizm düzeltilemez, o artık insanlık için kendi başına bir tarihsel hata, bir anomali, bir ur, bir ucubedir. 100 yıl önce onu yıkma kararlılığımız neyse, bugün aynısı geçerli: Kapitalizm yıkılacaktır.

TKP’nin dünya komünist hareketinin tarihine bugünden bakarken ulaştığı sonuçları paylaşan Okuyan, konuşmasında yaklaşmakta olan yerel seçimlerin TKP için önemine de değindi. 

Konuşmanın tümünü okumak için tıklayınız

İki gün boyunca devam eden toplantıda yapılan sunumlar ve tartışma başlıkları şöyle:

Hırvatistan Sosyalist İşçi Partisi ve Makedonya Komünist Partisi - Yugoslavya’da özyönetim deneyimi

Fransa Komünist Devrimci Partisi - Fransız Komünist Partisi’nin Ulusal Direniş Konseyi çerçevesinde yeri ve hükümetteki rolü (1944-47)

Yunanistan Komünist Partisi - Uluslararası komünist hareketin stratejileri ve 20. Yüzyıldaki sosyalist kuruluş deneyiminin ışığında YKP’nin 1940’lardaki stratejisinden çıkarılacak sonuçlar 

Macaristan İşçi Partisi - İlk Macar İşçi Devleti’nden (1919) tarihsel dersler

Komünist Parti, İtalya - İkinci Dünya Savaşı sonrası burjuva hükümetleri destekleme stratejisinin başarısızlığı

Letonya Sosyalist Partisi ve Litvanya Sosyalist Partisi - Baltık Cumhuriyetlerinin SSCB’deki sosyalizm deneyimine katkısı

Malta Komünist Partisi - Bağımsızlık mücadelesi ve Malta Komünist Partisi

İsveç Komünist Partisi ve Norveç Komünist Partisi - İskandinav sosyal demokrasisi miti ve İkinci Dünya Savaşı sonrası komünist hareket

Polonya Komünist Partisi - 1920 Sovyet-Polonya Savaşı ve Polonya’da işçi sınıfı hareketi

Rusya Komünist İşçi Partisi - SBKP’deki çürümeye karşı komünistlerin içeride verdiği mücadele, 28. Kongre ve piyasa yönelimli süreç, Gorbaçov’un oportünist çizgisinin SSCB’nin çözülüşünden sonra sürdürülüşü

Sovyetler Birliği Komünist Partisi - Ekim 1993: Kaçırılmış bir fırsat mı, bir provokasyon mu?

İspanya Halkları Komünist Partisi - Komünist Parti'nin İç Savaş’taki stratejisi

Türkiye Komünist Partisi - 1920’de TKP ve ulusal kurtuluş hareketi 

Toplantının tamamlanmasının ardından Avrupa Komünist İnisiyatifi'ne üye komünist partilerin temsilcileri TKP'nin Kartal'da Hasan Ali Yücel Kültür Merkezi'nde düzenlediği seçim toplantısına katıldılar. Etkinlikte Avrupa Komünist İnisiyatifi'inin destek mesajı okundu: 

''31 Mart 2019 yerel seçimlerinde Türkiye halkını TKP'yi desteklemeye çağırıyoruz

Biliyoruz ki kapitalist düzendeki hiçbir seçimde adaylar eşit koşullarda değildir, seçim adaletinin kusurlu terazisi burjuva partilerinden yana meyleder. Düzen partilerinin patronların, medyanın, paranın gücünü arkalarına alarak girdikleri seçimlere işçi sınıfı partileri örgütlülükleri ve halktan yana siyasetleriyle girerler. Türkiye örneğinde ise yapılan ittifaklar, sosyal demokrat partilerle dinci partilerin, liberal siyasetçilerle milliyetçilerin birbirlerinden söylemde bile olsa hiçbir farklarının kalmadığını göstermektedir.

Halkın ücretsiz ve güvenli ulaşıma, sağlıklı çevre koşullarına, güvenli kamusal alanlara, dayanıklı evlere sahip olma, sosyal ve kültürel ihtiyaçlarını karşılayabilme, bilimsel olarak planlanmış kentlerde rahatça yaşama hakkını bugüne kadar gasp etmiş olanlar bugünden sonra da bu hakkın karşılığını veremez. Bu düzenin sahiplerinden ancak yerel yönetimleri de sömürünün aracı olarak kullanmaları beklenebilir. Oysa bunların hiçbiri imkansız değildir, aksine bugünün olanaklarıyla kentsel ve kırsal bölgelerde yaşam standardının herkes için çok daha yükselmesi mümkündür.

'TKP TEK DEVRİMCİ PARTİ OLARAK SERMAYE TEMSİLCİLERİNE MEYDAN OKUMUŞTUR'

Türkiye Komünist Partisi 31 Mart'ta yapılacak olan seçimlere katılan tek devrimci parti olarak, belediyelerin sermayenin temsilcilerinin eline bırakılmasını reddetmiştir. Yaratılmaya çalışılan apolitizmi sarsmıştır. Emeğiyle geçinenlerin asalaklarla, yağmacılarla, emek hırsızlarıyla asla aynı gemide olmayacağını bir kez daha ilan etmiştir.

Bizler, aşağıda imzası bulunan komünist ve işçi partileri olarak "Paranın saltanatı varsa halkın TKP'si var" sloganıyla seçime giren TKP'yi kutluyor, coşkuyla selamlıyoruz. 31 Mart 2019 yerel seçimlerinde Türkiye'nin her yerinde halkın çıkarlarının bağımsız savunuculuğunu yapacak olan TKP'li yoldaşlarımızın mücadelesini destekliyoruz.

Türkiye kamuoyunun sosyalist seçeneğin güçlenmesini yakından izlediğini biliyor, tüm seçmenleri TKP'ye oy vermeye çağırıyoruz.''