Kılıçdaroğlu neden Muharrem İnce dedi ve İnce kimdir?

Abdullah Gül, Abdüllatif Şener, Ali Babacan, Yılmaz Büyükerşen ve İlhan Kesici derken CHP'nin cumhurbaşkanı adayı beklenmedik şekilde Muharrem İnce oldu. Daha birkaç ay önce Kılıçdaroğlu'nu çok sert sözlerle hedef alan, gövde gösterisi yapmak istediği Kurultay'da oldukça zor duruma sokan İnce'nin adaylığı özellikle CHP içinde tartışma konusu olacağa benziyor. İnce'nin adaylığı sonrası kim olduğuna, ne mesajlar verdiğine ve Kılıçdaroğlu'nun kararındaki etkenlere ilişkin bazı notlar düştük.
Ali Ufuk Arikan
Cuma, 04 Mayıs 2018 08:45

CHP’nin Saadet Partisi ve İyi Parti ile sürdürdüğü çatı aday projesi olumsuz sonuçlanınca gözler Meral Akşener’in önerdiği modele çevrilmişti. Her partinin kendi “güçlü” adayını Erdoğan'ın karşısına çıkarmasını ve seçimin ikinci tura taşınmasını hedefleyen bu model sonrası CHP içinde tabiri caizse bir aday-toto süreci başladı. Her gün yeni bir ismin CHP’nin adayı olacağı iddiası gündeme gelirken, tartışmalarda zayıf ihtimallerden biri olarak görülen Muharrem İnce, süreç sonunda partisinin adayı olarak ilan edildi.

Peki, Kılıçdaroğlu’nun şaşırtan kararının arkasında neler var ve CHP’nin cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce kimdir?

FİZİK ÖĞRETMENİ, YALOVASPOR SÖZCÜSÜ, DERSHANE SAHİBİ

1964 Yalova doğumlu olan Muharrem İnce, ilk ve orta öğrenimini Yalova'da lisans eğitimini ise Bursa Uludağ Üniversitesi Necatibey Eğitim Fakültesi Fizik-Kimya Öğretmenliği Bölümünde tamamladı.

Fizik öğretmeni ve okul müdürü olarak birden fazla lisede görev alan İnce, dershanelerde de eğitmenlik görevi yaptı. Aynı zamanda bir dönem dershane sahibi de olan İnce'nin bu dönemde emekli öğretmenleri sigortasız çalıştırdığı için yüklü bir cezayla karşı karşıya kaldığı haberleri de basına yansımıştı.

Bir süre Yalovaspor'un basın sözcülüğü görevinde de bulunan İnce, Yalova Atatürkçü Düşünce Derneği il başkanlığı görevinde de bulundu.

İnce 2002 genel seçimlerinde CHP Yalova milletvekili olarak TBMM'ye girdi. O tarihten bu yana yapılan seçimlerde vekil seçilmeye devam eden İnce, partisinin Meclisteki “etkili” isimlerinden biri oldu.

Ancak İnce’yi parti içinde öne çıkaran başlık, CHP’nin son iki kurultayında genel başkan adayı olarak Kılıçdaroğlu’nun karşısına çıkması oldu. İki kurultayda da beklenenin üstünde bir performans sergileyen İnce, özellikle son kurultay sonrası uzun süre gündemdeki yerini korudu. 

KILIÇDAROĞLU’NA AĞIR SÖZLER SONRASI GELEN ADAYLIK

Kılıçdaroğlu’na karşı adaylığını açıklarken “Ben kendime mankafa dedirtmem” diyen İnce, Kurultay’da da Kılıçdaroğlu’nu çok sert sözlerle hedef almış, Kılıçdaroğlu'nun gözünün içine bakarak "CHP içinde tuzu kurular olduğunu" söylemişti.

2019 seçimlerinin çok önemli olduğunu belirten İnce, "2019'u kaybettiğimizde hemen hemen her şeyimizi kaybetmiş olacağız. Kaybeden değişmezse kazanan da değişmez. Kazananı değiştirmek istiyorsanız önce kaybedeni değiştirmelisiniz" diyerek hedef tahtasına yine Kılıçdaroğlu'nu koyuyordu.

Kurultaydaki konuşmasında CHP Genel Başkanı olduğunda cumhurbaşkanı adayı olacağını belirten İnce, bu süreci parti üyelerinin yöneteceğini söyleyecekti.

ULUDERE VE PATRONLAR...

Bir adım sonrasını planlayan ve konuşmasında sadece Kılıçdaroğlu’nu hedef almakla yetinmeyen İnce, aynı zamanda “Kürtlere mesafeli ulusalcı” eleştirilerini kırmak için Uludere ve dokunulmazlık sürecine ilişkin dikkat çeken ifadeler kullanacaktı.

Hem patronlara hem de Uludere’de katledilen yurttaşlara aynı cümlede sahip çıkan İnce, “Uludere’de çocukların üzerine bomba yağdırılıyorsa, ‘Ben şimdi Kürtlere sahip çıkmayayım’ demeyeceğiz. Gezi’nin direnen çocuklarına, otelini açtı diye bir holding patronunun ihalesi iptal ediliyorsa ‘Ben solcuyum, bana ne holding patronuna’ demeyeceğiz. Hapse atılan AKP milletvekiline kendi arkadaşlarına sahip çıkmasa bile giden tek siyasetçi benim. Yani haksızlığa uğradığında AKP milletvekiline de sahip çıkacağız” ifadelerini kullanmıştı.

İnce CHP'ye değişik cephelerden yöneltilen eleştirilerin her birine karşı kendine "ince" ayarlar yapma çabasında bir isim. "Elit" eleştirilerine "halk adamı" görünümüyle, "Kürt düşmanlığı" yakıştırmalarına "gerektiğinde hak teslim ederek", "liberal yeni CHP"lilere "6 ok ortodoksisi"yle, "solcu"luğa ise dershane patronluğu, Berat Albayrak mesajlarına girecek kadar sermaye çevreleriyle "içli dışlılık"la yanıt veren, uygun bileşimi tutturmaya çalışan, kendi kendinin projesi olmuş bir isim. 

PARTİ YÖNETİMİNE 'SİZİ SIFIRLAYACAĞIM' DEDİ, DOKUNULMAZLIK MESAJI VERDİ

Dokunulmazlıklar konusunda Kılıçdaroğlu'nun aldığı tutumu eleştiren İnce, Enis Berberoğlu'nun tutuklanması sürecinde parti yönetiminin payının olduğunu söyleyecekti: “Partinin evlatlarına güvenin. Transfer yöneticilik devrini kapatalım bu partide. Bugün, kusura bakmayın, ben örgütümüzün doğruları bilmesini istiyorum. Enis Berberoğlu arkadaşım bugün hapiste, CHP yönetiminin bunda suçu var mı? Bir anlatayım, kusura bakmasın kimse. Dokunulmazlıkların kaldırılması gündeme geldi, ben ‘Hayır oyu vereceğim’ dedim. Başta Genel Başkan, ‘Anayasa’ya aykırı ama evet vereceğim’ dedi. Ben hayır oyu verdim. Bugün olsa yine hayır veririm. Korku şuydu; ‘HDP hayır diyor, biz de hayır dersek HDP ile bizi aynı kefeye koyarlar.’ Koysun. Kürtler doğru söylüyor olamaz mı? Hep mi yanlış söyler? Doğruyu kim söylerse onun yanında olacağız. O zamanlar ‘Yapmayın, etmeyin’ dedim. Önce HDP’lileri hapse atarlar sonra bize sıra gelir. Bakın ‘Elalem ne der’ diye siyaset olmaz. Gün gelir AKP bile doğru söyleyebilir. Pek görmedik ama… MYK ‘Evet’ oyu verdi. Bu MYK’nın hepsinin yenilenmesi lazım. İnşallah bu akşam genel başkan seçildiğimde, o evet oyu veren MYK’nın hepsini sıfırlayacağım. Yepyeni bir MYK yapacağım” demişti.

NEDEN İNCE?

Kurultay’da Kılıçdaroğlu’na çok sert sözlerle yüklenen İnce’nin adaylığı parti içinde oldukça zayıf bir ihtimal olarak görülüyordu. Kılıçdaroğlu’nu gövde gösterisi yapmak istediği Kurultayda oldukça zor duruma sokan, salondaki CHP’lileri yaptığı sert konuşma sonrası yanına çekerek parti delegelerini şaşırtan ve parti yönetimine hepinizi sıfırlayacağım diyen İnce’nin adaylığının en çok parti MYK’sında tepki görmesi bekleniyor.

Aday arayışına Gül’le başlayan, Kesici’yle devam eden, Abdüllatif Şener ve Ali Babacan gibi isimleri tartıştıran Kılıçdaroğlu’nun İnce kararının altında parti içi dengelerin yattığı iddia edilirken, bunun tek başına yeterli neden olup olmadığı tartışma konusu.

Kılıçdaroğlu, çok büyük tepki çeken Ekmeleddin İhsanoğlu hamlesinin sonuçlarından hala kurtulamamışken ve çatı aday formülünün de AKP’nin deyimiyle elde patlaması sonrası üç seçenekle karşı karşıya kalmıştı. Bu seçeneklerden biri tek başına sağcı bir adayı Erdoğan’ın karşısına çıkarmak, bir diğeri parti içinden bir ismi aday göstermek, son seçenek ise Kemal Derviş gibi isimlerin yaptığı önerileri dikkate alarak parti dışından ve az tanınan bir ismi aday göstermekti. Kesici, Büyükerşen, Faik Öztrak, Özgür Demirtaş gibi isimler bu süreçte gündeme gelirken, bu adayların tamamının Akşener’i ikinci tura taşıyacak hamle olacağı belirtiliyordu.

Kılıçdaroğlu’nun Akşener’in gölgesinden bile büyük olan özgüvenini dikkate aldığı, ikinci tur için verdiği açık çeki gözüne kestirdiği ortada. Aynı zamanda İnce'nin önceki mesajlarına bakıp HDP’den de oy alabileceğini düşündüğünü de tahmin etmek güç değil.

CHP İÇİNDEKİ KAVGA NEREYE VARACAK?

Parti içinde “hitabet” yeteneği ve “CHP’lilik” kimliğiyle bilinen İnce, “yeni CHP” tartışmalarının öne çıkan isimleriyle de kavgalı.

Oğuz Kaan Salıcı, Canan Kaftancıoğlu gibi isimlerle Kurultay sürecince açık ve gizli tartışmalar yaşadığı bilinen İnce’nin seçim sürecinde CHP’nin bu kesimleriyle nasıl bir ilişki kuracağı da merak konusu.

Partinin en önemli örgütleriyle Kurultay sürecinden bu yana kavgalı olan İnce'nin MYK'nın da önemli bir kesimiyle kavgalı olması, parti örgütünden alacağı desteği de tartışma konusu haline getiriyor.

Ancak CHP'nin adayını belirlerken diğer adayları, Erdoğan, Akşener, Karamollaoğlu dikkate alarak, "belagat" ve "lafazanlık" performansı üzerinden belirlediğini söylemek de mümkün.

Kılıçdaroğlu hesap etti mi bilinmez ama olası bir seçim yenilgisi sonrası vekil adayı da olamayan İnce, CHP'nin dışına düşme tehlikesiyle de karşı karşıya kalacak. Bu da Kılıçdaroğlu'nun en büyük rakibinin partinin dışında kalması sonucunu doğurabilir, tabii ortaya çıkacak başa baş bir tablo bir anda İnce'yi partinin başına da taşıyabilir...