Kabataş suç duyurusu sümen altı edilmiş: 'Görüntü olsaydı film çektirirlerdi'

"Üzerleri çıplak, elleri deri eldivenli 100 kişi saldırdı" denildi, "görüntüler var" denildi ama hepsi yalan çıktı. Bu yalanları ortaya atanlar hakkında tam 13 ay önce "iftira ve suç uydurma" gerekçesiyle yapılan suç duyurusu ise sümen altı edildi.
Ali Ufuk Arikan
Pazartesi, 09 Mart 2015 15:22

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Haziran Direnişi sırasında, 12 Haziran 2013'te yaptığı grup konuşmasında "İşte bu olaylarda bile maalesef çok önemli bir yakınımın gelinin Başbakanlık ofisinin yakında, yanında altı aylık çocuğu yerlerde süründürdüler, kendisini taciz ettiler, çocuğunu taciz ettiler. Bunun özgürlük mücadelesiyle yakından uzaktan ne alakası var arkadaşlar, soruyorum size? Bu mudur özgürlük, bu mudur çevrecilik; soruyorum sizlere?" ifadelerini kullanmıştı.

Bu sözlerle başlayan Kabataş efsanesi, aradan geçen iki yılın sonunda tamamen yalanlanırken bugün ortaya çıkan bir habere göre, polis tek bir görüntü bulabilmek için tam iki bin 500 kamera görüntüsü izlemiş. Buna karşın saldırı olduğuna ilişkin tek bir delil bulunamazken, aksi yönde onlarca kanıt ortaya çıkmıştı.

13 AY YANITSIZ KALAN SUÇ DUYURUSU

Kabataş iddialarının yalan olduğunun kamera görüntüleriyle ortaya çıkmasının hemen ardından 14 Şubat 2014 tarihinde "halkı kin ve düşmanlığa tahrik" ve "iftira ve suç uydurma" suçlamalarıyla Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunuldu. Suç duyurusunu yapan CHP İzmir Milletvekili Oğuz Oyan, dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan, gazeteciler Abdülkadir Selvi ve Elif Çakır ile Zehra Develioğlu hakkında soruşturma başlatılmasını talep etmişti.

Bu talebin üzerinden tam 13 ay geçerken Erdoğan hakkında dokunulmazlığı bulunduğu gereçesiyle verilen "takipsizlik" kararı dışında diğer üç isim hakkında tek bir işlem yapılmadı.

Erdoğan hakkında verilen takipsizlik kararının "kürsü dokunulmazlığı"na dayandırıldığını ve bu nedenle yanlış olduğunu belirten Oğuz Oyan, grup toplantılarının Meclis faaliyeti kapsamında değerlendirilemeyeceğini dile getirdi.

SAATLERCE BULUNAMAYAN DOSYA

Erdoğan hakkındaki suç duyurusuna aldığı yanıtta, dosyada eksik olmadığı, bir delil yetersizliği bulunmadığının belirtildiğini hatırlatan Oyan, buna karşın diğer üç isim hakkında aradan geçen süreçte işlem yapılmadığına dikkat çekti.

Televizyondaki Kabataş tartışması ve Zehra Develioğlu'nun avukatının açıklamalarının ardından konunun yeniden gündeme geldiğine dikkat çeken Oyan, "Bunun üzerine suç duyurumuzda bir gelişme olup olmadığını öğrenmek için Ankara Cumhuriyet Başsavcılığa'na başvurduk. Danışmanıma dosyayı bulamadıklarını söylediler. Saatlerce süren ısrarlı bekleyişin ardından dosyayı buldular. 13 ay boyunca nasıl sakladılarsa öyle de buldular. Bu durum suç duyurumuzun sümenaltı edildiğinin en açık kanıtı" ifadelerini kullandı.

'TÜM DİKTATÖRLERİN YAPTIĞINI YAPIYOR'

Konuyla ilgili suç duyurusunu tazelediğini belirten Oğuz Oyan, "Televizyondaki Kabataş tartışması, Zehra Develioğlu'nun avukatının açıklaması ve yeniden suç duyurusunda bulunmamdan sonra Kabataş yalanını ortaya atanlar yeniden harekete geçti" dedi. Oyan, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yaptığı açıklama sonrası havuz medyasının yeniden hareketlendiğini ve 13 yazarın aynı şablonda yazılar yazdığını söyledi.

Tek bir delil olmadan yalanda ısrar edildiğini vurgulayan Oyan, "Erdoğan'ı biliyoruz. Geri adım atmaz, atamaz. Kitlesini kontrol etmeye çalışıyor ve bu yöntemi kullanıyor. Geri adım atması halinde kitlesinin kontrolünü kaybedeceğini düşünüyor. Tüm diktatörler böyle yapar" diye konuştu.

Buna karşın bu yalandan kurtuluş olmadığını dile getiren Oğuz Oyan, "iki bin 500 kamera görüntüsü izlenmiş ama delil bulunamamış. Zaten böyle bir görüntü olsaydı çoktan bir yönetmen tutup film çektirirlerdi" dedi.