İbrahim Kalın: Ekonomik savaş başlatma niyetimiz yok

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, Erdoğan'ın bakanlarıyla Beştepe'de gerçekleştirdiği toplantının ardından basın konferansı düzenledi. Kalın, dış politika ve ekonomik duruma ilişkin açıklamalarda bulundu.

Haber Merkezi

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, Erdoğan'ın bakanlarıyla Beştepe'de gerçekleştirdiği toplantının ardından basın konferansı düzenledi.

Burada gazetecilerin sorularını yanıtlayan Kalın, ABD'yle yaşanan kriz, ekonomik durum ve "sınır güvenliği" konularında önemli açıklamalarda bulundu.

Beyaz Saray'ın Rahip Brunson bırakılsa dahi ek gümrük vergilerini sürdüreceği yönündeki açıklamasına yanıt veren Kalın, "ABD’nin ilave vergi yükü DTÖ’nün kurallarına da aykırı. Müşteki olarak tek ülke de Türkiye değildir. Başka ülkelere uygulanan bu vergi yaptırımları konusunda tüm dünyanın tepkisi var" diye konuştu.

Basın konferansında toplantının ardından açıklama yapan Kalın, Erdoğan'ın geçtiğimiz günlerdeki "Ekonomik savaşı kaybetmeyeceğiz" açıklamasından farklı bir tonda konuştu, "Bizim kimseyle ekonomik savaş başlatmak gibi bir niyetimiz yok" dedi.

İbrahim Kalın'ın açıklamalarından satır başları şu şekilde:

"Sincar'daki stratejimiz etkin bir şekilde uygulunuyor. MİT, jandarma ve Türk silahlı kuvvetlerinin ortak operasyonları devam edecek.

Bu süreçte öncelikle cumhurbaşkanımızın ekonomik savaşa karşı yaptığı seferberlik çağrısına olumlu cevap verenlere teşekkür ediyoruz. Ayrıca yurt içinden yurt dışından konuyla ilgili açıklamalarıyla destek verenlere teşekkürlerimizi ifade etmek istiyoruz. Dün Katar devletinin 15 milyar civarında yatırım yapma kararı almış olmasıdır. Hazine ve maliye bakanımızın yoğun temaslar neticesinde Kuveyt Almanya hatta Rusya’dan olumlu haberler almış bulunuyoruz.

Trump yönetiminin aldığı kararlar sadece Türkiye ile ilgili değil AB ile ilgili vergi kararları alınmıştı. Bunun ticaret savaşına evrildiği endişesi herkes tarafından dile getiriliyor. Almanya, Fransa, Katar, Kuveyt ve diğer ülkeler Türkiye’nin yanında olduklarını ifade etmiş bulunuyorlar.

'TÜRKİYE EKONOMİK SAVAŞ PEŞİNDE DEĞİL'

Türk ekonomisi oldukça güçlü ve sağlam temellere sahiptir. Türkiye yatırıma elverişli bir ülke olarak kapılarını açmış durumdadır. Kısa vadede hayata geçirdiğimiz tedbirler Türk ekonomisinin gücü bir kez daha ispatlanmış olacaktır. Sayın cumhurbaşkanımızın da ifade ettiği gibi Türkiye bu krizi mutlaka fırsata çevirecektir. Bu konuda bizim ekonomi kurumlarımıza olan güvenimiz tam. Bunun  da inşallah neticelerini göreceğiz. Türkiye  kimseyle gerilimden yana, ekonomik savaş peşinde değildir. Şu ana kadar sergilediğimiz birlik beraberlik ruhu da önem arz etmektedir.

Türkiye’nin alternatiflerini çoğaltarak yoluna devam edeceği gerçeğidir. Enerji, ticaret ve yatırım konusunda dünyadaki küresel gelişmelerle uyumlu şekilde opsiyonlarını çoğaltarak bundan sonra yoluna devam edecektir.

SORU: Katar’ın yatırım paketinin ayrıntılarını paylaşabilir misiniz?

Onunla ilgili hazine ve maliye bakanlığımız çalışma yürütüyorlar. Güzel bir paket hazırlandı. Detaylar ortaya çıktıkça açıklanacak. Ben Katar Emiri’ne gösterdiği asaletli duruşundan dolayı tekrar teşekkür etmek istiyorum.

Katar Türkiye’nin gerçek bir dostu olduğunu göstermiştir. Geçen yıl yaşanan körfez krizinde Türkiye oraya yardım etme ve askeri üs konusunda eleştirilere maruz kalmıştı. Şimdi cumhurbaşkanımızın siyasi öngörüsünün ne kadar haklı olduğu ortaya çıkmış oldu.

Aynı zamanda Şeyh Temim’in yanı sıra Katar halkının Türkiye’nin yanında durduğunu, ellerindeki parayı TL’ye çevirdiklerini, tatillerini burada yaptıklarını her platformda çok gür bir sesle ifade ettiğini gördük. Diğer ülkelerden de destek gelmeye başladı.

Türkiye ekonomisi daha da güçlenerek bu süreçten çıkacak.

SORU: Sincar noktasında hava operasyonları devam ediyor. Bir kara operasyonu olacak mı? 9 günlük bayram tatili var. Bu noktada TL yönünden spekülasyonlar noktasında tedbir alınacak mı?

TL üzerinden yürütülen algı operasyonu kanalları kapatılmış durumda. Bu konuda vatandaşlarımız, işverenimiz, iş adamlarımız herkes rahat olsun. Panik havasına katılmadan, rasyonel adımlarla biz bu süreci atlatacağız.
Sincar meselesi İbadi buradayken ele alındı. Kapsamlı bir güvelik paketi üzerinde uzun süredir görüşmelerimiz devam ediyordu. Dünkü sincar operasyonu bu şekilde değerlendirebilirsiniz. Irak makamlarının da açıkça ifade ettiği gibi Irak topraklarının saldırılar için kullanılması söz konusu değil.

Bizim terörü yerinde bitirme kararlılığımız tamdır. Sincar benzeri operasyonlar bundan sonra yoğun bir şekilde gelecektir.

'ALMANYA VE FRANSA'NIN ADIMLARI SON DERECE ÖNEMLİ'

SORU: Beyaz Saray’dan açıklama geldi. Rahip bırakılsa bile bu vergilerin kaldırılmayacağı bunun ABD’nin ulusal güvenlik sorunu olarak görüldüğünü söyledi. Değerlendirmeniz nedir?

Burada terminoloji sorunu yaşıyoruz diye düşünüyorum. Türkiye’den giden demir çeliğe vergi getirilmesini ulusal güvenlik talebiyle iliştirmesi, Türkiye’nin taleplerine göz kapaması… Ulusal güvenlik deyince farklı şeyleri mi kast ediyoruz diye bir şey getiriyor akla… ABD’nin ilave vergi yükü DTÖ’nün kurallarına da aykırı. Müşteki olarak tek ülke de Türkiye değildir. Başka ülkelere uygulanan bu vergi yaptırımları konusunda tüm dünyanın tepkisi var.

Bütün bunlar aslında Türkiye’nin durduğu yerin doğru olduğunu teyit etmektedir. Bizim kimseyle ekonomik savaş başlatmak gibi bir niyetimiz yok. Ama kendi ulusal çıkarlarımız söz konusu olduğunda tabi ki Türkiye gerekli tedbirleri alacaktır.

Dün de ifade etmiştim. İki telefon görüşmesi talebi de karşı taraftan geldi. Sayın Merkel, hazine maliye ve ekonomi bakanlarının bir an önce görüşmesi teklifinde bulundu. Aynı teklif Macron’dan da geldi. Önümüzdeki günlerde bir araya gelecekler. Hazine ve maliye bakanımız Fransız mevkidaşıyla bir araya gelecek.

Ama bu iyi niyetin gösterilmesi önem arz ediyor. Daha önce AB’den İtalya’dan pozitif açıklamalar gelmişti. Bu Türk ekonomisinin dünya ekonomisi üstündeki yeri açısından da önem arz ediyor. Dünya ekonomisine entegre olmuş bir ekonomik sistemden bahsediyoruz. Almanya ve Fransa gibi iki güçlü aktörün bu konuda adım atma niyetini ifade etmesi bizim açımızdan son derece önemli. Zaten iyi ilişkilerimizin olduğu Avrupa ile belki farklı alanlarda ilişkiler geliştirme fırsatını da yakalamış olacağız.

'ÖZEL SEKTÖRÜN TL'YE SAHİP ÇIKMASINI BEKLİYORUZ'

SORU: Hükümet olarak TL’ye dönüş çağrısı yapıyoruz ama turizm şirketlerinden gelen şikayetler var. Otel ve havayollarının dövizle satışta ısrar ettikleri ve bir çok firmanın zarar ettiği bilgisi elimize ulaştı. Döviz kurunda sabitleme olacak mı?

Bizim çağrımız son derece net, açık. İnşallah ilgili özel sektör kuruluşlarının da bu çerçevede adım atmalarını bekliyoruz. Herkesin aynı yerde durması ve TL’ye sahip çıkması noktasında somut neticeler üretsin. O konuda ilgili özel sektör birimlerinin de gerekli hassasiyetini göstereceğini ümit ediyoruz ve bekliyoruz.

SORU: Toplantıda yeni bir ekonomik önlem konuşuldu mu?

Herhangi bir olağanüstülük yok. Günlerdir zaman zaman böyle son dakika haberleriyle yaratılmaya çalışılan sıradışılık duygusundan kurtulalım. Normalleşme sürecine girmiş durumdayız. Bunu koruyacak şekilde adımlarımız atılacak. Alınan tedbirler neticelerini vermeye başlandı. Bildiğiniz gibi cumartesi günü Adalet ve Kalkınma Partisi’nin kongresi var, sayın cumhurbaşkanımız oraya hazırlanıyor. Bayramdan önce kabine toplantısının yapılması isabetli olacaktı. Perşembe olmasının da olağanüstülüğü yok. Rasyonel adımlarımızı atmaya devam edeceğiz."