Hrant Dink davası: Mahkeme delilleri karartıyor

Hrant Dink cinayeti davasının bugünkü duruşmasında mahkeme, avukatların “soruşturmanın derinleştirilmesi” talebini “yargılamayı uzatır” diyerek reddetti. Böylece delillerin üzerine gidilmesi engellenmiş oldu.
Selin Asker
Cuma, 23 Ocak 2015 17:46

Hrant Dink cinayeti ana davasının bugün görülen duruşmasında Dink davası avukatlarının soruşturmanın derinleştirilmesi ve delillerin üzerine gidilmesi yönündeki talepleri “yargılamanın uzamasından başka bir yarar sağlamayacağı” gerekçesiyle reddedildi. Duruşmaya katılan Erhan Tuncel de yurtdışı yasağının kaldırılmasını istedi.

Hrant Dink cinayetinde “örgüt olmadığı” kararının ve Erhan Tuncel hakkında verilen beraat kararının Yargıtay’ca bozulmasının ve bozma kararına uyulmasının ardından yeniden başlayan davada bugün bir duruşma daha yapıldı. Dink cinayeti tetikçisi Ogün Samast’ın yargılandığı davanın ana davayla birleştirilmesinin ardından yapılan ilk duruşmada, avukatların soruşturmanın derinleştirilmesi amacıyla istediği bir dizi talebin “yargılamayı uzatır” denilerek mahkemece reddedilmesi dikkat çekti.

Böylece davanın seyrini etkileyecek kritik delillerin ortaya çıkarılması yerine davanın hızlıca sonlandırılmasının amaçlandığı anlaşılıyor. Cinayette sorumluluğu olan kamu görevlileri hakkında yürütülen soruşturmayla ve üç tutuklamayla “failler ortaya çıkarılıyor” rüzgarı estirilirken, cinayetin ana davasında hala delillerin üzerine gidilmemesi 8 yıldır cinayetin neden aydınlatılamadığını bir kez daha gösteriyor.

KAÇAK SANIK YAKALANAMADI

İstanbul 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen aralarında Yasin Hayal ve Ogün Samast’ın tutuklu olduğu 8 sanıklı davanın bugünkü duruşmasında tutuksuz sanık Erhan Tuncel ve avukatıyla, Dink ailesi avukatları hazır bulundu. Mahkeme, Ogün Samast’ın arkasından geldiği iddia edilen kişinin Osman Hayal olup olmadığının tespiti konusunda TÜBİTAK’tan istenen raporun henüz gelmediğini belirtti. Ayrıca sanık Ahmet İskender’in de hala yakalanmadığı bildirildi.

Duruşmada ilk sözü Dink ailesi avukatları adına Hakan Bakırcıoğlu aldı. Bakırcıoğlu, dava süresi boyunca karanlıkta kalan birçok delil olduğuna dikkat çekerek üzerine gidilmesi ve soruşturmanın derinleştirilmesi gerektiğini ifade etti. Dink öldürülene dek yürütülen linç kampanyalarını, tehditleri hatırlatan avukat Bakırcıoğlu, mahkemeden 12 talepte bulundu. Bu taleplerden ilki, bir dönem İstihbarat Şube’den sorumlu İstanbul İl Emniyet Müdür yardımcısı olan Şammaz Demirtaş’ın 2008’de Başbakanlık Teftiş Kurulu’na “Biz Hrant Dink’in mahkemelere gidiş gelişinde yazılı koruma tedbirleri almıştık” yönünde verdiği ifadeden yola çıkarak, İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü ve İstihbarat Daire Başkanlığı’nın Dink ve Agos’la ilgili topladığı tüm bilgileri sunması oldu.

'KOZMİK ODA' TALEPLER ARASINDA

Ayrıca 2009 yılında Genelkurmay Seferberlik Tetkik Kurulu’na bağlı Kozmik Oda’da yapılan aramalarda el konulan evraklar arasında Hrant Dink cinayetine dair bilgilerin olup olmadığının tespit edilmesi, “Cinayetin perde arkasında TSK içerisindeki Seferberlik Başkanlığı adı altında bir birim var” şeklindeki ihbar mektubunun suretinin kendilerine verilmesi ve İstihbarat Daire Başkanlığı’nda log kayıtlarının silindiği iddialarına ilişkin İçişleri Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığı’nın hazırladığı ön inceleme raporunun istenmesi de talepler arasında yer aldı.

Öte yandan Yasin Hayal’in arkadaşı Ergün Çağatay’ın tanık olarak dinlenmesi, Trabzon İl Emniyet Müdürlüğü’nün bilgisayarları ve harddiskleri üzerinde bilirkişiler aracılığıyla inceleme yapılması, Erhan Tuncel ve Yasin Hayal’in dinleme tapelerinin yeniden hazırlanması, olay yerine ait kamera görüntülerinin kayıt edildiği  harddisklerin incelenmesi ve Ogün Samast’ın cinayet günü gittiği internet kafedeki bilgisayara neden el konulmadığının sorulması da istendi. Polis Orhan Daştan ve Gürkan Kuşçu arasında Dink cinayetiyle ilgili yaptıkları görüşmelerin yeniden araştırılması, Mustafa Öztürk’le ilgili telefon dinlemeleri imha edildiyse imha tutanaklarının istenmesi, Trabzon İl Emniyet Müdürlüğü’nün İstanbul’a gönderdiği eksik tapelerin temin edilmesi de diğer talepler oldu.

ERHAN TUNCEL'İN 'YURTDIŞI' TALEBİ

Erhan Tuncel'in avukatı Erdoğan Soruklu, Dink ailesi avukatlarının soruşturmanın genişletilmesi taleplerine katıldıklarını belirtti. Erhan Tuncel’in “azmettirici suçlamasıyla yıllarca mağdur edildiğini” söyleyen Soruklu, geçtiğimiz günlerde üç kamu görevlisinin tutuklanmasını da olumlu bulduklarını ifade etti.

Avukat Soruklu, “Bir yardımcı istihbarat elemanının ihbarı yapmasından alıkoyamazsınız. Erhan Tuncel görevini yapmıştır. Kamu görevlisinin bir ölüm ihbarı alıp gereğini yapmamasıyla bir tutamazsınız” diye konuştu. Trabzon Emniyet Müdürlüğü’nde Tuncel’in verdiği ihbar kayıtlarının silindiğini söyleyen Soruklu, “Tuncel’i suçlu ilan etmek için bazı kayıtlar silindi, bunlar ortaya çıkarılsın” dedi. Ayrıca Tuncel hakkındaki yurtdışı yasağı kararının kaldırılmasını istedi.

Bu talebe Dink ailesi avukatı Bahri Belen tepki gösterdi. Belen, Tuncel’in tutuksuz yargılandığını hatırlatarak “Yargıtay’ın bozma kararı dikkate alındığında bu tedbirin kaldırılması doğru değildir” dedi.

'SORUŞTURMANIN GENİŞLETİLMESİ YASAL DEĞİL'

Talepleri değerlendiren mahkeme heyeti, verdiği aranın ardından ara kararını açıkladı. Mahkeme, “Taleplerin araştırılmasının yargılamanın uzamasından başkaca bir yarar sağlamayacağı, sonuç ve kanaatine varıldığından katılan vekillerinin soruşturmanın genişletilmesi talepleri reddedilmiştir” dedi. Ayrıca “Soruşturmanın genişletilmesi talepleri suç tarihinden bu güne kadar geçen sürenin fazlalığı ve Yargıtay bozma ilamı içeriği nazara alınarak, sanık Erhan Tuncel müdafinin soruşturmanın genişletilmesi yolundaki talepleri yasal ve yerinde görülmedi” ifadeleri de kararda yer aldı. Mahkeme, Erhan Tuncel’in yurtdışı yasağının kaldırılması yönündeki talebini de reddederek duruşmayı 28 Nisan’a erteledi.