Havuzda bugün: Büyük çarpışma yaklaşıyor

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimlerinin artçı sarsıntıları devam ediyor. Yaklaşık yüzde 10'luk oy farkı yandaş basında sert hesaplaşmalara sahne oluyor. AKP'nin kaderi tartışılmaya devam ediyor. İşte günün havuz yazarlarından özetler...
soL - Yavuz Karamahmutoğlu
Çarşamba, 26 Haziran 2019 10:19

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimlerinin artçı sarsıntıları devam ediyor. Yaklaşık yüzde 10'luk oy farkı yandaş basında sert hesaplaşmalara sahne oluyor. AKP'nin kaderi tartışılmaya devam ediyor. İşte günün havuz yazarları özeti...

'KAMYON DUVARA NASIL ÇARPTI'

Türkiye Gazetesi yazarı Cem Küçük bugünkü köşesinde "CHP zihniyeti bizim tarafı ele geçirdi, CNN ve Hürriyet'in el değiştirmesi bize yaramadı"dedi.

Küçük'ün "Kamyon duvara nasıl çarptı"başlığıyla yayımlanan yazısının ilgili bölümü şöyle:

AK Parti İstanbul il teşkilatında ve bizim taraf medyasında, “Millet bilmez biz biliriz. Bizim yaptığımız doğrudur” gibi tipik CHP geleneğinin anlayışı benimsendi. Âdeta CHP zihniyeti bizim tarafı ele geçirdi. Halkın hissiyatı yok sayıldı. Seçimlerin iptali için zorlamanın millet nezdinde ters tepeceği belliydi.

Bakın ben de kendi adıma bu medya bahsinde öz eleştiri yapacağım. 22 Mart medya devrimi dediğim olay olup Aydın Doğan medyadan tasfiye edildiğinde bu gelişmeye sevinmiştim. Bu olayın bizim taraf lehine olduğunu düşünmüş ve tam desteklemiştim. Oysa şimdi görüyorum ki, Hürriyet-CNN Türk'ün el değiştirmesi, tamamen Başkan Erdoğan ve AK Parti aleyhine bir işlev görmüştür. 22 Mart medya devrimi tamamen Ekrem İmamoğlu ve CHP’nin ekmeğine yağ sürmüştür. Hürriyet’in ve CNN Türk’ün -çoğu da amatörce olan- yayınları hep İmamoğlu’na yaramıştır. Ben de bunları sonradan fark edip bu köşede hep yazdım. Oysa işte 23 Haziran hezimetinde neticeyi herkes gördü...

SÜLEYMAN SOYLU KABİNE DIŞI MI?

Hürriyet Gazetesi yazarı Abdülkadir Selvi bugünkü köşesinde kabinede çok büyük değişiklik beklemediğini belirtirken; Ekonomi, Milli Savunma, Adalet ve Dışişleri bakanlarının yerini koruyacağı izlenimi edindiğini söyledi. Süleyman Soylu'nun kabine dışı kalacağı iddiasını dile getirmiş oldu.

Selvi'nin "Erdoğan değişim sinyali verdi mi?" başlığıyla yayımlanan yazısının ilgili bölümü şöyle:

 "Erdoğan’ın grup konuşmasında Ekonomi, Adalet, Milli Savunma ve Dışişleri bakanlarının çalışmalarından söz etmesi, AK Parti grubunda Ekonomi, Adalet, Milli Savunma ve Dışişleri bakanları kalıyor yorumuna neden oldu. Diğer bakanlara haksızlık etmek istemem ama ben bir algıyı yansıttım. Ben de benzer bir izlenime sahibim."

'ERDOĞAN'A ABDÜLHAMİT SENARYOSU UYGULANIYOR'

Yeni Şafak yazarı İbrahim Karagül, AKP'nin yenilenen İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimlerini kaybetmesinin ardından Erdoğan'ın yalnızlaştırılmaya çalışıldığını söyledi. Karagül, AKP çevresinden Erdoğan'a yapılan eleştirilerin çoğunun yapıcı değil yıkıcı olduğunu belirterek, "Bugün Erdoğan'a da bir 'Abdülhamit' senaryosu uygulanıyor" dedi. "Bunlar bize bir şey anlatmıyor mu?" ifadesini kullandı.

Karagül'ün “Organize eleştiri” hastalıklı ‘müdahale’ biçimine dönüştü. * Destek vereni küçümse, kibirli bir dille ayar ver. * Onlar Erdoğan’a neden düşman, biliyoruz. Peki siz neden düşmansınız? * Asıl vesayet zihinlerimizde!" başlığıyla yayımlanan yazısının ilgili bölümü şöyle:

"Erdoğan’a destek vermek yalakalıktır” diye bir söz üretiliyor ve birileri bundan etkilenerek hareket ediyorsa, o birilerinin zihinleri esaret altındadır, çok ciddi siyasi körlük yaşamaktadır. Onlar bir cümle ile saf dışı edilebilen adamlardır.

Erdoğan’a “Abdülhamit senaryosu” reva görenler, dünyanın tasfiye etmeye çalıştığı adama onların cephesinden vuranlar asıl kurşunu Anadolu’ya, İstanbul’a, coğrafyaya sıkmaktadır. Vesayet zihinlerimizdedir. Bu yüzden en ağır eleştiriyi bu alana yoğunlaştırmak acil bir ihtiyaçtır. Bunlar bize bir şey anlatıyor mu?"

'AKP'Lİ FIRILDAKLARIN SİNSİLERİN ELEŞTİRİSİ'

Sabah Gazetesi yazarı Salih Tuna bugünkü köşesinde "Şaşacaksınız ama söyleyeyim: AK Parti mahut seçim sonuçları sayesinde geleceğini garantiye alma fırsatını ele geçirmiştir.

AK Parti’nin ciddi bir şekilde silkinmeye ihtiyacı vardı" dedi.

Tuna'nın "Çaplarını gördük" başlığıyla yayımlanan yazısının ilgili bölümü şöyle:

Şaşacaksınız ama söyleyeyim: AK Parti mahut seçim sonuçları sayesinde geleceğini garantiye alma fırsatını ele geçirmiştir.

AK Parti’nin ciddi bir şekilde silkinmeye ihtiyacı vardı

Öyle 15 – 20 bin oy farkıyla kaybetmiş veya kazanmış olsaydı meseleleri adamakıllı teşrih masasına yatırmayacak, palyatif çözümlerle öteleyecekti.
Öteleyince de kuvvetle muhtemel merkezi iktidarı ilk seçimde kaybedecekti.

Unutmayın, rakibiniz stratejik hareket ediyorsa, tuluat yaparak cevap veremezsiniz.

Rakibinizin hamlelerini daha önceden öngörüp hareket etmelisiniz.

Bunun için de ‘ortak aklı’ her daim devreye sokmalısınız.

Eleştirel mekanizmayı çeperlere atmak yerine içe çekerek düşünsel zenginlik üretmelisiniz.

Sakın ola AKP’li fırıldakların ve sinsilerin eleştirisinden bahsettiğimi sanmayın

'SEÇMENİN DEĞİŞEBİLECEĞİNİ DÜŞÜNEMİYORLAR'

Karar Gazetesi yazarı Elif Çakır bugünkü köşesinde "AK Parti kendisine oy vermiş seçmenin değişebileceğini düşünemiyor" dedi.

Çakır'ın "Sandıktan çıkan mesaj Ak Parti'ye ne diyor"başlığıyla yayımlanan yazısının ilgili bölümü şöyle: 

"AK Parti artık ülkenin sorunlarına çözüm üretebilecek bir parti görüntüsü vermiyor. Uzunca süredir umut vermek yerine korku ve endişe faktörlerine dayalı bir söylem kullanıyor.

Yeni Türkiye’ye dair ortaya koyduğu medya düzeninden siyaset düzenine eski Türkiye’nin kodlarını hatırlatıyor. Statükoya karşı mücadele eden AK Parti görüntüsü yerini statükoyu temsil eden AK Parti görüntüsüne devretmiş gibi algılanıyor.

Daha da önemlisi kendisine oy vermiş seçmenin değişebileceğini düşünemiyor.

Daha da önemlisi dün partisi kapatılmakla tehdit edilen ve dünün egemen güçleri tarafından mağdur edilen AK Parti bugün Ekrem İmamoğlu’nun kazandığı seçimleri istediği gibi iptal ettirebilen bir güce sahip."