GÖRÜŞ I Sıla'yı da koruyan kanun hedefte

Şarkıcı Sıla Gençoğlu’nun, kendisine şiddet uygulayan partneri oyuncu Ahmet Kural hakkında koruma kararı aldırmasıyla, 6284 Sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair kanun yeniden gündeme geldi. Hükümete yakın medya ve sivil toplum kuruluşlarının hedefindeki 6284 nolu yasa, bu cephede 'yuva yıkan kanun' olarak anılıyor. Avukat Müjde Tozbey Erden 'Kadının elini güçlendirdiği gibi, hakim kararı alınabilirse kadına ve çocuklarına yeni bir yaşam, yeni bir kimlik sağlanabiliyor. Gericiler ise kadının güçlenmesini istemiyor' dedi.
Neslihan Şen
Cuma, 09 Kasım 2018 09:42

Şarkıcı Sıla Gençoğlu, şiddet gördüğü partneri oyuncu Ahmet Kural hakkında şikayetçi olmuş, kendisine 3 ay süreyle yaklaşamaması için koruma kararı aldırmıştı. Yaşananların ardından, 6284 Sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair kanun yeniden gündeme geldi. 

Kadına yönelik şiddet verileri mevcut yasaların dahi yetersizliğine işaret ederken, kadınların 6284 sayılı kanundan kaynaklı haklarını bilmeleri ve haklarına sahip çıkmaları büyük önem taşıyor.

Mart 2012'de kabul edilen kanuna bugüne dek başvuran, hak ihlaline uğrayan kadın sayısı ne yazık ki tam olarak bilinmiyor çünkü devletin bu konuda bir kayıt tutma gayreti yok. Koruma kararına rağmen öldürülen kadınlar olduğu biliniyor ancak burada da tabloyu takip eden devlet değil, kadınların dayanışma ağları.

2014 yılında konu hakkında bilgi talep edilen Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Ayşenur İslam, koruma altında öldürülen kadın olmadığını savunmuştu.

6284 NASIL İŞLİYOR: KOLLUK VE MÜLKİ AMİRLER DE YETKİLİ

Avukat Müjde Tozbey Erden, soL'a yaptığı değerlendirmede kadına yönelik şiddetin toplumumuzda yaygın ve çok büyük bir sorun olarak varlığını sürdürdüğünü; konuya dair hukuk alanında önce 4320 sayılı Ailenin Korunması Hakkındaki Kanun ve bu kanunun yetersizliğinin tespit edilmesinin ardından 2012 yılında 6284 Sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiğini belirtiyor. Erden, 6284 sayılı yeni Kanun ile detaylı ve geniş kapsamlı tedbirlerin düzenlenmekte olduğunu ve bu tedbirleri alma yetkisinin hakimin yanı sıra ilgili kolluk ve mülki amirlere de yüklendiğini, böylece tedbirlerin kısa sürede alınarak daha etkin bir koruma sağlanması amaçlandığını söylüyor.

Yalnızca 2018 yılının ilk 6 ayında 206 kadının öldürüldüğü ve yüzlerce kadının şiddete maruz kaldığı düşünüldüğünde bu kanunun yetersiz kaldığının görülebileceğini söyleyen Erden “Şiddetin önleyicisi tek başına kanunlar olamaz. Kadınların güçlenmesi, toplumsal mücadelenin konusu" diyor.

'KADININ YAŞADIĞI ŞİDDETİ ANLATMASI YETERLİ'

6284 nolu kanunda söz konusu olan hakların kadınlara lütfedilmediğini, bu hakların kadınların mücadeleleri sonucunda kazanıldığının altını çizen Müjde Tozbey Erden “Şiddet mağduru, karakola, jandarmaya, hakime, savcıya başvurduğunda ve şiddete maruz kaldığını söylediğinde, doğrudan bu kurumlar tarafından şiddete maruz kalmış kimse için korunma kararı verilmektedir. Bu korunma kararı için delil aranmamaktadır. Sadece yaşadığı şiddeti anlatması yeterlidir” dedi.

Son günlerde haberlere konu olan şarkıcı Sıla ve Ahmet Kural’ın konu olduğu kanun ve koruyucu tedbirlerin bu kapsamda olduğunu söyleyen Erden süreci şu şekilde detaylandırdı: “Verilen koruma kararı, hemen kolluk tarafından şiddeti uygulayana bildirilir ve şiddet mağduruna yaklaşmaması gerektiği konusunda uyarılır. Bu karar ile birlikte şiddet uygulayan, şiddet mağduru kadının kaldığı eve, çalıştığı işyerine yaklaşmayacağı gibi; telefonla dahi taciz edemez. Aksi halde şiddet uygulayana 3 günden 10 güne kadar hapis cezası verilmektedir.”

Avukat Müjde Tozbey Erden, bu kanun ile sadece kadınların değil, şiddete uğrayan veya şiddete uğrama tehlikesi bulunan çocukların, aile bireylerinin ve tek taraflı ısrarlı takip mağduru olan kişilerin korunması ve bu kişilere yönelik şiddetin önlenmesi amacıyla tedbirler ve koruma yöntemleri düzenlendiğini söylüyor.

Kadınların bu kanundan faydalanabilmeleri için haklarını bilmelerinin çok önemli olduğunu dile getiren Erden “Kadınlar kolluğa veya hakime gittiğinde 'kocandır döver, kocandır barışırsınız, çocuklarına yazık vb.' bakış açısıyla karşılaştığı için haklarını ancak ısrarcı olabilirse alabiliyor” diyor.

6284 MUHALİFLERİ: HAKKINDA UZAKLAŞTIRMA KARARI ALINAN ERKEK DAHA DA ÖFKELENİYOR

Eğitim müfredatında din dersi kapsamında çocuklara öğretilen şeriat hukuku ile kadınların aşağılandığını, aile ve toplumda figüran rollerle ya da yaşamda etkisiz bir eleman gibi gösterildiğini ifade eden Erden, sadece din dersi kitaplarından dahi yola çıkıldığında çocuklarımıza dayatılan kadına yönelik bakış açısının anlaşılabileceğini ve ancak gericiliğe karşı mücadele ile birlikte kadın mücadelesinin sac ayaklarının güçlendirilmesi gerektiğini belirtiyor.

6284 sayılı kanun başta Akit gazetesi olmak üzere hükümete yakın medya ve sivil toplum kuruluşlarınca “yuva yıkan kanun” olarak tanımlanıyor. Aileyi korumak adı altında kadına yönelik şiddeti görmezden gelmeye davet eden bu kurumlar, yaptıkları açıklamalarda "Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve emrindeki yetkilileri bu felakete son verecek önlemleri almaya" davet ediyor. Bahsedilen felaket ise boşanmalardaki artış olarak tanımlanıyor. 6284 muhalifleri, hakkında uzaklaştırma kararı alınan erkeğin daha da öfkelendiğini, çocuklarından ayrı kalmaya dayanamadıklarını ve bu yüzden kadınları öldürdüğünü iddia ediyor. Aynı kurumlar nafaka hakkına karşı çıkmaları, çocuk evliliklerini desteklemeleri ve bu evlilikler sebebiyle tecavüz suçlaması yapılmasının mağduriyet olduğunu söylemeleri ile tanınıyor.

'KADIN, ADEM'İN EŞİ HAVVA OLARAK KALSIN İSTİYORLAR'

Avukat Müjde Tozbey Erden kanunun hedefte oluşuna dair ise şunları söylüyor “Kanun gereği şiddet uygulayan koca evden uzaklaştırılıyor. Hatta şiddeti uygulamaya devam ederse hapse dahi atılabiliyor. Yani kadının elini güçlendirdiği gibi, hakim kararı alınabilirse kadına ve çocuklarına yeni bir yaşam, yeni bir kimlik sağlanabiliyor. Gericiler ise kadın şiddet dahi görse, kadının güçlenmesini, tek başına erkek olmadan yaşamasını ve bunun devlet tarafından desteklenmesini istemiyor tabi. Çünkü kadının iktidarı paylaştığı bir dünya değil; her defasında Adem’in eşi Havva olarak kalmasını istiyorlar.”

Erden son olarak, 6284 sayılı kanunun unutturulmaya çalışıldığı bu günlerde, Sıla sayesinde gündeme gelmesi ve kadınlara duyurulmasını önemsediğini ve bu nedenle Sıla’ya yaşadığı şiddet durumda verdiği mücadele ile kadınlara örnek olması vesilesiyle teşekkür ettiğini belirtiyor.