Gezi Davası'nda ikinci duruşma başladı

Haziran Direnişi'nin yargılanmak istendiği 'Gezi Davası'nda ikinci duruşma başladı. Yigit Aksakoğlu'nun avukatı Turgut Kazan: 12 Mart, 12 Eylül dönemlerinin iddianamelerini gördüm. Hepsi hukuka aykırıydı, ama hiçbiri bu kadar uçuk değildi.
soL - Haber Merkezi
Salı, 25 Haziran 2019 11:02

Haziran Direnişi'nin yargılanmak istendiği "Gezi Davası"nda ikinci duruşma başladı.

Dünkü savunmaların ardından bugünkü duruşmada ilk olarak Avukat Can Atalay konuşuyor.

'TÜRKİYE TARİHİNİN EN ONURLU MÜCADELESİ KARALANMAYA ÇALIŞILIYOR'

Duruşmadan notlar paylaşan TKP'li Hukukçular'ın paylaşımına göre, Atalay'ın savunması şu şekilde:

Bu iddianame Türkiye tarihinin en onurlu mücadelesini karalamaya çalışmasıdır. İfade özgürlüğü, toplantı ve gösteri yürüyüşüne katılma hakkı, çevrenin korunmasından iddianamede bahsedilmemektedir.

Taksim Dayanışması'nda tercüme yapan arkadaşımız için, bizim için ağırlaştırılmış müebbet isteniyorsa suçun maddi unsurlarının somut olarak ortaya koyulması gerekir.

Ceza hukukunun hiçbir yerinde yeniden kiymetlendirme diye hukuki bir kurum yoktur. Siyasi iktidar başa çıkamadığı bir olayı, FETÖ'cüler ile karalamaya çalışmıştır. Bu iddianame yamalı bir bohçadır.

Bu onurlu direnişinin fonlarla yürütüldüğü iddia edilemez. Gezi böyle kirletilemez. Biz Gezi'den sonra bize yüklenileceğini biliyorduk. Devlet yönetimine katılımın tek biçimi sandık değildir. Dava açarak, imza toplayarak, itiraz yolu ile yönetime katılmaya çalışıyoruz.

'HÜKÜMET İSTİFA SLOGANI MEŞRUDUR'

Savcı benim Gezi’de yediğim yalancı dolmaları Osman Kavala’nın finanse ettiğini söylüyor. Gezi'ye tüm ülkeden yiyecek, içecek ve destek gelmiştir. Gezi'yi böyle küçümsemeyin. Seçilmiş hükümet olmak kimsenin Anayasaya aykırı davranmasını, hukuku çiğnemesini haklı kılmaz. Gezi Parkı direniş hakkının kullanılmasıdır. İddianamenin eksiği budur.

Taksim Dayanışmasının talebi olmasa da, Gezi direnişinde kendiliğinden dile getirilen 'Hükümet İstifa' sloganı meşrudur. Sanıkların özel olarak Taksim Dayanışmasının Anayasal düzene şirk koştuğu iddia edilmiştir iddianamede. Savcının dikkatini çekmek isterim 'Şirk koşmak' hukuki değil, dini bir kavramdır.

'GEZİ DİRENİŞTİR, POLİS ŞİDDETİ DİRENİŞİ BÜYÜTMÜŞTÜR'

Atalay'ın ardından akademisyen Tayfun Kahraman savunmasını yapıyor.

Kahraman'ın açıklamaları şöyle:

"Meslek etiğine uygun bir şekilde çalıştım. Gezi Parkı'na Topçu Kışlası yapılmasına karşı itiraz ile birlikte bu süreçte yer aldım. Gezi Parkı şehrin merkezindeki son yeşillik alanlardandır.

Gezi direniştir ve polis şiddeti direnişi büyütmüştür. Bu kadar birbirine benzemeyen insanı meşru talepler dışında kimse biraraya getiremez.

Kente yapılan müdahaleye karşı mesleki görevim sebebiyle katıldım. Taksim Dayanışması asla bir terör örgütü değildir. Tüm eylemlerimiz ve açıklamalarımız hukukidir.

Gezi halktır. Gezi toplumun kucaklaşmasıdır. Gezi'den korkmayın.''

OSMAN KAVALA'NIN AVUKATI KÖKSAL BAYRAKTAR: 20 AY SONRA İDDİANAMESİ YAZILAN SANIĞIN TAHLİYESİNİ İSTİYORUZ

Sanık savunmaları bitti. Osman Kavala'nın müdafi avukatı Köksal Bayraktar savunma yapıyor. 

Bayraktar'ın açıklamaları şöyle:

"İddianamenin hiç bir yerinde müvekkilimin cebir ve şiddet içeren eylemi somutlaştırılmamıştır. Savcılık iddianamede gezi olaylarını meşru gösterirken, gezinin Erdoğan'ı yıpratmak için olduğunu ifade etmiştir. İddianamede gezi direnişi ile ilgili hiç bir plan yok. Olmayan plan üzerinden nasıl hareket edilecek. Hareket ile netice arasında kronolojik yakınlık olmalı. Üstelik elverişlilik unsuru da somut olarak yoktur. Gezi direnişini 7 yıl sonra yargılamak teknik hukuk yönünden mümkün değildir. Eylemin bütün sonuçları bitmiştir. Üstelik müvekkil tutuklanmış, 16 ay boyunca suçunun ne oldugunu bilemeden dört duvar arasında kalmıştır. 20 ay sonra iddianamesi yazılan sanığın tahliyesine karar verilmesini talep ederiz"

Durusmaya 15 dakika ara verildi.

AVUKAT TURGUT KAZAN: FETÖ'CÜ SAVCILARIN DİNLEME KAYITLARI KIYMETLENDİRİLİYOR

Sanık Yiğit Aksakoğlu'nun avukatı Turgut Kazan savunma yapıyor. Kazan, "Dosya içinde dinleme için gerekli pek çok karar yok. Bir de FETÖ'cü savcıların yaptığı dinleme kayıtları kıymetlendiriliyor" dedi ve “bunca yıldır avukatlık yapıyorum, 12 Mart, 12 Eylül dönemlerinin iddianamelerini gördüm. Hepsi hukuka aykırıydı, ama hiçbiri bu kadar uçuk değildi" diye konuştu.

"Ben şahsen hükümeti yıpratmak istiyorum. Demokrasi zaten bu talebin dile getirilmesidir. Herhalde hükümeti devirmeye çalışanlar hükümetin istifa etmesini istemez, erken seçim istemez" diyen Kazan "Müvekkilim elinde tuvalet kağıdı ile ofisine giriyor. Savcılık bunu örgütsel faaliyet olarak ele almış. Gezi parkı ile ilgili tüm davalarda huzurdaki sanıkların bir kısmı hakkında da beraat kararı verilmiştir. Kararlarda da Gezi parkının meşru bir direniş olduğu dile getirilmiştir" diye konuştu.

MİNE ÖZERDEN: TAKSİM BİRKAÇ RANTÇININ DEĞİL, EMEKÇİNİN, GENCİN, KEDİNİN, KUŞUN MEYDANI

Tutuksuz yargılanan Mine Özerden savunması için söz aldı. Özerden'in savunması şu şekilde:

"Davanın sevindirici yanı cinsiyet eşitliğini yakalamış olmasıdır. 8 kadın, 8 erkek sanık var. Bir de heyette kadın üye var. 

"Rant uğruna şehir betona dönmesin diye sürdürdük mücadelemizi. Taksim’in her kesimden insanın ifade alanı olmaya devam etmesi için çalıştım. Taksim birkaç rantçının değil, en çok emekçinin taraftarın, çocuğun, gencin, marjinalin, kedinin köpeğin, kuşun meydanı. Her kesimden insanın birbirine değmese de yaşayabildiği bir mekân Taksim. Bu nedenle topçu kışlasının yapılmasını elbette istemiyorduk."

"Kolluk kuvvetlerine orantısız güç uygulaması için verilen talimatlar neticesinde 9 kişi can verdi, yüzlerce kişi yaralandı. Şiddetsizliği savunan meşru müdafamız bile suç kabul edildi. Çantasında biber gazına karşı sağlık malzemeleri taşıyanlar bile gözaltına alındı."

"Gezi, toplumsal ve onurlu bir harekettir. Tapeler algı yaratmak için kullanılmıştır. Mesela Yiğit Ekmekçi ile Gezi’den aylar sonra yaptığım görüşmenin Gezi ile ilgisi olmadığı halde, Yiğit bana sırf “kaos yönetiyorsun” dediği için iddianameye konulmuştur. İddianamede yer alan tüm görüşmeler hukuka aykırı şekilde elde edilmiştir."

"Şahsıma atfedilen somut dayanaktan yoksun ve asılsız kurguyu kabul etmiyorum. Hiçbir suç işlemedim. Beraatimi talep ediyorum."

YİĞİT EKMEKÇİ: İDDİANAMEDEKİ 16 KİŞİDEN 11'İNİ TANIMIYORUM

Mine Özerden’in ardından tutuksuz yargılanan Yiğit Ekmekçi savunmasına başladı. 22 yıldır Taksim, Gümüşsuyu’nda yaşadığını belirten Ekmekçi, Gezi'nin her zaman hayatının bir parçası olduğunu söyledi. Barışçıl bir protestoda orantısız şiddetin haksız olduğunu kaydeden Ekmekçi savunmasına şu sözlerle devam etti:

"Ne Gezi’yi finanse ettim ne de bir toplantısına katıldım ki toplantıya katılmak elbette suç değil. Gezi sürecini yakından takip ettim. Eylemler sırasında yaşanan şiddet olaylarını kınıyorum. İddianamedeki 16 kişiden 11'ini tanımıyorum."

"Yurtdışında hiçbir kişi ya da kuruluşla temasım yokken nasıl olup da 'yurtdışı ile bağlantı kurduğumu' takdirinize bırakıyorum. Hiçbir suç unsuru içermeyen ve hiçbir suça yönlendirmeyen telefon dinlemelerimin suç unsuru sayılmasını ve tarafıma yöneltilen suçlamaları kabul etmiyor, beraatimi talep ediyorum."

AVUKAT KÖKSAL BAYRAKTAR: İSTİFA ÇAĞRISI TCK 312 KAPSAMINDA DEĞİLDİR

Tutuksuz yargılanan sanıkların beyanlarından sonra Osman Kavala'nın ’nın avukatlarından Köksal Bayraktarsavunmasına başladı. Köksal Bayraktar şunları söyledi:

"Hükümete karşı suç işlenmesi için bu suçun cebir ve şiddet içermesi gerekir. Cebir ve şiddet maddi unsurlara dayanır. Nedir bu maddi unsurlar? Bakanlar Kurulu’nun, yani hükümetin görevini ifa etmesine engel olmak, örneğin Bakanlar Kurulu toplantısını basmak, vs. İddianamede Gezi olaylarında meydana gelmiş 198 adet eylem, “şiddetsiz eylem” diye nitelendiriliyor. Peki, madem böyle bir niteleme var, cebir ve şiddeti nereden buluyor anlayabilmek mümkün değil"

"İstifa çağrısı, hükümeti eleştirmek, hükümet aleyhine protesto yapmak hiçbir zaman TCK 312. madde (“hükümeti ortadan kaldırmaya teşebbüs” suçu) içerisinde değildir."

SAVCI TALEPLERE İLİŞKİN GÖRÜŞÜNÜ AÇIKLIYOR

Davada sanıkların ve avukatların savunmaları tamamlandı. Savunmaların ardından Mahkeme Savcısı, tutuklu sanıklar Osman Kavala ve Yiğit Aksakoğlu'nun tutukluluk hallerinin devamını talep etti. Açıklamada, "Bir kısım sanıkların yasak delil olarak dinleme kayıtlarının dosyadan çıkarılması talebinin reddine, hakkında yakalama kararı bulunan sanıkların hakkındaki yakalama kararlarının infazının beklenmesine, Osman Kavala ve Yiğit Aksakoğlu'nun hakkındaki mevcut delil durumu gerekçesiyle tutukluluk halinin devamına karar verilmesi talep olunur." dendi. Savcı ayrıca tutuksuz sanıklar için uygulanan adli kontrol uygulamalarının da devamını istedi.

YİĞİT AKSAKOĞLU'NUN TAHLİYESİNE KARAR VERİLDİ

Duruşmaya ara karar için ara verildi. Aradan sonra taleplere ilişkin karar açıklanacak.

Aranın ardından davada, "Yakalaması olan sanıkların yakalanmasının beklenilmesine, bir kısım sanıklar için adli kontrol kararının devamına, Yiğit Aksakoğlu'nun tahliyesine" karar verildi.

Kararın açıklanmasının ardından izleyiciler "Osman Kavala'ya Özgürlük", "Gezi onurumuzdur", "Gezi yargılanamaz" diye slogan attılar.

Bir sonraki duruşma 18-19 Temmuz'da yapılacak.