Erdoğan'dan İmamoğlu'na: Hadiseleri üzüntüyle takip ediyoruz

AKP'li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 29 büyükşehir belediye başkanını Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde karşıladı. Erdoğan başkanlara seslendiği konuşmasında 'Bazı belediyelerimizde yaşanan hadiseleri üzüntüyle takip ediyoruz. Biz İBB'ye geldiğimizde 2-3 dönem öncesinden kalma personeller vardı. Kaldığı yeri hak eden insanlara dokunmadım. Ne personelle, ne araçlarla uğraştık. Vaktimizi ve imkanlarımızı şehrin sıkıntılarına ayırdık' diye konuştu.
Çarşamba, 11 Eylül 2019 13:55

AKP'li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 29 büyükşehir belediye başkanını Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde karşıladı.

Erdoğan'ın konuşmasından satır başları şöyle: 

Çok partili hayata geçtiğimiz 1946 yılından beri ülkemizdeki her seçim bir demokrasi şöleni havasında yapılmıştır. Türkiye 31 Mart 2019 mahalli idareler seçimlerini de hamd olsun aynı coşkuyla tamamladı. Bu seçimlerde 30’u büyükşehir, 51’i il, 922’si ilçe 386’sı belde olmak üzere toplam 1389 belediye başkanımız milletimizin teveccühüyle göreve başladı.

Böylesine büyük bir seçimi başarıyla neticelendirmiş olmamız hiç şüphesiz demokrasimizin zaferidir. Eleştirilere verilecek en büyük cevabımız ülkemizde neredeyse her vatandaşımızın içerisinde yer aldığı geniş demokrasi ve özgürlük tablosudur. Seçim sürecindeki rekabeti meydanlarda bırakan, milletimizin iradesine herkesin teslim olduğu bu güzel manzara geleceğimizin de en büyük teminatıdır. 31 Mart seçimlerinde elde ettiğiniz başarılardan dolayı her birinizi ayrı ayrı tebrik ediyorum. Seçildiğiniz gün itibariyle size oy versin vermesin şehrinizdeki herkesin belediye başkanı olarak görev yapacağınıza inanıyorum. Biz de tüm belediye başkanlarımıza aynı samimiyetle yaklaşıyoruz. Gördüğünüz gibi şu anda tüm bakanlarımız sizlerin sorularına cevap vermek üzere burada bizimle beraber. Ve bütün bu sorular kayda alınmak suretiyle de bunların üzerinde bakanlarımız gerekli çalışmalarını yapacaklar.

İlgili politika kurulumuz da buradadır. Bugün bu toplantıya özellikle aldım ki, bunların takibi onlar tarafından yapılmış olsun. Siyaset olarak elbette farklı görüşlere ve duruşlara sahip olabiliriz. Ama ülkemizin çıkarları söz konusu olduğunda birlikte hareket edebilme erdemini gösterebileceğimize inanıyorum. Burada ortaya koyduğumuz fotoğrafı çok çok önemli görüyorum. Özellikle de terör örgütleriyle, hukuksuzlukla araya mesafe koymayı başarmış belediye başkanlarıyla birlikte olmaktan memnuniyet duyuyorum.
 
Bilindiği gibi nüfusumuzun neredeyse 4’te 3’ü 30 büyükşehrimizde yaşıyor. Sizler de belediye başkanları olarak gerçekten büyük bir sorumluluğun altına girmiş bulunuyoruz. 1994’te kazandığım İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığımı gururla yad edeceğim bir vazife olarak baktım. Üstlendiğimiz başbakanlık ve cumhurbaşkanlığı görevleriyle masanın her iki tarafında bulunmuş oldum.

Devletin başı olma sıfatı yanında, yürütmenin de temsilcisi haline gelmiş bulunuyoruz. Sizlerin her biriyle şehirlerimizin sıkıntıları, çözüm yolları ve yatırımları konusunda yakın mesai içinde olmamızın gereğine inanıyorum. 11 yıllık başbakanlık ve 5 yılı aşan cumhurbaşkanlığı görevlerimiz sürece hizmet söz konusu olduğunda hiçbir belediye başkanının partisine bakmadık.

Şu hususun altını özellikle çizmek istiyorum. Hepimizin de bulunduğu yerler polemik siyaseti değil, eser siyaseti üretme makamlarıdır. Çalışmadan, çabalamadan, eser vermeden yapılan siyaset insanlarımıza vakit kaybettirmekten öte bir işe yaramaz. Belediye başkanlarının görevi devr-i sabık peşinde koşmak değil, şehirlerine en güzel hizmetleri getirmek için çalışmaktır. Medyamızda her gün sendika değiştirme baskısından envai türden tehditlere kadar birçok vicdan yaralayıcı haberle karşılaşıyoruz. Personel sayısındaki her rakam, bir insana ve onun etrafında şekillenen daha geniş bir hayata tekabül ediyor. Belediye başkanlarının, ekmeğinin peşindeki insanların hayatlarını diledikleri gibi alt üst edebilecekleri anlamına gelmiyor. Yuvaları başlarına yıkılan insanların ahı üzerine siyaset yapılamaz.

Bazı belediyelerimizde yaşanan hadiseleri üzüntüyle takip ediyoruz. Biz İBB'ye geldiğimizde 2-3 dönem öncesinden kalma personeller vardı. Kaldığı yeri hak eden insanlara dokunmadım. Ne personelle, ne araçlarla uğraştık. Vaktimizi ve imkanlarımızı şehrin sıkıntılarına ayırdık.