Erdoğan muhalefete yüklendi, Genelkurmay Başkanı'na sahip çıktı: Sen onun tırnağı bile olamazsın

Son iki haftadır Başbakan Davutoğlu grup toplantısı yapmazken Cumhurbaşkanı Erdoğan muhtarlara hitap etmeye devam ediyor.
Haber Merkezi
Salı, 24 Şubat 2015 13:16

Cumhurbaşkanı Erdoğan, muhtar buluşmasında yaptığı konuşmada muhalefete yüklenerek Genelkurmay Başkanı'na sahip çıktı.

Erdoğan'ın açıklamaları şöyle:

DEVLET BAŞKANLIĞI KÜLLİYESİ

Tüm bu birimleri ile hizmete girmesiyle birlikte inşallah burası Türkiye'ye yakışır, milletimize yakışır bir Cumhurbaşkanlığı Külliyesi belki de bir Devlet Başkanlığı külliyesi haline dönüşecek. İlerde bu toplantıları çok daha büyük katılımlarla orada sürdürmek arzusundayız. Birileri bizim burada muhtarlarla bir araya gelmemizden rahatsız oluyor. Sadece sizlerle değil il ziyaretlerimizden oralarda milletimizden hemhal olmamızdan, kucaklaşmamızdan da rahatsız oluyorlar. YSK'ya gidip ona meydana çıkma yasağı getirin diyorlar. Her defasında ret cevabı alıyorlar ama yine başvuruyorlar. Cumhurla başkanı görüşmesinden rahatsız olunur mu? Bunlara en güzel cevabı muhtarlarımız milletimiz veriyor. İşte 3. kez bu salonda muhtarlarımızla birlikteyiz. Her hafta da devam edeceğiz.

MUHTAR BİLE OLAMAZ DEDİLER AMA YANILDILAR

Ben cezaevine girdim okudğum şiirden dolayı. Benim için manşetler attılar. Bu muhtar bile olamaz diye. Çok sürmedi, yanıldıklarını gördüler. Kurucusu olduğum parti iktidar oldu ama ben o dönem Meclis'e giremedim başbakan olamadım. Bu garabetin daha fazla sürdürülebilir olmadığı görüldü. Kısa süre sonra milletimin bana layık gördüğü görevi devraldım. Milletin iradesine karşı olanlar için Muhtar ile Cumhurbaşkanı arasında 21 oyla 21 milyon oy arasında fark yoktur.

ASKERLERİMİZİN KILINA ZARAR GELMEMESİ İÇİN BUNU YAPTIK

Geçtiğimiz haftasonu ülkemiz açısından son derece önemli bir askeri operasyonu başarı ile gerçekleştirdik. Suriye'de bulunan Süleyman Şah Türbesi'ni sınırımıza yakın bir bölgeye taşıdık. Bu türbenin bulunduğu alan 1921 yılından bu yana Türkiye toprağı kabul edilen bir alandır. Türbe'nin yeri geçmişte baraj sebebi ile 2 defa değişmişti. Bu kez de güvenlik nedeniyle yeri değiştirmek kaldık. Süleyman Şah Saygı Karakolu'nda görevli askerlerimizin hayatlarını tehlikeye atmamak için bu kararı aldık. Biz Musul'da da 102 gün 49 başkonsolosluk görevlimizi sabırla ihtiyatla takip ederek onların kılına zarar gelmeden hamdolsun kurtardık. Eğer bu muhalefetin ağzına bakıp onların düşündüğü gibi hareket etseydik belkide bu kardeşlerimizin bir kısmı bugün hayatta olmayabilirdi. Siyaset duygusallık götürmez. Akılla, bilimle, tecrübe ile yapılan bir iştir. Onun için insanı yönetme sanatıdır, milleti yönetme sanatıdır siyaset. Öyle heyecan verelim, birileri gaz versin gazla yürü böyle şey olmaz. Musul'daki o kardeşlerimizi nasıl alıp geldiysek burada da dikkatli olmamız gerekiyordu. 39 askerimiz var. Başlarında bir binbaşımız. Oğuzhan Binbaşı ve ekibi ile bunu gayet güzel bir şekilde tereyağından kıl çeker gibi halletmemiz gerekiyordu.

SEN ONUN TIRNAĞI BİLE OLAMAZSIN

Aylardır bunun çalışmasını yaptık. Uzun süren titiz çalışmaların ve planlalamaların ardından bir gecede bu operasyonu yaptık ve başarı ile neticelendirdik. Bu kondua hükümetimizi ve TSK'yı başarılı çalışmalarından dolayı bir kez daha tebrik ediyorum. Birilerinin olumsuz algı için yoğun çaba sarfettiğini görüyoruz. Bu konuda söylenen sözler cehalet boyutunu aştı. Söyledikleri şeyleri yapıp askerlerimizi tehlikeye atmadık. İşte karşı çıkanlar var bunu da tamamı yalan yanlış iftira mahiyetindeki ifadelerle yapıyorlar. Tabii ki ben Cumhurbaşkanlığı makamında milletin seçtiği bir Cumhurbaşkanı olarak bugün şahsıma başbakanıma, genelkurmay başkanıma ve bütün bu operasyon içinde yer alanlara karşı yapılan saldırıya sessiz kalamam. Bir siyasi parti genel başkanı başbakana, genelkurmay başkanına akıl almaz ithamlarda bulunuyor, hakaretler savuruyor. Tek bir mehmetçiğin burnunun kanamaması için hassasiyet gösteren TSK'yı ve hükümeti hedef alanlar önce dönüp kimlerle yan yana olduklarına baksınlar. Bunlar ancak ülkesine yabancılaşmış bir zihniyetin kalkıpta genelkurmay başkanımıza akla hayale gelmeyen sözlerle saldıran bu zat önce aynaya bakması lazım. Sen Genelkurmay Başkanımızın atılacak tırnağının bir paresi dahi olamazsın.

BAŞKANLIK BİZİM GENLERİMİZDE VAR

Başkanlık sistemi bizim genlerimizde vardır. Tarihimizden gelen böyle bir sistem vardır. Parlamenter demokraside de dünyadaki örneklere baktığımızda bir yere kadar bir şeyi yakalarsınız. Bu istikrar olur, şu olur bu olur. Bir yere geldikten sonra orada patinaj başlıyor. Daha ileri gödemiyorsunuz. Çünkü bir kilitleme söz konusu. Şuanda İç güvenlik yasası Torba Yasa Meclis'te görüşülüyor. 312 Milletvekilini 220 milletvekili kilitliyor ve şuanda malesef millet meclisinde akla hayale gelmez hakaretler küfürler yapılabilecek kadar ileri gidenler var. Böyle bir edep dışı bir yaklaşım olabilir mi. Biliyorlar ki biz bu işi başaramayacağız. Er yada geç bu Torba Yasa çıkacak o zaman boşluklardan nasıl istifa ederiz de bunu engelleriz. Düşünün masanın üzerindeki çanı kırıp daha ileri kadar gidebiliyorlar. Kimisi teröristlerin yüzlerine taktığı maskeyi parlamentoda yüzüne takıyor. O zaman senin terör örgütünden ayrı yanın ne? Bunlar da onu savunuyor onların uzantısı. Ondan sonra özgürlükler diyorlar, demokrasi diyorlar. Sizin böyle bir derdiniz yok. Derdiniz terör estirmek suretiyle Meclis'i kilitlemek. Bakıyorsunuz orada bir şey var. Anamuhalefet, diğer muhalefet partileri ve paralel yapı dördü birleşmiş bunu nasıl tıkarız acaba diyor. Bunu aşmanın tek yolu başkanlık sistemidir. Başkanlık sistemi olduğu anda bunu yapmak mümkün değil. Değişik uygulamaları var. Meksika'da Yasama Organı'nın başkanı Başkan. Yani bizdeki şeyi ile Cumhurbaşkanı Yasama organın yürütme organının başıdır. Çalışmalar nasıl diyorum biz halimizden memnunuz diyor. ABD'ye bakıyorsun orada demokrasi mi yok? Ekonomide ha keza ABD deniyor. Peki bunlar bu başarıyı nasıl yakaladı?