Erdoğan imzaladı: Sözleşmeli tarım yapan çiftçiye destek kaldırıldı

Tarım ihracatçısı patronlara 200 milyar dolar ek destek açıklaması yapan AKP, bugün yayımlanan kararnameyle sözleşmeli tarım yapan çiftçilere ödenen yüzde 30 tarımsal destek ödeneğini kaldırdı. Sözleşmeli tarım modeliyle tarım şirketleri karşısında zaten korumasız bırakılan çiftçiler, yüzde 30 desteğin kaldırılmasıyla tamamen çaresiz kaldılar.
Kadir Sev
Salı, 27 Kasım 2018 13:53

Bugün yayımlanan 379 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesiyle, sözleşmeli tarım yapan çiftçilere, sözleşmeye esas ürünleri için ek olarak ödenen yüzde 30 tarımsal destek ödemesi kaldırıldı. Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan geçen hafta tarım ihracatçısı patronlara yıl sonuna kadar 200 milyon dolarlık ek finansman sağlanacağını açıklamıştı. 

Tarımsal Destek Ödemelerine ilişkin 26 Şubat 2018 tarihli Bakanlar Kurulu kararına 22 Haziran 2018 günü eklenen 5/A maddesiyle, “Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığınca belirlenecek köyler ile 2012 yılında 6360 sayılı Yasa kapsamında mahalleye dönüştürülen ve en fazla 300 yerleşimde olmak üzere birlikte üretime yönelik sözleşmeli üretim yapanlara mazot, gübre, yurtiçi sertifikalı tohum/fidan/fide ve standart fidan kullanımı, havza bazlı fark ödemesi, yem bitkileri üretimi, çiğ süt buzağı/malak/manda, anaç koyun-keçi desteklerine ek olarak yüzde 30 oranında ayrıca destek ödenmesi” öngörülmüştü.

SÖZLEŞMELİ TARIM NEDİR? 

Öte yandan sözleşmeli tarım, devletin tarımdan çekilerek çiftçiyi yerli, yabancı şirketler karşısında korumasız bırakılması anlamına geliyor. IMF ve Dünya Bankası patentli politikalar sonucunda giderek yoksullaşan çiftçi tohum, ilaç, gübre gibi temel girdileri satın alamıyor; borçlarını ödeyemediği için bankalar da kredi vermiyor. Tarım şirketleri ile sözleşmeler yaparak, onların istekleri ve dayattıkları koşullara uyarak üretimlerini sürdürebiliyorlar.

Haziran 2018’de bu durumda olan çiftçilere ek bir katkı verilmesi öngörülmüştü. Beş ay sonra, belki de hiç ödeme yapılmadan bu uygulamadan da vazgeçildi. Böylece çiftçi, tarım şirketleri ve bankalar karşısında tamamen çaresiz kalmış oldu.