Emniyetten 'Erdal Sarıkaya' yanıtı: Mağdur dirseği sıyrılan polisler, yanan TOMA...

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, emniyetten Erdal Sarıkaya'nın gözünü yitirmesine ilişkin yeniden araştırma yapılmasını istedi. Emniyet gönderdiği yazıda Sarıkaya'nın yaşadıklarından ve gözünü kaybetmesinden değil, 'yaralanan' polislerden bahsetti.
soL - Haber Merkezi
Pazar, 17 Mart 2019 15:50

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, İstanbul Emniyet Müdürlüğü'ne gönderdiği yazıyla Gezi'de polis saldırısı sonucu gözünü yitiren Erdal Sarıkaya'yı yaralayanların yeniden araştırılmasını ve evrakın gönderilmesini talep etmişti.

Emniyet savcılığın talebine yanıt vermemiş, bunun üzerine savcılık emniyete tekit yazısı göndererek sürecin ilerletilmesini istemişti.

38 SAYFA YANITA GÖRE MAĞDUR POLİS

Emniyet savcılığın talebi üzerine 12 sayfa ayrıntılı görev listesi, 26 sayfa olay değerlendirme tutanağı olmak üzere 38 sayfalık bir yanıt gönderdi.

Buna karşın gönderilen yanıtın büyük bölümü Sarıkaya'nın gözünü kaybettiği yerle ilgisiz olarak Çağlayan'da ve Sultangazi'de yaşananlara ayrıldı.

Yazıda polis saldırısı sonucu yaralananlara, uzuvlarını kaybedenlere ve yaşamını yitirenlere yer verilmezken, yazının tamamında yalnızca yaralanan polisler yer aldı.

SARIKAYA YOK, 'DİRSEĞE DARBE ALMIŞ' POLİSLER VAR

Savcılığın talebi üzerine gönderilen araştırma yazısında Sarıkaya'nın gözünü nasıl kaybettiğine dair hiçbir bilgi yer almadı.

Polisin eylemcilere "uygun ve yeterli oranda" müdahale ettiği öne sürülen yazıda, polislerin aldığı darp raporlarına uzun yer ayrıldı.

Yazıda polislerin "dirseklerine darbe aldıkları" söyleniyor.

'YERE DÜŞTÜ, KOLU SIYRILDI, 5 GÜN RAPOR'

Erdal Sarıkaya'nın gözünü nasıl yitirdiği anlatılamayan yazıda, "yaralı" polislerin aldıkları raporlar dikkat çekiyor. Bu raporlardan birinde "Yere düştü, kolu sıyrıldı" denilirken, söz konusu polisin 5 gün rapor aldığı belirtiliyor.

"Koşarken ayağı burkulan" bir polis 4 gün rapor alırken, "eline darbe alan" bir polise de 8 gün rapor verildiği görülüyor.

EYLEMLERE KATILANLAR 'İLLEGAL ÖRGÜT ÜYESİ'

Yazıda Gezi'ye katılanlar için "illegal örgüt üyeleri" tanımı yapılırken, söz konusu örgütün ismi veya üyelerinin kimler olduğuna dair bilgi bulunmuyor.

Emniyetin savcılığa verdiği cevap yazısında, Sarıkaya'nın gözünü kaybetme detayları yer almazken, Gezi'ye katılanlar "polislerin yaralanmasına sebep olan illegal örgüt üyeleri" olarak gösteriliyor.

Yazıda bir TOMA'nın molotof kokteyli atılması sonucu yanarak kullanılamaz hale geldiği de iddia ediliyor.

'KAFA KARIŞIKLIĞI YARATMAK İSTİYORLAR'

Emniyetin cevabını değerlendiren Erdal Sarıkaya, "Kafa karışıklığı yaratarak soruşturmanın seyrini değiştirmek istiyorlar" ifadelerini kullandı.

"Gezi'nin terör eylemi ve darbe girişimi olarak gösterilmek istendiğini" söyleyen Sarıkaya, Gezi iddianamesinin de bu çerçevede hazırlandığını vurguladı.

Gezi iddianemesinde dönemin başbakanı Tayyip Erdoğan ve Başbakan Yardımcıları Bülent Arınç, Ali Babacan, Beşir Atalay ve Bekir Bozdağ’ın da aralarında bulunduğu 61. dönem hükümet kabinesinin mağdur olarak yer almasına tepki gösteren Sarıkaya, emniyetin gönderdiği yanıtın buna paralel olarak polisi mağdur gösterdiğini söyledi.

'YARALANANLARDAN, YAŞAMINI YİTİRENLERDEN SÖZ EDİLMİYOR'

Sarıkaya, emniyetin verdiği cevaba Çağlayan Adliyesi'nde ve Sultangazi'de yaşananların dahil edilmesine tepki göstererek, "Yazıda polislerin iş görmezlik raporlarından, yanan TOMA'dan bahsediliyor, ancak yaralananlardan, uzuv kaybına uğrayanlardan, yaşamını yitirenlerden söz edilmiyor" diye konuştu.

"Gezi'ye katılan yaşlı, genç, kadın, erkek herkes illegal örgüt üyesi tanımına dahil ediliyor" diyen Sarıkaya, Gezi'nin "Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en barışçıl hak arama girişimi" olduğunu söyledi.

Gezi'de Anayasa'nın "Herkes, düşünce ve kanaatlerini söz, yazı, resim veya başka yollarla tek başına veya toplu olarak açıklama ve yayma hürriyetine sahiptir. Bu hürriyet, resmî makamların müdahalesi olmaksızın haber veya fikir alma ya da verme serbestliğini de kapsar" şeklindeki 26. maddesinin tecelli ettiğini söyleyen Sarıkaya, Gezi'nin yasadışı bir yönü olmadığını vurguladı.

'AKP GEZİ'Yİ KARALAYARAK MENFAAT SAĞLAMAYA ÇALIŞIYOR'

Gezi'nin üzerinden 5,5 yıl geçmesine karşın Gezi'nin hala yasadışı bir örgütle ilişkilendirilemediğini belirten Sarıkaya, buna rağmen AKP'nin "Gezi'yi karalayarak menfaat sağlamaya çalışmayı sürdürdüğünü belirtti.

Sarıkaya, "Ayrıştırarak yönetmeye çalıştıkları halkın Gezi'de karşılarında birlik olduğunu biliyorlar, bunun tekrar yaşanmaması için Gezi'yi hedef alıyorlar" diye konuştu.

Emniyetin verdiği yanıtı eleştiren Sarıkaya, "Orada yalnızca bedenleriyle bulunan, savunmasız insanlara saldırarak, onların ölümlerine, uzuvlarını kaybetmelerine, yaralanmalarına sebep olanları ve onlara talimat veren Erdoğan'ı korumak istiyorlar" ifadelerini kullandı.

SAVCILIĞA 'ODTÜ' TALEBİ

Sarıkaya, emniyetten gelen yazı üzerine savcılıktan yeni bir talepte bulunarak görüntülerin ODTÜ'de incelenmesini ve yeni bir değerlendirme hazırlanmasını istediklerini belirtti.

Sürecin ilerletilmediğini ve gözünü kaybetmesine yol açanların kimliklerinin hala belirlenemediğini söyleyen Sarıkaya, bunun için mücadelesini sürdüreceğini bildirdi.

Erdal Sarıkaya, "Gezi davaları evrensel davalardır, saçma sapan yazışmalarla bu davaların üstü kapatılamaz. Gezi davaları uluslararası literatüre geçecek davalardır. Kamuoyuna duyuruyorum, Gezi biziz, Gezi asla kirletilemez, karalanamaz" dedi.

Polislerin aldığı darp raporları:

Yazıda yer alan Çağlayan ve Sultangazi olaylarına ilişkin bölümler:

Sarıkaya'nın gözünü yitirdiği olayla ilgili tek bölüm ve Sarıkaya'nın savcılıktan talebi: