Eğitimde gericileşmeye karşı 'Birlik ve Dayanışma' mitingi

AKP'nin gerici eğitim politikalarına karşı bugün binler Kadıköy'de yapılacak mitingde buluşacak.
Haber Merkezi
Pazar, 08 Şubat 2015 10:55

GÜNCELLEME 16:36

Mitingde yapılan konuşmaların ardından Alevi Bektaşi Federasyonu Başkan Yardımcısı Baki Düzgün 5 düzenleyici kurum adına basın açıklamasını okudu. AKP'nin dinci politikasının artık tehlikeli bir aşamaya ulaştığını belirten Düzgün "Karanlıktan aydınlığa çıkmak için bütün güçlerimizin seferber edeceğimizin bilinmesini istiyoruz" dedi.

Düzgün'ün okuduğu basın açıklaması şöyle:
"Laik eğitim hangi dinden inançtan etnik kimlikten olursa olsun tüm yurttaşların eşitliğini garanti eden bir sistemdir dolayısıyla din ve inanç farklılıkları üzerinden toplumu bölüp birbirine karşı kışkırtmayı değil toplumda farklı inançları eşitçe yaşaması birbirine saygılı olması ve hoşgörü ortamı yaratılması açısından görevler yükler kısaca laik eğitim eşitlikçi özgürlükçü demokratik bilimsel anadilde ve nitelikli eğitimi güvence altına almayı gerektirmektedir.

Eğitimin tek başına laik olması elbette yeterli değildir. Devletin uzun yıllardır yürüttüğü türk-islam sentezi politikaları herkesin devlet karşısında eşit yurttaş olmasını engellemiştir. Siyasal tarihimiz bu ayrımcı yaklaşımın büründüğü katliamlar faili mechul cinayetler ve baskılarla doludur. Çorum'dan Roboski'ye Maraş'tan Cizre'ye Sivas'a kadar bizleri katletmek isteyenlerin elleri her an tetikte olmuştur. Bugünde AKP'nin dinselleştirme politikaları ve söylemleri her türlü adaletsizliğe zulme ve zorbalığa ortak koşmaktadır.

Düşünün ki Soma Ermenek inşaat şantiyeleri katliam alanlarına dönüşüyor. Hükumet kader açıklaması yapıyor. İşçi patrondan hakkını istiyor patron ise hepimiz din kardeşiyiz diyor. Meslek liseleri Anadolu sermayesine adeta köle olarak sunuluyor. Bu emek sömürüsünün üzeri dindar nesiller yetiştireceğiz denilerek örtülüyor. Üniversitelerde özgür bilim özgür düşünce ortadan kaldırılıyor. İŞİD'çi çetelere kol kanat geriliyor. Kadınlar tacize tecavüze uğruyor ve hatta öldürülüyor. Cumhurun başkanı çıkıp “fıtratımız farklı” diyor. Beraber geldik biz bu yollarda şarkıları söylüyor. Hırsızlık, yağma, talan, yalan, vurgun diz boyu gidiyor. Sarayın bahçesine halka açık cami yaptırıyoruz diyerek kendini savunuyor. Ali'yi sevmek alevilikse ben en büyük aleviyim açılımı yapıyor. İsteseniz de istemeseniz de Osmanlıcayı öğreneceksiniz diyor. Bu ülkenin yurttaşı ermeniler eşitlik talep ediyor. Devletin en tapesinden affedersiniz ermeni ırkçılığı etrafında saçılıyor. Bir iftar menüsüne en lüks otellerde asgari ücretin yarısına iftarlarını açıp yoksulun hakinden anladık çok şükür diyorlar. Türkiye'nin egemen güçleri işçilerin emekçilerin kanı üzerinden emek sömürüsü üzerinden işlettikleri zulüm çarkını inşa ettikleri sahte inanç sistemiyle güçlendirerk en ginliklerini sürdürüyorlar. Tam da bu nedenle laiklik din istismarcılarının dinsizlik iddiaları olarak karşımıza çıkarılıyor. Oysa laiklik dinsel inançların özgünlüğü ve varlığı içinde en temel güvencededir. Laik olamanın temel prensibi başkalarının inançlarına saygılı olmak, aklı ve bilimi rehber edinmektir. Hangi dinden hangi inançtan olursa olsun her insanın değerli olduğunu bilmek ve buna saygı göstermektir. Nerede gerçek anlamda laiklik varsa orada gerçek anlamda din ve vicdan özgürlüğü vardır. İktidarın milli eğitim şurasında aldığı kararlar eğitim sisteminin nereye götürülmek istendiğini açıkça göstermektedir. İlkokuldaki zorunlu din dersi Osmanlıca dersleri okulları cezaevine dönüştüren, öğrenci ve öğretmenleri hedef haline getiren bu kararları onaylamak mümkün değildir. AKP hükumetinin eğitimden başlayarak toplumsal yaşamın bütün alanlarına nüfuz eden siyasal İslamcı politikaların örneklerini ancak faşist diktatörlüklerde görebileceğimiz baskı ve yıldırma politikaları tehlikeli bir aşamaya gelmiştir. Bizler alevi örgütleri sendikalar meslek örgütlerinden oluşan emek ve demokrasi güçleri tehlikenin farkındayız. Karanlıktan aydınlığa çıkmak için bütün güçlerimizin seferber edeceğimizin bilinmesini istiyoruz."
Baki Düzgün açıklamayı "Biz aleviler ve ötekileştirilenler ayrıcalık istemiyoruz ayrımcılığın son bulmasını talep ediyoruz. Biz aleviler tüm insanlığın dili ve rengi ne olursa olsun eşit olduğuna inanıyoruz. Bizler bu ülkede yaşayan herkes için ayrımsız eşit yurttaşlık talep ediyoruz. Bu talep demokratım diyen her insanın talebidir" ifadeleriyle bitirdi.

Basın açıklamasından sonra sahneye müzisyenler çıktı.


GÜNCELLEME 13.44

Miting başlamasına rağmen alana girişler devam ediyor. Taraftar grupları, köy dernekleri, partiler Kadıköy Meydanı’nı doldurmaya devam ediyor.

 

 


GÜNCELLEME: 11.35

Miting alanına doğru yürüyüş başladı. Alevi örgütleri kortejin en önünde yürüyor. Birleşik Haziran Hareketi kortejinde "yaşasın birlesik mücadelemiz" ve "Hırsız katil AKP" sloganları atılıyor.


Kadıköy mitingine ilişkin tüm gelişmeler soL'da olacak...

Miting öncesi ilk toplanmalar başlıyor...

Saat 10.30'da toplanan Komünist Parti daha sonra Haziran kortejine katılarak, Birleşik Haziran Hareketi pankart ve bayraklarıyla yürüdü.