CHP'li eski vekil: ‘Yeni CHP’ dediler, kebapçı dükkanı mı bu? Partide çürüme hızlandı

Eski CHP milletvekili Şahin Mengü, 'Amerikalıların finanse ettiği İsveç’te bir üniversitenin raporunda Baykal’a yapılan operasyon anlatılıyordu. Kılıçdaroğlu, ulusalcıları tasfiye etti. Kanaat önderlerini yitirdikten sonra CHP’deki geriye gidiş ve çürüme hızlandı. ‘Yeni CHP’ dediler. Kebapçı dükkanı mı bu?' dedi.
Pazartesi, 11 Mart 2019 08:56

Eski CHP Manisa Milletvekili Şahin Mengü, partisine yönelik eleştirilerde bulundu.

Mengü, Sabah gazetesinden İsa Tatlıcan'ın sorularını yanıtlarken, "Baykal döneminden sonra CHP'de neler değişti?" sorusuna, "Baykal'dan bir adım daha geriye gidelim isterseniz. CHP'de bir süreçte belli insanlar siyasette parlatılmaya başlandı. Amerikalıların finanse ettiği İsveç'te bir üniversitenin hazırladığı bir rapor vardı. O rapor sayın Baykal'a yapılan operasyondan önce Baykal ve Sayın Onur Öymen tarafından biliniyormuş. O raporda sayın Baykal'ın gideceği ve Sayın Kılıçdaroğlu'nun da tarif edildiği belirtiliyordu. Eğer bu rapor bir kapalı grup toplantısında anlatılsaydı biz Baykal'ın bu şekilde gönderilme hatasını yapmayacaktık" yanıtını verdi.

Mengü'nün Sabah'a yaptığı açıklamalar şöyle:

Hata nedir biraz açar mısınız?

Hatayı yapanlardan biri de benim. Deniz Bey tasfiye edildikten sonra CHP'de benim de içimde bulunduğum ekibin bir hatası vardı. Kemal Kılıçdaroğlu'nu çok hafife alıyorduk. Bütün ulusalcılar ondan sonra tasfiye olmaya başladı.

Yanlış mıydı bu tasfiye?

Bana göre Kemal Bey'in ihanet demiyorum ama en büyük yanlışlarından biri "biz sosyal demokratız" tabiri oldu. Ben sosyal demokrat değilim. Çok iyi bir CHP'li olduğuma inanıyorum ve ben halkçı-devrimciyim. Türk toplumunda sosyal demokrat denilinde oluşan algı şu; Emperyalistlerin işçi-emekçi sınıfını uyutmak için uydurduğu bir sistem.

Siz kendinizi ne olarak tanımlıyordunuz?

Biz halkçı-devrimci olarak toplumun tüm kesimlerini kucaklıyorduk. Kendinizi böyle şımarıkça bir sol parti gibi tarif ettiğiniz zaman toplumun bir kesimini ister istemez itiyorsunuz. Ecevit'in Karaoğlu sloganlarıyla yüzde 42 oy bir defa aldık. Bir daha böyle bir oy almadık. Devamlı geriye doğru gittik. Kanaat önderlerini yitirdikten sonra CHP'deki geriye gidiş ve çürümede hızlandı. Kemal Kılıçdaroğlu'nun hatalarıyla-sevaplarıyla bu olay dönüşe dönüşe bu noktaya geldi.

Baykal'ın Genel Başkan olduğu dönemde aday belirleme süreçleri bu kadar sancılı yaşanmıyordu. Bunu neye bağlıyorsunuz?

Şimdi bir gerçek var. Sayın Baykal ile Sayın Kılıçdaroğlu'nu kıyaslamak Sayın Baykal'a çok büyük saygısızlık. Arada çok büyük entelektüel düzey farkı var. Bunu partide mesela Kılıçdaroğlu'nun yanından hiç ayrılmayan Tuncay Özkan'a sorun o da bunu kabul edecektir. Aralarında böyle bir uçurum vardır. Baykal'a her türlü eleştiriyi yapabilirsiniz. Ama bir entelektüel derinliği olduğu ve bir devlet adamı olduğu da bir gerçekti. Onun döneminde hiçbir liste bu kadar sancılı olmadı. Bunun birkaç sebebi var. Bir; onun döneminde çarpık listeler yapılmadı. İki; Baykal'a duyulan saygı. Kılıçdaroğlu hem partideki bu egemenliği yitirdi hem de bu entelektüel derinliğe sahip değildi.

Tekrar CHP yönetiminden olsaydınız değişime nereden başlardınız?

Üye yapısından başlarım değiştirmeye. Söylemi değiştiririm. "Yeni CHP" ne demek. Burası kebapçı dükkanı mı? CHP tektir. Sen dışarıdan geliyorsun ve "Yeni CHP" diyorsun. Buna kim karar vermiş.