Çet'in avukatı 'Saat' detayıyla ilgili soL'a konuştu: Hukuken mümkün değil!

Bugün basına servis edilen bir haberde, 'Şule Çet'in öldürüldüğü plazada kamera saatlerinin 10-11 dakika ileride olduğu' iddiası yer aldı. Konuya ilişkin soL'a konuşan Çet'in avukatı Umur Yıldırım, dosyaya yeni bir evrakın girmediğini söyledi. Yıldırım, kamera kayıtları ve HTS kayıtlarının birbiriyle tam uyuştuğunu vurguladı.
Çarşamba, 26 Haziran 2019 12:01

Üniversite öğrencisi Şule Çet'in 29 Mayıs 2018’de Ankara’da bir plazanın 20. katından atılarak öldürülmesine ilişkin davada yeni bir gelişme yaşandı.

Çet'in katil zanlısı patron Çağatay Aksu'nun avukatları tarafından yapılan başvuru üzerine mahkeme, plaza yönetiminden, plazadaki güvenlik kamera saatlerinin doğru olup olmadığının sorulmasına karar verdi.

Konuya ilişkin basına yansıyan bir haberde, "plaza yönetimi, kamera saatlerinin 10-11 dakika ileride olduğu bilgisini verdi" iddiası yer aldı.

Söz konusu habere ilişkin soL'a konuşan Çet ailesinin avukatı Umur Yıldırım, dosyaya yeni bir evrakın girmediğini belirtti.

Yıldırım, BTK kayıtları nedeniyle bugün basına yansıyan haberlerdeki bilgilerin hukuken mümkün olmadığını söyledi.

Yıldırım, HTS kayıtları ile kamera kayıtlarının birbirleriyle tam örtüştüğünü ifade etti.

İşte dosyada bulunan HTS kayıtlarının dökümü... 

ÜÇ KEZ SERBEST BIRAKTILAR

4 Haziran 2018: Şule’nin patronu Çağatay Aksu ve Berk Akand gözaltına alındı. Olay günü Şule Çet’in ölümünden 18 dakika sonrasında aşağı inmeleri ve güvenliğe ‘ne oldu trafo mu patladı?’ diyerek haberleri yokmuş gibi davranmaya çalıştıkları bilinen zanlılar için tutuksuz yargılanma kararı verildi.

14 Temmuz 2018: Şüphelilerin gözaltına alınıp bırakılmasına isyan eden kadın dernekleri ağabey Şenol Çet’in de desteğiyle, sosyal medyada Şule Çet için Adalet kampanyası başlattı. Öldürüldüğü plaza önünde yapılan eylem ve kampanya sonucu sanıklar tutuklandı.

16 Temmuz 2018: Tutuklanan Çağatay Aksu ve Berk Akand’ın ifadeleri ortaya çıktı. Otopsi raporunda DNA'sı bulunan ve Şule Çet'in katil zanlısı olarak gösterilen Çağatay A., savunmasında 'Suçsuzum' dedi. Cinsel saldırıyı reddeden Çağatay A. "Maktülle cinsel amaçlı değil, başka hiçbir şekilde yakınlaşmamız olmadı" diye ifade verdi. Çağatay A. daha önce verdiği ifadeyi tekrar ettiğini belirtti. 

'OLAYIN VAHİM OLDUĞUNU ANLADIM'

Şüphelilerden Berk A. ise olay anında odada olmadığını ifade ederek suçsuz olduğunu savundu. Berk A. olaydan sonra sinir krizi geçirip Çağatay Aksu'ya vurduğunu öne sürdü.

Berk A., ifadesinde "Onlar içerideydi. Ben olay yerinde yoktum. Atladığını düştüğünü görmedim. Çağatay yanıma geldi. Kızın atlayıp gittiğini söyledi. Çağatay'ın elinin şiştiğini gördüm. Olayın vahim olduğunu anladım. Hemen aşağı indim. Güvenlik görevlisini gördüm. Buradan bir kız geçti mi diye sordum. Geçmedi deyince, sinir krizi geçirdim. Çağatay'a vurdum. Kızın atladığı yerde değildim. Cinsel amaçlı herhangi bir şekilde temasım olmadı" dedi.

30 Kasım 2018: Şule Çet’e yapılan otopsi raporu açıklandı. Açıklanan raporda, Şule’nin öldürüldüğü ya da intihar ettiği üzerine bir bulguya rastlanmadığı söylendi.

'CİNAYET DEMEYELİM HAKİM BEY'

17 Aralık 2018: Şule’nin ölümüyle ilgili soruşturma tamamlandı. Hazırlanan iddianamede şüpheliler Çağatay A. ve Berk A. için ayrı ayrı ağırlaştırılmış ömür boyu ve 39 yıla kadar hapis cezası istendi. İddianamede, iki şüpheli, "cinayet", "ırza geçme" ve "hürriyeti tahdit" suçları ile itham edildi.

Şule Çet'in o gece ev arkadaşı Liia Trohin'e attığı mesajlar da iddianamede yer aldı. Savcılık, her iki şüphelinin de çelişkili ifadeler verdiğini, şüpheli Çağatay A.'nın, intihar ettiğini söylese de Çet'in, o gece arkadaşına gönderdiği mesajların zorla plazada tutulduğunu ortaya koyduğunu belirtti. Şule Çet'in arkadaşı Trohin'e gönderdiği mesajlarda, "Bu adam bana abayı yakmış, Allah'ım salmıyor", "Biliyordum böyle olacağını", "Keşke gelmeseydim" ifadelerini kullandığı belirtildi.

6 Şubat 2019'da gerçekleştirilen duruşmada Çağatay Aksu ile Berk Akand’ın avukatının, 2016’da Ankara Üniversitesi Cebeci Kampüsü’nde üniversitelilere döner bıçağıyla saldıran ülkücü faşist çete üyelerinden Paşa Büyükkayaer olduğu ortaya çıktı.

Sanık Çağatay Aksu, mahkemedeki savunmasında, "Bu suçlamayla burada olduğum için özür diliyorum. Hiçbir suçlamayı kabul etmiyorum. Bizim hiçbir şekilde cinsel ya da başka bir şeyle alakamız yok, cinayet yok. Bizim Şule'ye dokunmuşluğumuz yok. Ben hala şoktayım, burada bu kadar insan neye dayanarak dosyaya bakmadan mı üstümüze geliyor, onun da farkında değilim. Gösteriş amacında herkes. Bir şey bilmeden bizi suçlamaya devam ediyorlar" dedi. "Olaydan cinayet diye bahsetmeyelim" diyen sanığa hakimden "tamam" yanıtı geldi. Dava sonucunda her iki sanığın da tutukluluklarının devamına karar verildi.