Canan Kaftancıoğlu hakkında 17 yıl hapis istemi

Sosyal medya paylaşımlarından yargılanan CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu'nun 2. duruşması Çağlayan'da görüldü. Mütalaasını açıklayan savcı, Kaftancıoğlu'nun 17 yıla kadar hapis cezasına çarptırılmasını talep etti.
Perşembe, 18 Temmuz 2019 10:58

Sosyal medya paylaşımları nedeniyle yargılanan CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu’nun davasının ikinci duruşması Çağlayan'daki İstanbul Adalet Sarayı'nda başladı.

Kaftancıoğlu, 2011 ve 2012 yıllarındaki sosyal medya paylaşımları nedeniyle "Türkiye Cumhuriyeti devletini alenen aşağılama", ''kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret'', ''Cumhurbaşkanına hakaret'', ''halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etmek'' ve ''terör örgütü propagandası yapmak'' suçlamalarından yargılanıyor.

Kaftancıoğlu hakkında, sosyal medyadaki paylaşımları nedeniyle başlatılan soruşturma kapsamında hazırlanan iddianame 27 Mayıs'ta kabul edilmişti. Kaftancıoğlu'nun 17 yıla kadar hapsi isteniyor.

Davayı izlemek ve Kaftancıoğlu’na destek vermek amacıyla çok sayıda gazeteci, milletvekili, CHP’linin yanı sıra sivil toplum kuruluşu, sendika temsilcileri Çağlayan'a geldi.

Savunması için söz alan Kaftancıoğlu şunları söyledi:

"Bu dava, muktedire göre şekillenen yargı sisteminin, suçu ve suçluyu iktidar karşıtı olup olmamaya göre tanımlayan bir hukuki anlayışın sonucudur. Bu anlayış emin olun bizler kadar sizleri de mağdur etmektedir."

Kaftancıoğlunun bu beyanı üzerine hâkim, "Mahkemeyi itham edemezsiniz" diyerek Canan Kaftancıoğlu'nun sözünü kesti. daha sonra Kaftancıoğlu savunmasına devam etti.

'NEYMİŞ SUÇUM? 7 YIL ÖNCE ATTIĞIM TWEETLER'

"Neymiş suç aygıtım? Top, tüfek, silah değil. 7 yıl önce attığım tweetler yani sosyal medya paylaşımları. O anın sözünü hayatın sözü gibi algılar ve yıllar sonra yorumlamaya kalkarsanız eğer memlekette bu salonlarda sosyal medyada o anın duygusunu sözünü aktaran milyonlar haricinde başka bir davalı göremezsiniz. O yıllarda 140 karaktere sığdırılan sözlere bakarak kişiler, fikirler hakkında yorum yapmak bile mümkün olamayacakken yargılama hem de ağır cezada yargılamanın takdirini yine sizlere bırakıyorum."

"Tüm vatandaşların yurttaş gazeteciliğini yaptığı bir dönemde, bir insan hakları savunucusu, bir siyasetçi, bir vatandaş olarak benim de toplumsal olaylar karşısında düşüncelerimi ifade etmem en temel hakkım ve görevimdir. Ayrıca o anın acı gerçekliği nedeniyle söylenilen yüzlerce binlerce söz içinden ta 7 yıl geriye giderek cımbızla seçilen sözler üzerinden yapılan suçlamalar, bir başarının cezalandırılmasından başka bir şey değildir."

'BİR SİYASETÇİNİN YARGILANMASINI TALEP ETMEK HAKARET DEĞİLDİR'

"Cumhurbaşkanı olan kişi aynı zamanda bir siyasi partinin de genel başkanıdır. AKP Genel Başkanına yönelik siyasi eleştiriler dahi Cumhurbaşkanına hakaret kapsamına sokularak hukuksuz bir süreç işletilmektedir. Cumhurbaşkanının benim tweetlerim nedeniyle herhangi bir zarar gördüğü ve siyasi kimliğinin veya kariyerinin etkilendiği söylenemez. Ayrıca bir siyasetçinin yargılanmasını talep etmek de bir hakaret değildir. Bu arada sayın Cumhurbaşkanı bu tweetlerin bir kısmından dolayı aleyhime tazminat davası açmıştır zaten. Şayet varsa bir zararı işbu davaları kazanırsa tazmin edilecektir mutlaka."

"Cumhurbaşkanın AKP genel başkanı olan taraflı siyasi kimliği ve doğru bulmadığım uygulamalarına dönük siyasi hiciv ve eleştiri haklarımı, düşünce ve ifade özgürlüğümü kullandım. Paylaşımlarım Cumhurbaşkanı oluşu nedeniyle ve o sıfatla yürüttüğü hukuki ve idari işlemler ya da sarf ettiği beyanları sebebine dayalı paylaşımlar değildir. Twitlerimde bu ayrımı gözeterek siyasi bir kimlik, duyarlı bir vatandaş, başkalarının acılarını duyumsayabilen bir hekim, başkalarının acılarına ağlayabilen bir kadın olarak Tayyip Erdoğan'ın, AKP genel başkanlığı sıfatıyla yaptığı partisel, ideolojik ve kutuplaştırıcı siyasi anlayış ve yaklaşımlarına eleştiride bulunarak bu ideolojik ve kamplaştırıcı siyaset dil ve üslubuna yüksek sesle itiraz ederek düşünce ve ifade özgürlüğünde bulundum."

"Siyasilerin, parti başkanlarının diğer insanlara nazaran ağır eleştirilere daha fazla katlanmak zorunda oldukları demokratik toplumlarda geniş bir kabul görmüştür. Birçok yargı ve AİHM kararlarında ortaya çıkan sonuçlar da söylediklerimizi doğrular niteliktedir. Bilindiği üzere siyasi tartışma alanında ve kamu yararını ilgilendiren konularda ifade özgürlüğü en geniş şekilde korunur. Siyasi eleştiri niteliğindeki açıklamalar hakaret olarak veya kişilik haklarını ihlali olarak kabul edilmemelidir ve alkışlar kadar eleştirilere de katlanmak zorundadır."

'FETULLAH GÜLEN'E MECZUP DEMİŞ OLMAM KİMLERİ VE NEDEN RAHATSIZ ETMİŞ OLABİLİR?'

"İktidar mensuplarının “Hocaefendi” diyerek el etek öpmek için randevu sırasına girdikleri, devletin bütün kaynakları peşkeş çektikleri bir dönemde Fetullah Gülen’e meczup demiş olmam kimleri ve neden rahatsız etmiş olabilir? 1981 yılında Cerrahpaşa Tıp Fakultesi Psikiyatri bölümünde psikotik bozukluk tanısı konulan ve ilkokul mezunu olduğu bilinen Fetullah Gülen’e meczup demiş olmam kimleri ve neden rahatsız etmiş olabilir?"

"Bu twitten de görüldüğü üzere değerlerinize, ilkelerinize ve ideolojinize uygun yaşıyor ve siyaset yapıyorsanız eğer, yıllar geçse de söyledikleriniz ve savunduklarınız çelişmiyor. Hiçbir kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret etmediğim gibi saygınlığını rencide edebilecek nitelikte herhangi bir somut isnadım olmamıştır."

Kaftancıoğlu'nun avukatlarının davanın ağır ceza mahkemesinde görülmesi için hazırlanan bir iddianamede olmaması gereken beyanlar olduğunu öne sürerek iddianameyi mahkemenin geri çevirmesini talep etti. Mahkeme avukatların görevsizlik talebini reddetti. İddianamenin usul ve hukuka uyduğu gerekçesiyle geri iadesi de kabul edilmedi.  Kaftancıoğlu'nun avukatı Ergün soruşturma genişletilmesi talebiyle ek süre istedi.

Savcı, Kaftancıoğlu'nun Tayyip Erdoğan,  Hrant Dink'in ölüm yıl dönümü ve Berkin Elvan hakkında attığı ve Türkiye Cumhuriyeti devletini alalen aşaladığı şuçlamasına konu olan tweetleri okuduktan sonra esas hakkındaki mütalaasını açıkladı. Savcı Canan Kaftancıoğlu'nun hapis cezasına çarptırılmasını ve tüm siyasi haklardan mahrum bırakılmasını istedi.

Kaftancıoğlu'nun "Cumhurbaşkanı'na hakaret", "Halkı kin ve düşmanlığa tahrik etme", "Silahlı terör örgütü propagandası yapmak", "Kamu görevlisine hakaret", "Türkiye Cumhuriyeti devleti askeri teşkilatını aşağılamak" suçlarından 4 yıl 10 aydan 17 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması talep edildi.

Mahkeme heyeti davayı 6 Eylül tarihine erteledi.