Ali İsmail Korkmaz için, dava komitesi temyize gidiyor

Ali İsmail Korkmaz davasında çıkan karara tepki gösteren dava komitesi, temyize gidiyor.
Perşembe, 22 Ocak 2015 17:39

Mahkemenin sanıklara çok az ceza vermesinin kendilerini hayal kırıklığına uğrattığını belirten Gürkan Korkmaz; "Hukuk ve adalet açısından sadece bizi değil, ülkede adalet duygusunu zedeleyen bu karar için hukuki açıdan bir hafta içinde Kayseri 3'üncü Ağır Ceza Mahkemesi'ne, kararı temyiz edeceğimizi bildiren dilekçemizi vereceğiz. Daha sonra da mahkemenin gerekçeli kararını aldıktan sonra bir grup avukat arkadaşımızla ve hukukçularla görüşerek, çıkan kararla ilgili Yargıtay'a itirazda bulunacağız." demişti.

Dava Komitesi adına yapılan açıklama ise şu şekilde;

Eskişehir’de Gezi Direnişi sırasında 02.06.2013 tarihinde polis ve sivil şahıslar tarafından darp edilerek öldürülen Ali İsmail Korkmaz’ın davasında Kayseri 3. Ağır Ceza Mahkemesi kararı açıklamıştır.

Mahkeme tarafından verilen karar; Polis olan sanıklar Mevlüt Saldoğan hakkında TCK 86/1-3 yollamasıyla 87/4-2’den neticeten 10 yıl 10 ay, Yalçın Akdoğan hakkında TCK 86/1-3 yollamasıyla 87/4-2’den neticeten 10 yıl, sivil ve esnaf olan sanıklar İsmail Koyuncu, Ramazan Koyuncu, Muhammet Vatansever hakkında TCK 86/1 yollamasıyla 87/4-1’den neticeten 6 yıl 8 ay, Ebubekir Harlar hakkında TCK 86/1 yollamasıyla 87/4-1 ve 39/1.2 uygulanmış haliyle neticeten 3 yıl 4 ay hapis cezası verilmesi yönündedir.

Sanık polislerden Şaban Gökpunar ve Hüseyin Engin hakkında beraat kararı verilmiş, tutuksuz sanık polis Yalçın Akbulut hükümle birlikte tutuklanmış, Ebubekir Harlar dışındaki diğer sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar verilmiştir.

Kayseri 3. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından verilen karar; 19 yaşında sokakta eziyet çektirilmek suretiyle dövülerek öldürülen bir genç için toplumsal vicdanda mevcut adalet beklentisini karşılamaktan oldukça uzak olduğu gibi, hukuken de kabul edilebilir değildir.

Dava Komitesi olarak soruşturmanın başından itibaren; Eskişehir Valisi’nin suçu gizlemeye yönelik “arkadaşları yapmıştır” şeklindeki beyanlarına, kamu görevlilerinin olayın üzerini kapatma çabalarına, suç delillerin eksik toplanmasına, kamera kayıtlarının silinmesine, silinen kayıtların bilirkişi tarafından yeniden formatlanmasına şahit olduk. Davamız olağan yer mahkemesi olan Eskişehir’den Kayseri’ye gerekçesiz bir şekilde kaçırıldı. Yargılama süresince şahit olduğumuz pek çok dışarıdan müdahale ve hukuksuzluk pratiğine ek olarak karardan önceki son 3 ayda yaşadığımız kimi gelişmeleri özel olarak değerlendirilmek ve kamuoyu ile paylaşmak ihtiyacı içerisindeyiz.

26 Kasım 2014 tarihli duruşma esnasında polis sanık Mevlüt Saldoğan, “Gezi’nin hükümete karşı bir darbe girişimi olduğunu, vur emrini amirlerinden aldığını” beyan etmiştir. Aynı esnada sanığın avukatı “müvekkilinin yeni konuşmaya başladığını, konuşmaya devam ederse kamuoyunun sarsılacağını” ifade etmiştir. Duruşmanın sonunda duruşma günü verilirken Mahkeme heyetine yönelik, “Müvekkilinin daha yeni konuşmaya başladığı, neden bu kadar kısa gün verildiği, yangından mal mı kaçırıldığı” yönünde ifade ve ithamlarda bulunmuştur.

Aynı gün duruşma esnasında Cumhurbaşkanı Erdoğan yapmış olduğu bir açılış konuşmasında " Bizim medeniyetimizde, bizim millet ve medeniyet ruhumuzda, esnaf sanatkar gerektiğinde askerdir, alperendir. Gerektiğinde cephede vatanını savunan şehittir, gazidir, kahramandır. Gerektiğinde asayişi tesis eden polistir. Gerektiğinde adaleti sağlayan hakimdir, hakemdir.” Şeklinde beyanlarıyla Ali İsmail Korkmaz davası dahil benzer tüm toplumsal süreçlere dair müdahale algısı yaratmıştır.

26 Aralık 2014 günü yapılan duruşmaya sanık polis Mevlüt Saldoğan sağlık durumunu gerekçe göstererek, avukatı da aynı adliyede başka bir duruşması olduğu gerekçesiyle katılmamıştır.

Uzayan süreçte, 21 Ocak 2015 tarihinde mahkeme tarafından özellikle Mevlüt Saldoğan açısından verilen karar ortadadır. Karar benzer olaylarda şimdiye kadar bir polis hakkında verilen en yüksek ceza olsa da, kasıtlı bir eylemle Ali İsmail Korkmaz’ı sokak ortasında öldüren bu sanığın ‘eziyet çektirerek kasten adam öldürmek’ suçundan cezalandırılması gerekmektedir. Yine verilen beraat kararları vicdanen kabul edilebilir değildir. 

Dosyada bulunan tüm deliller, dinlenen tanık ifadeleri, görüntüler, teknik raporlar ve sağlık kurulu raporları sanıkların aleyhinedir. Zira savcılık tarafından verilen esas hakkında mütalaada sanık polis Mevlüt Saldoğan için, Türk Ceza Kanunu (TCK) 81/1, 53/1 maddeleri gereğince "Kasten İnsan Öldürme" suçundan müebbet hapis cezası verilmesi istenmiştir.

Üzülerek görüyoruz ki; hükümet emir ve yönlendirmesiyle yaşanan polis şiddeti barışçıl protesto gösterilerine katılan her kesimi hedef almakta; kolluk kuvvetlerinin keyfi saldırıları sonucunda yaşamlarını kaybeden yurttaşlarımızın davalarında bir çeşit cezasızlık pratiği yaşanmaktadır. Bu sonucun sorumlularının, dosyada fail olarak görünmeyen; emir ve talimatları veren Eskişehir Emniyet Müdürü ve amirleri, “arkadaşları yapmıştır” diyen Eskişehir Valisi, dönemin İçişleri Bakanı ve “benim esnafım, polisim” söylemiyle sokakta polisin keyfiliğini teşvik eden, vatandaşı polis haline getiren, destan yazdıran dönemin Başbakanı olduğu kanaatindeyiz.

Olayda ihmalen ve icraen sorumluluğu olan tüm failler sanık sandalyesine oturtuluncaya kadar bu dava bitmeyecektir.

Nitekim, Ali İsmail’e ilk müdahaleyi yapan doktorlar hakkında idari soruşturma, kamera kayıtlarını formatlayan bilirkişi Serkan Uğurluoğlu ve hastane polisi Vedat Esen hakkındaki davalar Eskişehir’de sürmektedir. Davanın Kayseri’ye nakli ile ilgili karar AİHM’ne taşınacak, 24 Ocak Cumartesi günü yukarıda sorumlulukları açıklanan Eskişehir Emniyet Müdürü ve amirleri, Eskişehir Valisi, dönemin İçişleri Bakanı ve dönemin Başbakanı hakkında Eskişehir’de suç duyurusu yapılacaktır.

Davanın Kayseri’ye sürülmüş olmasına rağmen, dava süresince Ali İsmail Korkmaz Ailesini ve bizleri yalnız bırakmayan yüzlerce meslektaşımıza, davaya katılan çeşitli siyasi parti ve Baro temsilcilerine, duyarlı milletvekillerine, en nihayetinde emektar halkımıza sundukları destek ve güç için teşekkürlerimizi sunmak isteriz.

Sizlerin desteğiyle; dosyadaki sanıklar açısından daha adil bir hüküm kuruluncaya ve asıl failler sanık sandalyesine oturuncaya kadar hukuki mücadelemize devam edeceğimizi ilan ediyoruz.    

 Ali İsmail Korkmaz Ölümsüzdür!

ALİ İSMAİL KORKMAZ DAVA KOMİTESİ

Av. Ayhan ERDOĞAN

Av. Mehmet Vakur KULAT                      

Av. Özlem ŞEN ABAY       

Av. Mehmet Ümit ERDEM

Av. Heval YILDIZ KARASU

Av. Esra BAŞBAKKAL KARA  

Av. Özgür Özlem ÖNGEL

Av. Pınar Çelik ARPACI   

Av. Selin DAĞLAR

Av. Aykut ALTINOK          

Av. Tonguç CANKURT