AKP'nin yaptırıma karşı planı bu mu? Kemiririz, karaborsadan alırız, ikinci el alırız...

ABD'nin S-400 yaptırımları sonrası Türkiye'nin savaş uçaklarını uçurmakta zorluk yaşayacağına ilişkin değerlendirmeler yapılırken, Yeni Şafak'ta konuya ilişkin ilginç bir haber yer aldı. Türkiye ve Etki Alanındaki Bölgeler Savunma Analisti Turan Oğuz'un görüşlerine yer veren gazete, eldeki uçakların 'kemirilebileceğini', karaborsadan parça bulunabileceğini veya ikinci el uçak alınabileceğini yazdı. NATO'ya bağlılık hatırlatması da yapan Oğuz, 'NATO'nun Güneydoğu kanadını biz koruyoruz. Bu korumayı da artık herkesin malumu olan bir şekilde 'hava savunma sistemimiz olmadan' yapıyoruz. Yani uçaklarımızla hava savunma görevleri icra ediyoruz' dedi.
Çarşamba, 12 Haziran 2019 10:25

Türkiye ve ABD arasında S-400 gerilimi sürerken, ABD S-400'lerin alınması durumunda F-35'leri teslim etmeyeceğini ve yaptırım uygulayacağını açıklamıştı.

Bugün konuya ilişkin sayfalarında bir habere yer veren Yeni Şafak gazetesi,  "ABD yaptırım uygularsa Türk Hava Kuvvetleri uçamaz duruma gelir" algısı oluştuğunu, bunun doğru olmadığını yazdı.

Gazete konuya ilişkin Türkiye ve Etki Alanındaki Bölgeler Savunma Analisti Turan Oğuz'un görüşlerine yer verirken, yaptırıma karşı gündeme getirilen öneriler dikkat çekti.

"Kısa ve orta vadede CAATSA yaptırımlarının Türk Hava Kuvvetleri'nde yok edici bir iz bırakacağı, savaş uçaklarımızı 'uçamayacak' noktaya getireceğinin iddia edilmesi; askeri, siyasi ve uluslararası ilişkiler gerçekleriyle örtüşmüyor" diyen Oğuz, "Peki yaptırımlar gelirse Türkiye nasıl bir yol izleyebilir? Öncelikle elimizdeki yedek parçaları kullanarak başlarız. Barış zamanı için hiç azımsanmayacak seviyede bir stoktur bu" ifadesini kullandı.

'KEMİRİRİZ'

Türkiye'nin elinde çok sayıda savaş uçağı bulunduğunu belirten Oğuz, "Eğer mecbur kalınırsa bir şekilde bu savaş uçaklarından bir kısmı ayrılır ve 'kemirmek' denilen yöntemle yolumuza devam ederiz. Nedir bu yöntem? Elinizdeki bazı uçakları özelliklerine, yaşına, durumuna ve benzer kıstaslara göre ayırırsınız. Onlardan alacağınız parçalar sizin diğer uçaklarınız için yedek parça olur ve uçar unsurlarınız uzun bir süre yoluna sıkıntısız bir şekilde devam edebilir" diye konuştu.

'KARABORSADAN ALIRIZ'

'Kemirme' yöntemi dışında da Türkiye'nin farklı seçenekleri olabileceğini dile getiren, Oğuz, "ABD, çok ciddi bir yaptırım uygulasa ve 'Sadece ben değil, benimle müttefik olan tüm ülkeler de Türkiye'ye parça satmayacak-destek olmayacak' şeklinde baskı yapsa dahi o zaman da ülkemizin el altından, bir nevi karaborsa yoluyla bu parçaları temin etme imkanı olur" dedi.

Oğuz, Türkiye'ye karşı uygulanacak yaptırımların uzun yıllara dayanması halinde Türkiye'nin kendi yedek parçasını üretebileceğini, ikinci el uçak da alabileceğini öne sürdü.

'AWACS KULLANILAMAZ HALE GELİR'

Yaptırım durumunda Türkiye'nin elinde sayıca az olan uçakların doğrudan etkileneceğini dile getiren Oğuz, "Örneğin, kamuoyunda 'Barış Kartalı' olarak bilinen 'AWACS' uçaklarından elimizde 4 tane var. Sayı az olduğu için yedek parça sıkıntısı orta vadede etkili olup bunlar bir süre sonra tam performansla görev yapamaz hale gelebilir" dedi.

'SAVAŞ DURUMUNDA ZORLANIRIZ'

Oğuz, barış durumundaki bu senaryoların dışında savaş durumunda Türkiye'nin zorlanacağını belirtirken, "Eğer yaptırım uygulanır ve Türkiye bu yaptırımların ardından çok kısa bir süre içerisinde bir savaşa girmeye zorlanırsa ancak o zaman Hava Kuvvetlerimizin yetersiz kalma ihtimali olabilir. Ancak bu senaryonun pratik hayatta karşılığının çok zor olduğunu, ancak bir uç ihtimal olarak konuştuğumuzu da söylemekte fayda var" ifadesini kullandı.

'NATO'YU UÇAKLARIMIZLA KORUYORUZ'

Oğuz, Türkiye'nin NATO konusunda tüm görevlerini eksiksiz şekilde yerine getirdiğini, hava savunma sistemi olmadığı için savaş uçaklarıyla hava savunma görevi yaptığını söylerken, şöyle konuştu:

"Kaldı ki NATO'nun Güneydoğu kanadını biz koruyoruz. Bu korumayı da artık herkesin malumu olan bir şekilde 'hava savunma sistemimiz olmadan' yapıyoruz. Yani uçaklarımızla hava savunma görevleri icra ediyoruz.

Böyle bir gerçeklik varken, NATO'nun kendi üyesini 'güçsüz' duruma getirmesi, hele ki uçar unsurlarını 'uçamaz' bir hale düşürme ihtimali akla ve mantığa ters. Bu nedenle söz konusu yaptırımlarda bir kırmızı çizgi olacağını, kimsenin bu çizgiyi geçmeyeceğini düşünüyorum. Kaldı ki bu gibi durumlarda mutlaka 'arayı bulan' bir ülke ortaya çıkar ve işler daha da kötü bir yere gitmeden orta yol bulunur."