AKP'den MYK sonrası yerel seçim, Cumartesi Anneleri, af tartışmalarına ilişkin açıklama

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın başkanlığında gerçekleştirilen üç saatlik AKP MYK toplantısı sona erdi. Parti Sözcüsü Ömer Çelik, yerel seçimler, af tartışmaları, Cumartesi Anneleri'ne polisin saldırmasına ilişkin açıklamalarda bulundu, Fransa Cumhurbaşkanı Macron'un eleştirilerine yanıt verdi.
Haber Merkezi
Çarşamba, 29 Ağustos 2018 18:40

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın başkanlığında gerçekleştirilen üç saatlik AKP Merkez Yürütme Kurulu toplantısı sona erdi. Parti Sözcüsü Ömer Çelik, yerel seçimler, af tartışmaları, Cumartesi Anneleri'ne polisin saldırmasına ilişkin açıklamalarda bulundu ve Fransa Cumhurbaşkanı Macron'un eleştirilerine yanıt verdi.

'BAHÇE VE KIRAATHANE PROJELERİ HAYATA GEÇİRİLECEK'

AKP'nin yerel seçim hazırlıklarına başladığını açıklayan AKP Sözcüsü Çelik, "Şehirlerde hangi belediyelerin yatay mimariyi özendirdiğini tespit edeceğiz. Millet Bahçeleri ve Millet Kıraathanelere hayata geçirelecek" diye konuştu.

"Belediyelerin faaliyetleri vatandaş odaklı siyaset üretmeleri, vatandaşların taleplerini yerine getirirken de buna uygun profil çizmeleri her bakımdan değerlendiriliyor" diyen Çelik, "Bu geldiğimiz dönemde şehir siyaseti siyasal açıdan önemli bir kavram haline geliyor" ifadelerini kullandı. 

CUMHUR İTTİFAKI NE OLACAK?

AKP ile MHP'nin 24 Haziran Başkanlık Seçimleri'nin ardından yerel seçime de ittifak halinde girip girmeyeceğine ilişkin açıklamada bulunan Çelik, "Bunu yerel seçimler bağlamında konuşmuyoruz ama ilkesel olarak Cumhur İttifakı olarak ortaya konulan ilkelere bağlılımızı sürdürüyoruz. Cumhur ittifakı ilkelerinin devam etmesi gerektiğinin altını çiziyoruz. Yerel seçimi henüz değerlendirmedik" dedi.

MHP'nin af önerisine de değinen Ömer Çelik, art arda kurduğu iki cümlede kendisiyle çelişmeyi başararak, "Gündemimizde af yok. Konuyla ilgili tartışmalara devam ediyoruz" açıklamasında bulundu.

MACRON'A YANIT: BÜYÜK BİR HAYRETLE KARŞILIYORUZ

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, "Erdoğan'ın Türkiyesi, Mustafa Kemal döneminin Türkiyesi değil" eleştirisinde bulunarak, "pan İslamcı gündemini her gün yeniden teyit ederken dürüst ve açık bir şekilde Türkiye'nin AB üyeliği hakkında konuşmaya devam edebileceğimizi düşünüyor muyuz?" sorusunu yöneltmişti.

AKP MYK toplantısının ardından konuşan Ömer Çelik, Macron'un eleştirilerine şu ifadelerle yanıt verdi:

"Biz sayın Macron'un açıklamarını büyük bir hayretle karşılıypruz. Türkiye ne zaman özgüvenli dış politika uygulamaya başlarsa Türkiye'ye hemen İslamcılık ve Osmanlıcık etiketi yapıştırılmaya çalışılıyor. 

'FRANSA NE KADAR AVRUPA DEVLETİYSE...'

Sayın Macron'un konuşma metnini açık bir şekilde okudum. Kullandığı kavramlara hakim olmadığını gördüm. Defalarda uyarılmasıan rağmen İslami terör ifadesini kullanmaya devam ediyor. Avrupa'da bütün sağ duyulu kesimler bu ifadenin yanlış olduğunu defalarca dile getirmişlerdir. Ama burada gördüğümüz başka bir şey. Sayın Cumhhurbaşkanımıza gönderme yapıyor. Doğrusunu söylemek gerekirse bu kadar sık görüşülmesine bu kadar geniş paylaşımlarda bulunulmasın da yakışık almayan bir ifade. Fransa'daki anketleri de takip ediyoruz. Macron'un otoriter olduğunu düşünüyorlar. Bunlar orta düzeyde oryantalist yaklaşımlardır. Son derece yanlıştır. Fransa ne kadar bir Avrupa devletiyse Türkiye'de bir o kadar Avrupa devletidir. Türkiye'nin Avrupa devleti olduğu tartışmasız gerçektir. "

'BAŞBAKANLIKTA AĞIRLAMAK İLE POLİS MÜDAHALESİ ARASINDA ÇELİŞKİ YOK'

Cumartesi Anneleri'nin 700'üncü hafta eylemine karşı polis müdahalesini savunan Çelik, hukuksuz ve insanlık dışı saldırıyı aklamak için şu şekilde konuştu:

"(Cumartesi anneleri) Sayın genel başkanımızın başbakanlığı döneminde anneliğin kabul edilmesiyle son ortaya çıkan müdahale arasında bir çelişki yok. Fakat gelinen noktada bu davaların bir kısmı sonlandırıldı, belli kişiler mahkumiyetler aldılar. Bizim bu acı karşısında boynumuz kıldan incedir. Özellikle bizim gözlemlerimize göre, 2010 yılıdnan itibaren burası annelerin vicdan arayışı olmaktan yavaş yavaş terör örgütlerinin propagandası haline getirildi. Dolayısıyla İçişleri Bakanımızın ortaya koyduğu şekilde buranın terör örgütü gruplarının eylem alanına dönüştürülmesine izin verilmeyecektir. Zaten görüntülere baktığınızda görüyorsunuz. Bundan sonra İstiklal Caddesi gibi yerlerde böyle eylemlere izin verilmeyecektir."