'Acil servislerde afet durumu yaşanıyor'

İstanbul İl Sağlık Müdürü'nün 'Bir yılda 134 milyon kez insana dokunmuşuz' sözlerini değerlendiren bir acil tıp uzmanı 'Bu rakamlarla her gün afet koşullarında çalışmaktayız' diye konuştu.
soL - Haber Merkezi
Cumartesi, 15 Haziran 2019 20:11

İstanbul İl Sağlık Müdürü Kemal Memişoğlu yaptığı açıklamada İstanbul’daki devlet hastanelerinin acil servislerine bir yılda 134 milyon başvuru olduğunu bu sözlerle duyurdu: 134 milyon kez insana dokunmuşuz.

Gecede 51 bin acil hastasına bakmanın, senede 134 milyon başvuru olmasının müthiş bir rakam olduğunu söyleyerek bununla övünülmesi gerektiğini düşünen Memişoğlu’nun açıklamasını bir acil tıp uzmanına sorduk.

Acil tıp uzmanı Y.Y.A. tepkisini “Sayın sağlık müdürünün çıldırmış olması gerekiyor. Yaklaşık 60 tane hastanesi olan bir şehirde gecede 51 bin hastanın acil servislerde nasıl bakılabildiği ile ilgili ya bir fikri yok ya da fikri zaten zikrine uyuyordur, her şeye piyasacı mantıkla baktığı için ‘ne güzel müşteri geldi’ diye seviniyordur.” sözleriyle belirtti.

Hekim Y.Y.A. konuyla ilgili şu değerlendirmeyi yaptı:

Son bir kaç yıldır sürekli acil servis yoğunluklarını çözeceğiz diye bir çok öneride bulundular. Uyguladıkları hiç bir öneri acil servislerin kaosuna çözüm olmadı. Bir saatte onlarca hastanın bakıldığı kaotik bir ortamda “biz 134 milyon insana dokunmuşuz” demenin dokunmuşuz kısmının fazla olduğunu düşünüyorum. O yoğunlukta hasta muayene edemezsiniz, tetkik istersiniz. Galiba piyasacı bir sağlık hizmetinde tetkik istemek “aaa israf ediyoruz” demekle beraber, kâr getiren bir uygulamadır. Sürekli tetkik yapılan ve derdine deva bulamayan hastalarsa o hastane senin bu hastane benim dolaşıyor. Poliklinikler üzerinden sağlık hizmetine ulaşamayan yurttaşlarımız acil kapısını kullanma yolunu tercih ediyor.

Acil servislerdeki yoğunluğa bağlı olarak yapılan bir afet tanımı var. Buna göre afet durumu, acil servis ve sağlık kuruluşunun kapasitesini aşan hasta başvurusunun olmasıyla tanımlanır. Bu haliyle ya da sayın müdürün verdiği rakamlarla hergün afet koşullarında çalışmaktayız. Bu kaos ortamı aynı zamanda sağlıkta şiddetin de nedenlerinden biri. Böyle bir ortam hem sağlık çalışanlarının hem de hastaların kendilerini değersiz ve çaresiz hissetmesine neden olur, bu da öfkeyi ve beraberinde şiddeti doğurur.