2. Abdülhamid'in gelininden Nilhan Osmanoğlu'na yanıt: Osmanlıysan ağzından çıkanı kulağın duysun

Padişah Abdülhamid'in gelini, Osmanlı'nın sarayda dünyaya gelen son 'şehzadesi' Osman Ertuğrul'un eşi Zeynep Osman, Osmanlı ürünleri ticareti yapan ve Abdülhamid'in torunu sıfatıyla pazarlamacılığa girişen Nilhan Osmanoğlu'nun İsmet İnönü ve Şadiye Sultan açıklamalarına yanıt verdi.
Cuma, 22 Şubat 2019 08:05

2. Abdülhamid'in torunu sıfatıyla Osmanlı ürünleri ticareti yapan, AKP'li belediyelerde düzenlediği etkinliklerden binlerce lira kazanan Nilhan Osmanoğlu'nun İsmet İnönü ve Şadiye Sultan açıklamalarına yanıt Osmanlı Ailesi'nden geldi.

Padişah Abdülhamid'in gelini, Osmanlı'nın sarayda dünyaya gelen son 'şehzadesi' Osman Ertuğrul'un eşi Zeynep Osman, Nilhan Osmanoğlu'nun açıklamalarına tepki gösterdi.

Sözcü'den Yılmaz Özdil'e konuşan Zeynep Osman, "Osmanlı gelini olmakla iftihar ediyorum, padişah Abdülhamid'in gelini olmakla iftihar ediyorum, Osman Ertuğrul'un eşi olmakla iftihar ediyorum, ama ben Atatürk çocuğuyum, Atatürk çocuğu olmakla iftihar ediyorum, Mustafa Kemal Atatürk ve arkadaşlarından Allah razı olsun" dedi.

'ÇOK AĞRIMA GİTTİ'

Nilhan Osmanoğlu'nun “İsmet İnönü'nün Hanedan mensuplarını Fransa'da ziyaret ettiğini, vatandaşlık verme vaadiyle Abdülhamid'in kızı Şadiye Sultan'ın mücevherlerini aldığını, sonra ortadan kaybolduğunu, bu çaldığı mücevherleri götürüp kendi eşine taktığını” iddia etmesine tepkili olan Zeynep Osman, “İlk defa konuşuyorum. İsmet Paşa'ya bu itham ağırıma gitti. Çok zoruma gitti. İsmet Paşa'yla alakalı bu sözler, doğru değil… Büyük bir hata, büyük bir yanlışlık, asla hakikat olmayan bir lakırdı. Cumhuriyeti, demokrasiyi, Atatürk'ü seven bir tek insan bile kaldıysa bu ülkede, bu çok ağır bir laf… Taşınamaz. Yenilir yutulur lakırdı değildir. Aslı esası yok. Çok hazin bir lakırdıdır" ifadelerini kullandı.

'OSMANLIYSAN AĞZINDAN ÇIKANI KULAĞIN DUYSUN'

Zeynep Osman, “Abdülhamid'in son geliniyim, Osman Ertuğrul'un eşiyim. Osman Ertuğrul hayatı boyunca yaşadıklarını kendi sesiyle teybe kaydetti, kendi el yazısıyla kağıtlara kaydetti. Bu hatıratın hepsi bende, hepsini benim yanımda kaydetti. Tek bir satırında bile böyle bir şey yok. Şadiye Sultan olayı hakikat olsa, Osman Ertuğrul'un hatıratında olmaz mı? Bunları söyleyen kızcağızın babasını bile hayatımda bir defa gördüm, o da galiba en fazla bir saat… Değil kendileri, babaları bile, büyükbabaları bile Şadiye Sultan'ı ne görmüştür, ne tanımıştır. Hanedan Avrupa'ya gitti, bunlar Şam'da büyüdü. Sultan Abdülhamid'le Napolyon'un aynı dönemde yaşadığını söyleyen birine ne denir ki. Mal mülk istemek, Galatasaray adasının tapusundan falan bahsetmek, yakışacak iş mi… Osmanlıyım diyor. Osmanlıysan ağzından çıkanı kulağın duysun" ifadelerini kullandı.