16 Nisan'ın yıldönümü: İşte o gün yaşananların listesi

16 Nisan'da yapılan başkanlık referandumu, YSK'nin açıkladığı resmi sonuçlara göre 51,4 evet, yüzde 48,6 hayır oyuyla tamamlandı. Milyonların gözü önünde mühürsüz oylar geçerli sayılmış, polislerin birden fazla sandıkta oy kullandığı yüzlerce olay yaşanmış, birçok sandıktan hile haberleri gelmişti... Referandumun ardından geçen bir yılda, milyonlar sandıktan "evet" değil "hayır" çıktığına eminken; AKP'nin hilesine karşı öfkenin nasıl yatıştırılmaya çalışıldığı hala hafızalarda.
Haber Merkezi
Pazartesi, 16 Nisan 2018 10:01

16 Nisan 2017'de milyonlar sandık başına gitmiş, AKP ve MHP'nin başkanlık ittifakına "hayır" demişti.

Ancak seçim günü yaşanan usulsüzlükler, halkın sandıkta kazandığı sonuçların YSK eliyle değiştirilmesiyle başka bir yöne evrilmişti.

Halk sokaklara dökülmüş, polis birçok yerde usulsüzlüğe tepki gösterenlere saldırmıştı.

Seçimin ardından yaptığı sessiz açıklamalarla CHP kitlesini evine gönderen, sonuçlara itiraz etmeyen Kılıçdaroğlu büyük tepki çekerken, aradan geçen bir yılda milyonlarca yurttaş seçimlerin "Evet"le sonuçlandığına inanmıyor.

O GÜN YAŞANANLARIN KISA ÖZETİ

Seçim günü ülke genelinde birçok sandıkta usulsüzlük yaşanmış, AKP'li sandık görevlileri ve polis eşliğinde sandıklara baskı uygulanmıştı. Sadece soL okurları üzerinden o gün gelen hile ve usulsüzlük iddiaları binleri bulmuştu:

  • Her seçim döneminde yaşandığı gibi AKP'li polisler sandık sandık gezerek onlarca sandıkta oy kullanarak usulsüzlüğe imza attı.
  • Polisler işi abartıp büyük bir rahatlıkla bir okulda birden fazla sandıkta dahi oy kullandı ve tüm itirazlara rağmen bu oylar sandığa yansıdı.
  • CHP Genel Başkan Yardımcısı Bülent Tezcan, referandumda çalınan pusulalara dışarıda tercih mühürleri vurulduğunu, sonra da sandıklara sokulduğunu söyledi.
  • Doğu'da birçok ilde AKP talimatıyla polis ve askerlerle birlikte sandıklara büyük baskı uygulandı, sandıklar taşındı. 

BÜYÜK HİLE SONA SAKLANDI

Sandık başında yapılan usulsüzlükler, polislerin onlarca kez oy kullanması, çalınan oy pusulaları derken asıl büyük usulsüzlük mühürsüz zarfların geçerli sayılması oldu.

YSK seçim hükümlerini son dakikada değiştirerek seçim sonuçlarına müdahalede bulundu.

GÜNLERCE EYLEMLER YAPILDI, KILIÇDARDOĞLU SESSİZ KALDI

Yapılan onca usulsüzlüğe ve YSK'nin son dakika müdahalesine rağmen Ankara ve İstanbul gibi kentlerde "Hayır" oyları öne geçerken, AKP çok ufak bir farkla seçimleri kazandı.

YSK'nın kararı sonrası halkın tepkisi artarken, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, seçim usulsüzlüğünü sessizlikle geçiştirdi.

Kılıçdaroğlu kendisine yönelen büyük tepkiler sonrası bir açıklama yaparak, "Karşı taraf silahlıydı. Bu tür duyumlar aldık. Partideki arkadaşlarla o gece (referandum gecesi) bunu tartıştık. Ve sürekli eylem, protesto gösterileri için vatandaşlarımıza ‘sokağa çıkın’ çağrısında bulunmadık. Çok vahim olaylar çıkabileceği endişesi nedeniyle, bu sorumluluğu almamaya karar verdik" demişti.

Kılıçdaroğlu'nun sessizliğine ve kitlelerin öfkelerini soğutma girişimine karşın birçok ilde halk sokaklara dökülerek sonuçlara tepki gösterdi.

ŞİMDİ DAHA BÜYÜK YOLSUZLUĞA HAZIRLANIYORLAR

AKP, 2019'da yapılacak seçim için usulsüzlük hazırlıklarını bu kez son dakikaya bırakmadı.

Mühürsüz zarfları geçerli kılan düzenlemeyi Meclis'ten geçiren AKP, sandık görevlilerinde artık muhalefet partilerinden temsilci de olmamasını sağlayan bir adım attı. Aynı apartmanda oturan yurttaşları farklı binalarda oy kullandıracak olan AKP, böylece sahte seçmen konusunda da elini rahatlatacak.

TKP'DEN ÇAĞRI

AKP'nin seçim öncesi yaptığı bu hazırlıklara karşı şimdiden çalışmalara başlayan Türkiye Komünist Partisi, "Böyle seçim olmaz! Seçme hakkına sahip çıkalım" başlıklı bir imza kampanyasına başladı.

Türkiye Komünist Partisi Genel Sekreteri Kemal Okuyan, her şeyin sandığa bağlandığı bir çıkışın mümkün olmadığına işaret ederken, soL'a şu açıklamaları yaptı:

"2019’da üç seçimin “kurtuluş” getireceğini iddia etmek abes. Bu toplum örgütlenmek, her gün mücadele etmek zorunda. İkincisi sadece 2019’a kilitlenirseniz 2019’da sandığı da zaten kaybedersiniz. Üçüncüsü Türkiye’de toplumun hoşnutsuz kesimleri sürekli kırılma noktaları ilan edilmesinden ve her bir kırılma noktasında başarısızlığa uğramaktan yoruldu, bıktı. Siyasi iktidardan hoşnutsuz kesimlerin 2019’a inandığı filan yok."

"2019’da Erdoğan elbette kaybedebilir ancak bu sandığın ötesinde başka gelişmelere bağlıdır. Çok önemli uluslararası gelişmeler olabilir, iktidar partisinde bugün kontrol altında gözüken gerilimler yeniden tetiklenir, halk örgütlenir, seçim hile ve adaletsizliklerine tavır alır. Sadece seçim gününe odaklanan bir zihniyetle Erdoğan’ın yenilmesi olanaksızdır. Hem mesele sadece ve sadece Erdoğan değildir; bunu sürekli yineliyoruz."