15 Temmuz bağışları nerede?

15 Temmuz’un üzerinden geçen 3 yıla rağmen, darbe girişimi sırasında ölen ve yaralananlara ulaştırılması gereken paralar hâlâ ulaşmadı.
Pazartesi, 15 Temmuz 2019 07:32

15 Temmuz darbe girişimi sırasında ölen ve yaralananlar için başlatılan bağış kampanyası kapsamında toplanan paralar, aradan 3 yıl geçmesine karşın hâlâ ailelere dağıtılmadı.

Cumhuriyet'te yer alan habere göre, 15 Temmuz Derneği’nden konuyla ilgili açıklama yapan bir yetkili, “Aile Bakanlığı’ndan biri ile konuştum. Bir vakıf kurulacakmış bu yardımlarla ilgili, bu yardımlar şehit ve gazi ailelerine dağıtılacakmış” dedi.

Konuyla ilgili geçen yıl önerge veren CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel ise, “Bir KHK ile söz konusu vakfın kuruluşunun üzerinden neredeyse iki yıl geçmiş olmasına rağmen, henüz vakıf tüzel kişilik kazanmamıştır. Yaratılan rantı kullanmak amacıyla TÜRGEV, TÜGVA, Okçular Vakfı gibi vakıfları çok kısa süre içinde kurmasıyla bilinen bir siyasi geleneğin, şehit yakınlarımız ve gazilerimiz yararına KHK’yle kurulması gereken bir vakfı bir türlü oluşturamamış olması düşündürücüdür” diye konuştu. 

Özel, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay’ın, Aralık 2018’de TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı bir konuşmayı hatırlatarak şöyle devam etti: “Oktay, toplanan paraların Ziraat Bankası ve Halkbank’taki kurumsal hesapta bulunduğunu, bu miktarların gerekirse tamamının kontrol edilebileceğini ifade etmiş olmasına karşın, aradan geçen 8 ay içinde kamuoyuna yönelik yeni bir bilgilendirmede bulunmamıştır. Şehitlerimizi kutsal gören bir siyasi parti olarak şehitlerimizin yakınlarına ve gazilerimize verilen ve tutulmayan sözlerin bir an önce tutulması gerektiğini bir kere daha söylüyoruz. Bizler, şehit yakınlarımız ve gazilerimiz adına toplanan bu paraların takipçisi olmayı, şu ana kadar kurulması gereken vakfın bir an önce kurulması sürecini yakından izlediğimizi bir kere daha ifade ediyoruz. Şehitlerimizin yakınları ve gazilerimiz için toplanan paraların kullanımı başta olmak üzere 15 Temmuz darbe girişiminin ardından yaşananlar, iktidarın hesap verme sorumluluğunun gerekleri ile bağdaşmamakta, şüphe ve tereddütlerimizi artırmaktadır.”