'Varlık Fonu AKP'nin dış borç ihtiyaçlarını karşılamak için teminat olarak kullanılacak'

Dikmen Nazım Hikmet Kültür Merkezi'nde "Varlık Fonu Nedir? AKP ne yapmak istiyor?" başlıklı bir etkinlik yapıldı. Etkinlikte Oğuz Oyan ve Kadir Sev'in katılımıyla AKP'nin Varlık Fonu ile hedefledikleri tartışıldı.
Haber Merkezi
Pazar, 12 Şubat 2017 16:35

AKP'nin geçtiğimiz hafta çıkarttığı KHK ile gündeme gelen Varlık Fonu'na dair soru işaretleri Dikmen Nazım Hikmet Kültür Merkezi'nde "Varlık Fonu Nedir? AKP ne yapmak istiyor?" Başlığında Oğuz Oyan ve Kadir Sev'in katılımıyla gerçekleştirilen söyleşide tartışıldı.

Varlık Fonu'nun ne olduğu ve başka ülkelerde hangi amaçlara  hizmet ettiğini anlatan Oyan, Türkiye ekonomisinin girdiği açmaz ve dış borç bulma ihtiyacına dikkat çekerek, Varlık Fonu'nun özel olarak "AKP'nin dış borç ihtiyaçlarını karşılamak amacı ile teminat olarak kullanılması ihtiyacına" hizmet edebileceğini belirtti.

'TÜRKİYE'DE SAĞIN YÖNETME MANTIĞINDA BU VAR'

Oyan, AKP'nin Varlık Fonu ile hayata geçirmeye çalıştığı uygulamanın esasında Türkiye sağının ve sağ iktidarların ülke ekonomisini tarihsel olarak yönetme mantıklarında bulunduğunu vurguladı.

Demokrat Parti'den başlayan borçlanma ve dış kaynağa bağımlı ekonomik yönetim mantığının, Turgut Özal dönemine gelindiğinde bir çok farklı fonda cisimleşen uygulamalarının, ülke ekonomisini yönetilemez ve son derece kırılgan hale getirdiğine işaret eden Oyan, AKP'nin hemen her alanda yaşadığı güncel sıkışmaya yanıt olarak varlık fonu gibi bir uygulamayı hızla uygulamaya geçirmeye çalışmasının, bu tarihsel süreklilik ile birlikte düşünülebileceğini belirtti.

'FON PEK ÇOK SORU İŞARETİNİ ORTAYA ÇIKARTIYOR'

Sev, fonun yönetiminin tamamen özel hukuk hükümlerine tabi olması ve fonun yönetiminin Sayıştay dahil olmak üzere hiçbir denetime tabi olmamasının fona devredilen kamu kaynaklarının keyfi biçimde kullanılmasına zemin hazırladığına vurgu yaptı.

Kadir Sev, Varlık Fonu'na devredilen ve devredilecek kurumların nasıl yönetileceğine, bu kurumlarda çalışan emekçilerin sosyal güvencelerine dair önemli soru işaretlerinin ortaya çıktığı vurgulandı.