TBMM önündeki Atatürk Meydanı 'çevre düzenlemesi' bahanesiyle yıkıldı

TBMM önündeki anıtsal değeri de olan Atatürk Meydanı, Büyükşehir Belediyesi tarafından "çevre düzenlemesi" adı altında yıkıldı. Cumhuriyet’i simgeleyen çelik su öğesi vinç yardımıyla söküldü. Mermer duvara Türkçe ve İngilizce olarak yazılan “29 Ekim 1923’te Cumhuriyet ilan edildi” ifadesi de söküldü.
Haber Merkezi
Perşembe, 14 Eylül 2017 16:36

TBMM önündeki anıtsal değeri de olan Atatürk Meydanı, Büyükşehir Belediyesi tarafından "çevre düzenlemesi" adı altında yıkıldı. Cumhuriyet’i simgeleyen çelik su öğesi vinç yardımıyla söküldü.  Mermer duvara Türkçe ve İngilizce olarak yazılan “29 Ekim 1923’te Cumhuriyet ilan edildi” ifadesi de söküldü. 

Mimarlar Odası Ankara Şubesi yönetimi, Atatürk Meydanı’nın yıkılmasına tepki gösterdi. Mimarlar Odası Ankara Şube Başkanı Tezcan Karakuş Candan, “TBMM önündeki Atatürk meydanı ve anıtı yıkılıyor. Muhalefet nerede?” dedi.

"MİLLETVEKİLLERİNİN GÖZLERİ ÖNÜNDE YIKILDI"

Candan, şöyle devam etti:

“Cumhuriyet rejimi ve bu rejimin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’e ait her simge ile kavga eden, yok eden, tahammül bile edemeyen zihniyetle karşı karşıyayız. 13 Eylül 2017 itibari ile başkent Ankara’nın odak mekanlarından ve uluslararası tanınırlığı yüksek projelerinden birini olan, anıtsal değeri bulunan Atatürk Meydanı imha edildi. TBMM’nin ve milletvekillerinin gözlerinin önünde yıkıldı.”

"CUMHURİYETİ ANLATAN HER ŞEYE TAHAMMÜLSÜZLER"

Candan, anıtsal değeri olan Atatürk Meydanı’na ilişkin şu bilgileri verdi:

“Atatürk Bulvarı cepheli, İnönü Bulvarı üzerinde yer alan TBMM ve İçişleri Bakanlığı arasında, devletin temsiliyeti iki kamu yapısı ile kuşatılmış anıtsal değeri olan bir meydandır. Atatürk Meydanı, konumlandığı alan ve çevresi ile bütünleşmiştir. Proje müellifi, projenin ana temasını ‘Anıtsal meydan kimliğinin tarihsel anlatım şekliyle vurgulanması’ diyerek anlatıyor. Proje senaryosunu ise 1. Dünya savaşı sonrası parçalanmakta olan Osmanlı Devleti’nden Cumhuriyetin ilanına kadar geçen serüvenin anlatılması olarak tanımlıyor. Proje senaryosunda alan eşikleri üçüncü boyutta yapı kısıtlamaları ve görüş açıklığını engelleyecek kotlara çıkarılmamıştır. Başlangıç ve sonucu temsil eden kare havuzlar, yaşamı simgeleyen ağaç kasaları, basamaklı havuzlar, bindirmeli olarak beyaz blok mermerlerle yapılan ve her bir boğumda bir birim arttırılarak ‘Cumhuriyet’in ilerleme’si olarak betimlenmiştir. Bu simge alana olan tahammülsüzlük ve öfkenin nedeni nedir? Hükümetin görevi değerlerimizi yıkmak değil, yeni bir değer katacak projelere imza atmaktır. Kin ve öfkenin ne olduğunu, cumhuriyet değerlerini temsil eden AOÇ’nin tahribat süreçlerinde de Marmara Köşkü’nün, Etibank’ın, İller Bankası’nın yıkımında gördük."