Şortlu hemşireyi tekmeleyen saldırganın yargılandığı davada adli tıp raporu hazır

Raporda, darp sonucu Ayşegül Terzi'de yumuşak doku travması ve akut stres bozukluğuna neden olan yaralanmanın, kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum olmadığı kaydedildi
Çarşamba, 06 Eylül 2017 16:33

İstanbul Çekmeköy'de belediye otobüsünde hemşire Ayşegül Terzi'ye şort giydiği için tekme atan Abdullah Çakıroğlu'nun yargılandığı ve yarın görülecek davaya Ayşegül Terzi'nin yaralanmasının niteliği ve ruhsal durumuna ilişkin Adli Tıp Raporu dava dosyasına ulaştı.

Raporda, Terzi'nin yaşadığı darp neticesinde yumuşak doku travması ve akut stres bozukluğunun basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olduğu belirtildi. 

Habertürk'ten Arzu Kaya'nın haberine göre hemşire Ayşegül Terzi'ye şort giydiği için tekme atan ve "İnanç düşünce ve kanaat hürriyetinin kullanılmasını engelleme", "Halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama", "Kasten yaralama" ve "Hakaret" suçlarından 9 yıl 4 aya kadar hapis cezası istemiyle Abdullah Çakıroğlu'nun yargılamasını yapan Anadolu 40. Asliye Ceza Mahkemesi, Ayşegül Terzi'nin yaralanması ve ruhsal durumuna ilişkin Adli Tıp Kurumundan rapor istedi.

Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 2. İhtisas Kurulu uzmanlarınca hazırlanan raporda mağdur Ayşegül Terzi'nin olaydan sonra Ümraniye Eğitim ve Araştırma Hastanesinde yaralanmaya ilişkin, İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Polikliniği'nde ise maruz kaldığı fiziksel şiddet nedeniyle rapor aldığı anlatıldı. Raporda Terzi'nin yaşadığı darp neticesinde yumuşak doku travması ve akut stres bozukluğunun tespit edildiği kaydedildi.

"YAŞAMINI TEHLİKEYE SOKAN BİR DURUM YOK"

Adli Tıp, dava dosyasındaki tüm sağlık raporlarını inceleyip hazırladığı 7 sayfalık yeni raporunda ise, darp sonucu Ayşegül Terzi'de yumuşak doku travması ve akut stres bozukluğuna neden olan yaralanmanın kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum olmadığını kaydetti.

Raporda, kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olduğu, yüz sınırları içinde ise cilt bütünlüğünü bozan travmatik bir yara olmadığından yüzünde bir iz tespiti yapılamadığı anlatıldı.