Sarraf itiraflarına devam ediyor

ABD'de Halkbank eski Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Hakan Atilla'nın tutuklu olarak yargılandığı ve Rıza Sarraf'ın itirafçı olduğu ''Atilla ABD'ye karşı'' davasında altıncı oturuma gelindi.
Çarşamba, 06 Aralık 2017 17:49

ABD'de Halkbank eski Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Hakan Atilla'nın tutuklu olarak yargılandığı ve Rıza Sarraf'ın itirafçı olduğu davada altıncı oturuma gelindi.

New York'ta görülen davanın 5. duruşmasında sanık Mehmet Hakan Atilla'nın avukatı Sarraf'ı çapraz sorguya almıştı. Sarraf, Mehmet Hakan Atilla'nın 'çarka çomak sokan biri' olduğunu söyleyerek Süleyman Aslan'ı uyardığını söylemiş, Hakan Atilla'ya hiçbir zaman rüşvet vermediğini iddia etmişti.

New York'taki davanın konusu ABD'nin İran'a uyguladığı yaptırımları delme, bankacılık sahtekarlığı ve kara para aklama.

6. OTURUMDAN

Hamaney ile hiç tanışmadığını söyleyen Sarraf; "Mahmud Ahmedinejad ile de hiç tanışmadık" dedi. Sarraf'ın Ahmedinejad'a daha önce yazdığı mektup mahkeme kayıtlarında bulunuyor.

Sarraf "İlk günkü ifadenizde sorulara yanıt olarak, sorumluluğunuzu kabul etmek ve hapisten bir an önce çıkmak için en hızlı yolun işbirliği yapmak olduğunu söylemiştiniz, değil mi?" şeklindeki soruya "Evet, bunun en hızlı yöntem olduğunu söyledim" şeklinde yanıt verdi.

Sorgu Sarraf'ın iş ilişkilerine döndü. Fleming, Sarraf'ın Royal şirketindeki bir çalışana attığı maili anlattı.

Rıza Sarraf TSİ 17.30 itibariyle altıncı kez kürsüde. Çapraz sorgu Sarraf'ın Miami'de tutuklandığı güne ilişkin sorularla başladı. Hakan Atilla'nın avukatı Fleming, Sarraf'a Atilla'nın tutuklandığı anda şok olduğunu söylediğini hatırlattı, Sarraf 'Evet' yanıtını verdi.

"Bu arada Zarrab'a Atilla'nın ofisine hiç gitmediniz, değil mi?" diye sorulduğu iddia edildi. Sarraf ise "Hayır efendim, binanın hangi katında olduğunu bile bilmiyorum" diye yanıtladı.

'HALKBANK PERSONELİ SAYGILIYDI'

Savunmaya ait bir diğer ses kaydı oynatıldı. Savunma avukatı Fleming, Sarraf ve Halkbank çalışanları arasındaki saygı anlayışına dikkat çekerek, "Çalışanlar size her zaman saygılı davrandı değil mi?" diye sordu. Sarraf bu soruya, "Halkbank personeli, çalışanları her durumda bana karşı her zaman saygılıydılar ve ben de onlara saygılı davrandım" yanıtını verdi.

​Fleming, Sarraf'ın Halkbank'ın kadın bir çalışanına telefon görüşmesinde yaptıkları işle ilgili yalan söylediğini aktardı. Sarraf, çalışanı yanlış yönlendirdiğini kabul etti. "Alt kademelerde çalışanlar ne yaptığımızı asla bilmiyordu" diyen Sarraf, doğrudan sorguda da bunu ifade etmişti.

​Sarraf: "Tabii ki bunun Iran Ulusal Petrol Şirketi'ne ait işlemler olduğuna dair detayları açıklamıyordum. Zaten telefonda açık açık konuşmuyorduk. Halkbank çalışanı Mehtap hanım konudan haberdar değildi; yalnızca üst kademe biliyordu."

​Sarraf ve Levent Balkan arasındaki bir telefon görüşmesinin ses kaydı oynatıldı. Fleming, Sarraf'ın telefonların dinletilmesinden endişe duyarak, bir noktada Balkan'a "Bunu yüz yüze konuşalım" dediğini aktardı. Fakat, Fleming, Sarraf'ın Hakan Atilla'yla daha farklı konuştuğunu söyledi.

SARRAF'A EBRU GÜNDEŞ SORULARI

Fleming'den Sarraf'a soru: "Türkiye'de ünlü bir pop şarkıcısıyla evliydiniz, bu doğru mu?" Sarraf: "Doğru hanımefendi.​"

Fleming: Pop şarkıcısı olan eşinizle sık sık magazin sayfalarındaydınız, doğru mu? Sarraf: Doğru, gazete ve dergilerde bizimle ilgili yayınlanmış haberler bulunuyordu.

Sarraf: "Medyada bizimle ilgili yayınlanan haberlerin yüzde 99'u abartılı ve yalan haberlerdi."

'ÇİKİNOVA' KODUNA AÇIKLAMA

Duruşma yeni ses kayıtlarının dinletilmesiyle devam etti. Kayıtlarda Sarraf ile Rüçhan Bayar arasında 1 Mart 2013 tarihinde yapılmış bir görüşmeye ilişkin ses kaydı da dinletildi. Bayar kayıtta Sarraf'a "Biri para veya rüşvet almazsa bile, ona bir kol saati vermen lazım" diyor ve saatin Rolex marka olduğunu söylüyor. Sarraf konuşmayı doğruladı.

​Dinletilen yeni bir kayıtta Sarraf ile adamı Happani'nin konuşurken kullandıkları 'Çikinova' kodunu Sarraf şöyle açıkladı: "Çikinova, gerçek olmayan, gerçek malların olmadığı ticari işler için çalışanlarımız arasında kullandığımız bir terimdi."

'HERKESİN BİR FİYATI VARDIR'

​Atilla'nın avukatının Sarraf'ın bir görüşmede "Herkesin bir fiyatı vardır" dediğini belirtmesi üzerine, Sarraf kendini şöyle savundu. Sarraf, "Rüşvet almaya meyli olan herkesin bir fiyatı vardır" dedi.