Sağlıkta yalanlar ve gerçekler: Sağlık hizmetleri ücretsiz mi?

Başbakan Binali Yıldırım'ın 8 Eylül'de İzmir'de Torbalı Devlet Hastanesi açılış törenindeki konuşmasında dile getirdiği sağlık alanındaki altı iddianın altısı da gerçeği yansıtmıyor. Dr. Ergün Demir ve Dr. Güray Kılıç, Yıldırım'ın iddialarına teker teker yanıt verdi.
Haber Merkezi
Pazartesi, 11 Eylül 2017 10:41

Başbakan Binali Yıldırım 8 Eylül'de İzmir’de Torbalı Devlet Hastanesi'nin açılış konuşmasında, sağlık alanına ilişkin bir dizi iddiayı dile getirdi. Partisinin propagandasını yapan Yıldırım, sağlık alanında gerçekleştirdiklerini iddia ettiği altı argüman sıraladı. Ancak bu argümanların hiçbirinin gerçeği yansıtmadığı ortaya çıktı. 

Binali Yıldırım'ın konuşmasında dile getirdiği iddialar şunlar: 

  • 2002’de AKP iktidara gelmeden önce vatandaş, hastaneye gidip muayene ve tedavi parasını ödemediği zaman rehin alınırdı. Şimdi ise parası olmasa da otel gibi hastanelerde hizmet almaktadır.
  • Kışın zor arazilerde insanlar kızaklarla hastaneye gitmek için hayatını tehlikeye sokarken bazıları hakkın rahmetine kavuşurdu.
  • İlaç işi rezaletti, bir tane bulursun 3 tane bulamazsın, her şey iflas etmişti. Artık bu çileler bitti.
  • Özel hastanelerde kanser, yeni doğan, kalp ameliyatları, organ nakli işlemlerinden ilave ücret alınmaması sağlandı.
  • Hastanede yatan hastalar için ilaç, tıbbi malzeme tamamen ücretsiz oldu.
  • Yapılmakta olan 7 yıldızlı otel gibi dev şehir hastanelerinde herkes sağlık hizmetlerine ücretsiz ve ‘’mutlu mesut’’ ulaşmaktadır.

VE GERÇEKLER 

Dr. Ergün Demir ve Dr. Güray Kılıç, "İyi Hekimlik" adlı sosyal medya grubunda, Başbakan Yıldırım'ın iddialarına madde madde yanıt verdi. 

İşte iki hekimin, Yıldırım'a verdiği yanıt: 

Başbakanın belirttiği hususlar SGK resmi verilerine göre ne kadar gerçeği yansıtmaktadır? 

1- PARAN VARSA SAĞLIK HİZMETİ VAR, PARAN YOKSA BORÇ SENEDİ İMZALAMAK VAR!

Sağlık hizmetlerine ‘rahat ve mutlu’ ulaşabilmek için sadece Genel Sağlık Sigortası primi ödemek yeterli olmayıp, ek olarak cepten SGK’una 14 kalem katkı – katılım payı ve özel sağlık kuruluşlarına SUT’taki bedelin %200 kadarını  ilave ücret olarak ödeme zorunludur. Bu sağlık sisteminin gerçek yüzüdür.

SGK’ye ödenen katılım payları:

  • 2.Basamak kamu hastaneleri 6 TL,
  • 3.Basamak eğitim araştırma hastaneleri 7 TL,
  • Üniversite hastaneleri 8 TL,
  • Özel hastaneler 15 TL,
  • 10 gün içerisinde müracaatta muayene ücreti +5 TL,
  • İlaç bedelinin yüzde 10-20’si,
  • Her bir reçete için 3 TL, üç kutuya ilave her bir kutu ilaç için 1TL,
  • Vücut dışı protez ve ortez bedelinin yüzde 10–20 si, ( Her bir ortez ve protez için katılım payı tutarı brüt asgari ücretin yüzde 75’ni geçemeyen tutarlar) vatandaşlar cebinden ödemektedirler.

Sağlık kuruluşlarına ödenen ilave ücretler:

  • Kurumla sözleşmeli vakıf üniversitesi ile özel sağlık kurum ve kuruluşlarınca SUT’taki bedelin yüzde 200’ü,
  • Üniversitelerde(Vakıf üniversiteleri hariç) öğretim üyelerinin mesai saati sonrası poliklinik muayenesinde muayene bedelinin iki katı, Her bir girişimsel işlem için sağlık hizmeti bedelinin bir defada asgari ücretin iki katına kadarlık kısmı,
  • Otelcilik hizmetlerinde çift yataklı odalarda standart yatak tarifesinin 1,5 katı, tek yataklı odalarda ise 3 katı,
  • Eşdeğer ilacın en ucuzunun yüzde 10’nu,
  • İstisnai sağlık hizmetleri için işlem bedellerinin 3 katı ilave ücreti, vatandaşlar cebinden ödemektedir.

2- DÜN OLDUĞU GİBİ BUGÜN DE ÇOCUKLAR AÇLIKTAN, YOKSULLUKTAN VE SAĞLIK HİZMETİNE ULAŞAMADIĞINDAN ÖLMEKTEDİR

Samsun’da iki buçuk aylık Kübra bebek açlıktan, Konya’da 40 günlük Ayaz bebek soğuk ayazdan, Van’da bir buçuk yaşındaki Muharrem bebek acil sağlık hizmetlerine ulaşamadığı için babasının sırtında hayatını bu Hükümet döneminde kaybetmişti.

3- İLAÇLARININ BEDELİ ÖDENMEYEN SMA HASTASI 42 ÇOCUK HAYATINI KAYBETTİ

Özellikle kronik hastalıklar ve kanser gibi ağır hastalıkların tedavisinde kullanılan bazı ilaçlar sabit döviz kuru, fiyat ve iskonto uygulamaları türünden gerekçelerle ilaç firmaları tarafından Türkiye’ye getirmemekte ve bu ilaçlara erişimde sıkıntılar yaşanmaktadır. Bulunamayan ilaçlar karaborsaya düşmüş ve sahte ürünler piyasaya sürülmüştür. İlaca ulaşamayan SMA hastası çocuklar hayatını kaybetmeye devam etmektedir.

Alınan katkı, katılım payları ve ilave ücretler ilaç fiyatlarını geçti; vatandaş artık reçetesiz ilaç alımına yönelmektedir.

Sağlık Bakanlığı kontrolsüz ilaç kullanımının önüne geçmeye, akılcı ilaç kullanımını teşvik etmeye çalışsa da sağlık hizmetleri karşılığında alınan katkı, katılım payı, ilave ücretin ilaç fiyatlarını aşmaya başlaması sonucu hekime muayene olmadan reçetesiz ilaç talep eden vatandaş sayısı gün geçtikçe artmaktadır.

4- KANSER HASTALARINA BOŞ UMUT VERİLMEMELİDİR: SUT'A GÖRE KANSER CERRAHİSİNDEN DEĞİL, SADECE RADYOTERAPİ VE KEMOTERAPİDEN İLAVE ÜCRET ALINMAMAKTADIR

SUT 1.9.3 - İlave ücret alınmayacak sağlık hizmetleri

           a) Acil servislerde verilen acil haller nedeniyle sunulan sağlık hizmetleri,

           b) Yoğun bakım hizmetleri,

           c) Yanık tedavisi hizmetleri,

           ç) Kanser tedavisi (radyoterapi, kemoterapi, radyo izotop tedavileri),

           d) Yeni doğana verilen sağlık hizmetleri,

           e) Organ, doku ve kök hücre nakillerine ilişkin sağlık hizmetleri,

           f) Doğumsal anomaliler için yapılan cerrahi işlemlere yönelik sağlık hizmetleri,

           g)Hemodiyaliz tedavileri,

           ğ)Kardiyovasküler cerrahi işlemleri. (İstisnai sağlık hizmetlerinde belirtilen işlemler ve üniversite öğretim üyesi tarafından verilen hizmetler hariç)

           h) Koklear implant işlemlerinden ilave ücret alınmamaktadır.

"Kanser cerrahisinde fark ücreti kalkıyor",  “Özel hastanelerde kanser hastalarından alınan fark ücreti kalkacak” haberleri sık sık gündeme gelmektedir. Oysa yukarıda SUT hükümlerinde görüldüğü gibi sadece cerrahi dışı kanser tedavisi, Kardiyovasküler cerrahi, organ nakli, yeni doğan hizmetlerinde ilave ücret alınmamaktadır. Bu durumu suiistimal eden hastaneleri denetleme görevi de Hükümete bağlı Sosyal Güvenlik Kurumuna aittir. Kanser hastalarına sadece haklarını hatırlatmak ve gereğini yapmak gerekir. Boş umut asla satılmamalıdır.

5- YATAN HASTALARDA TÜM İLAÇ VE TIBBİ MALZEMELERDEN DEĞİL, SADECE SUT VE EKLİ LİSTELERİNDEKİ İLAÇ VE TIBBİ MALZEMELERDE ÜCRET ALINMAMAKTADIR

Kurumca finansmanı sağlanan sağlık hizmetlerinin teşhis ve tedavi yöntemleri SUT ve eki listelerde belirtilmiştir. Yatan hastalarda kullanılan ilaç ve tıbbi malzemeler SUT 2.1.2 ve 3.1.3 hükümlerinde ve eki listelerinde tanımlanmıştır ve bedelleri kurumca karşılanmaktadır. SUT eki listelerinde yer almayan ilaç ve tıbbi malzeme bedelleri kurumca karşılanmaz.

Tıbbi cihaz ve malzeme üreticileri finansal kriz yaşıyor!

Tıbbi Cihaz Üretici ve Tedarikçileri Derneğinin; “Özellikle küçük ve orta ölçekli sektör firmaları maddi bakımdan çıkmazda olup, meslektaşlarımız günü kurtarmaya çalışırken bankalara muhtaç duruma gelmiş, borç batağına sürüklenmiştir” açıklaması ile kamu ve üniversite hastaneleri ile tıbbi cihaz ve malzeme tedarikçileri  arasında finansal olarak sürdürülebilirliğin olmadığını ve sürekli sorunların ortaya çıkacağını tahmin etmek güç değildir.

6- OTOYOLLARDA YÜZDE 70 GEÇİŞ, HASTANELERDE YÜZDE 70 YATIŞ GARANTİSİ

Tanıtımlarda 7 yıldızlı otel olarak sunulan, hastaların hosteslerle karşılandığı söylenen şehir hastaneleri aslında halk için kendi evinde kiracı olması, sürekli hastalanması ve cebinden para çıkması ile geleceğinin ipotek altına alınmasıdır. Kamu özel ortaklığı ile yapımcı şirketlere sağlanan haklara baktığımızda;

  • Bedelsiz hazine arazisi, KDV, damga vergisi, harçlardan, kamu ihale kanunundan muafiyet,
  • Alacakları kredilere tam hazine garantisi,
  • Mevcut devlet hastanelerin kapatılması, kapatılan hastanelerin taşınmazları şirketlere verilmesi,
  • 25-30 yıl süreyle döviz kuru garantili kira bedeli.
  • Bu hastanelerdeki tıbbi destek hizmetleri ve diğer destek hizmetlerinin şirketlere imtiyaz olarak verilmesi ve bedelinin hastane döner sermayesinden karşılanması,
  • Bunun için de otoyollarda yapımcı şirkete verilen araç geçiş garantisine benzer şekilde bu hastanelerde %70 yatak doluluk oranı vaat edilmesi, yani halkın sürekli hastalanacağı ve hastaneye yatacağı garantisi verilmesi söz konusudur.

Şehir hastanelerinin aslında kimin için yapıldığını bu tablo açıkça ortaya koymaktadır: Sermayeye vatandaşın cebinden rant aktarımı yapılmaktadır. Kısacası "yağma hasanın böreği..."

7 yıldızlı hastane reklamlarıyla borç batağındaki üniversite hastanelerinin üzeri örtülmeye çalışılıyor

Sayıştay raporunda “Kamu hastanelerinin mali gücünün yetersizliği, çok ciddi bir borç yükü altında ve kısa vadeli borçlarını karşılayamaz durumda olduğu’’ tespiti ve Sağlık Bakanlığı Müsteşarı’nın ‘’ Borç batağındaki üniversite hastaneleri için  'kurtarma' paketi’’ hazırladıklarını ifade etmesi kamu ve üniversite hastanelerinin borç batağında olduğunu göstermektedir. Birçok kamu ve üniversite hastanesi temin ettikleri ilaç, tıbbi cihaz ve malzeme ücretini ödeyemez duruma gelmiştir.

ÖZETLEYECEK OLURSAK... BİNALİ YILDIRIM'IN İDDİALARI NEYDİ?

  • Hastanelere müracaat ederken para sorun olmayacaktı.
  • İlaçta sorun yaşanmamaktaydı.
  • Özel hastanelerin kanser, organ nakli ve kalp ameliyatlarında aldıkları ilave ücreti kaldırılmıştı.
  • Yatan hastalarda kullanılan ilaç ve tıbbi malzemeler artık ücretsizdi,
  • 7 yıldızlı otel gibi şehir hastanelerinde herkes ‘’mutlu mesut’’ muayene olacaktı ve bunun için ek para ödemeyecekti.

OYSA GERÇEKLER ŞÖYLE: 

  • Muayene ve tedavi olabilmek için cepten 14 kalem katkı – katılım payı ve özel sağlık kuruluşlarına SUT’taki bedelin %200 kadarını  ilave ücret olarak ödeme zorunluluğu devam etmektedir.
  • Pratik yaşanmışlıklardan bilinmektedir ki riskli ve komplike operasyon gereken hastalar (kanser, kardiovasküler, omurga yaralısı vb.)  özel hastane aramaktadırlar. Hastane ücretini denkleştirmek için evini, arabasını  satan hastaları görmek pek zor olmasa gerek.
  • Hekime muayene olmadan reçetesiz ilaç alan vatandaş sayısı gün geçtikçe artmaktadır. Kronik ve zor hastalar ise bazı ithal ilaçlarını karaborsa ve merdiven altında temin etmeye çalışmaktadır.
  • SUT hükümlerine göre sadece kanser tedavisi, kardiyovasküler cerrahi, organ nakli, yeni doğan hizmetlerinde ilave ücret alınmamaktadır. Siyasiler ise kronik ve zor hastalığı olanlara boş umut satmaya çalışmaktadırlar.
  • Yatan hastalarda sadece SUT ve eki listelerinde yer alan ilaç ve tıbbi malzemelerden ücret alınmamaktadır. Bunun kapsamını da SGK belirlemektedir.
  • Sağlanacak sağlık hizmetlerinin türlerini, miktarlarını ve kullanım sürelerini ve Kurumca finansmanının sağlanmasına ve ödenmesine ilişkin usul ve esaslarını, Sosyal Güvenlik Kurumu’nun yayımladığı Sağlık Uygulama Tebliği belirlemektedir.
  • Başbakanın açıkladığı konularda ise SUT ve eki listesinde herhangi bir değişiklik yapılmamıştır.
  • Borç batağına düşmüş kamu ve üniversite hastanelerinin yaşadıkları sorunların üzeri 7 yıldızlı otel hastane reklamlarıyla örtülmeye çalışılmaktadır.